MERCEK

MERCEK

  • Rivayet odur ki, Kuşların hükümdarı Simurg Anka, “Bilgi Ağâcı’nın dallarında yaşar ve her seyi bilirmiş.”* Kuslar Simurg’un kendilerini kolladığına ve zor gnnlerde onları kurtaracağına inanırlarmış.


    Rivayet odur ki, Kuşların hükümdarı Simurg Anka, “Bilgi Ağâcı’nın dallarında yaşar ve her seyi bilirmiş.”* Kuslar Simurg’un kendilerini kolladığına ve zor gnnlerde onları kurtaracağına inanırlarmış. Gün olmuş, işleri ters gitmiş ve onlar büyük umutlarla Simurg’u beklemeye koyulmuşlar. “Ancak ne gelen varmış ne de giden.”
    Kuşların umutları giderek azalmaya Simurg’un varlığı sorgulanmaya başlanmış. “Derken, bir kuş sürüsü, uzak bir ulkede Simurg’un bir tüyünü bulmuş.” Kuslar Simurg’un huzuruna çıkıp yardim istemek üzere onun Kaf Dağı’nın tepesindeki yuvasına doğru yola koyulmuşlar. Ne ki yol çok zor ve engebeliymiş. Yedi Dipsiz Vadi’yi aşmak zorunluymuş. Yorulanlar, düşenler, vaz gecenler olmuş. Bülbül Gul’e askını hatırlayarak, Papağan tüylerinin yıpranmaması için, Kartal yükseklerdeki uçuşunu düşünerek geriye dönmüşler. Baykuş yıkıntıları, Balıkçıl bataklığı özlemişler. Sayıları giderek azalıyormuş yani. Beşinci, altıncı ve yedinci vadiyi de aşarak Simurg’un yuvasını bulacak gücü gösterebilen kuşlar bakmışlar ki Simurg Anka “Otuz Kuş”tur ve kendileri de birer Simurg!
    ***
    İnsan soyu ile kuşların dünyası kuşku yok ki çok farklıdır. İnsan düşünmekle kalmayan, elleriyle araç üreten ve onları kullanarak yeniden üretendir. Umut ve inanma insan soyunun kurtuluş yolundaki zorlukların üstesinden gelmesi için ihtiyaç duydukları arasındadır. Başarıya ulaşma, umudu, azimle çıkılmış yorgunlukların sona erdiremediği bir yol yürüyüşünü, geçilmez sanılan vadileri ve engelleri aşma çabasını gerektirir. Kuşlar gibi insanların da düşeni, yolda kalanı, amacından vaç geçeni ya da yol değiştirip geri döneni olabilir/çıkabilir.
    Ancak kuşların yaşamından da efsaneler yaratan insan soyu tarihi yaratan biricik güçtür. Kaf Dağı’nı da, Himalayalar’ı da aşan odur. Emeğiyle dünyayı değiştiren, doğayı denetleyici ve etkisi altına alan araçlar yaratan da odur. Onun yaratıcı gücü, yeteneği ve elinin biçimlendiği özne İŞÇİdir. Yaşamın anahtarı artık onun elindedir. Birleşip yürüdüğünde ne vadiler ne de yüksek engeller önünü kesebilir. Kaf’ı aşacak, Simurg’un gerçek sırrının kendi kararlı evlatlarında olduğunu görecektir. Kurtaracak olan kendi güçlü kolları, birleşmiş enerjisi, bilgi ve aklın yol gösterici ışığındaki kararlılığı olacaktır. Bir tek işçi Simurg bile şalteri çektiğinde kocaman fabrikaların makineleri durmakta, sirenleri çaldığında tüm bir kent ayağa kalkmaktadır. İşçi ve emekçiler kurtuluşlarının bilincine ulaştıkları oranda, kendilerini kurtaracak olanın kendi birleşik kolları olduğunu; birleştiklerinde karşılarında hiçbir gücün duramayacağını göreceklerdir. Bilim ve aklın gücüyle azim ve çalışkanlıkla, inisiyatif ve yetenek göstererek kararlıca sürdürülecek bir mücadeledir insanı güçlü kılacak olan. İnsanın kuşlardan bir farkı da bu olmalı!
    A. Cihan Soylu
    www.evrensel.net