DOKUZ ONBEŞ

DOKUZ ONBEŞ

  • Lige verilen milli maç arasında, birçoğu ara veren ve geçtiğimiz hafta sonu ekrana geri dönen futbol programları, artık sahura dek, derin(!) futbol bilgilerini ekranlara taşıyorlar…


    Lige verilen milli maç arasında, birçoğu ara veren ve geçtiğimiz hafta sonu ekrana geri dönen futbol programları, artık sahura dek, derin(!) futbol bilgilerini ekranlara taşıyorlar… Galatasaray-Beşiktaş derbisi ekranın bir numaralı konusu olurken, bazı yorumcular da eski alışkanlıklarına geri dönerek ligin henüz 6. haftasında, yorumlarını Mustafa Denizli’yi kovma üzerine kurdular. Derbinin teknik analizini yapmak yerine “Mustafa Denizli’yi bugün yollayacaksın kardeşim” tarzı akıl verici(!) konuşmaları tercih ettiler. Daha iki ay önce yere göğe sığdıramadıkları Denizli hakkındaki konuşmaları, “skor yorumcusu” olduklarının göstergesiydi.
    Yorumcular, Fenerbahçeli futbolcuların hakemleri taciz etmesini artık kanıksamış olacaklar ki, bu hafta ellerinde zengin malzeme olmasına karşın bu konuya pek girmediler.
    ***
    Telegol’de bu hafta tartışma, sitem, heyecan, hatta reklam hepsi bir aradaydı. Artık şuna karar vermek gerek ki; Ahmet Çakar’a tartışabileceği yeni bir partner bulmak gerek, çünkü artık Ziya Şengül tartışma esnasında yaptığı yorumlarda oldukça zayıf kalıyor. Ziya Şengül’ün yaptığı sarı-lacivertli yorumlar da bazen ekran karşısındaki izleyicilere zor anlar yaşatıyor. Dediğimiz gibi bu hafta Telegol’de her şey vardı, hatta reklam bile. Serhat Ulueren ve ekibinin katkılarıyla hazırlanan Telegol gazetesi, Bugün gazetesiyle beraber okuyucu karşısına çıktı. Serhat Ulueren de her yapımın sonuna doğru gazetenin ertesi günkü bir örneğini ekranlara getirip; “Yarın şunlar, bunlar Telegol’de olacak. Sakın kaçırmayın” sözleri ile reklamı ölçüsü kaçmış biçimde programına soktu. Ayrıca daha ligin bitimine aylar varken, “Şampiyon kim olur?” anketi düzenlemek de bir tek Telegol’e yakışırdı. Bu arada bir önerimiz daha var: Ahmet Çakar’ın iddia kuponu yapmaması. Çünkü buradaki performansı hakemliğinden de kötü!
    ***
    NTV’de ekrana gelen %100 Futbol bu hafta bizleri biraz şaşırttı. Rıdvan Dilmen’in Galasaray-Beşiktaş karşılaşması sonrası yaptığı Mustafa Denizli yorumları biraz abartılı ve sertti. Yorumlarıyla mümkün oldukça futbolu konuşup futbolun ötesine çıkmayan Dilmen’in bu halini yadırgadık ister istemez. Dilmen, yorumları esnasında “İzleyiciler kusura bakmasın böyle yorumlar yaptığımız için” dese de, bu haftaki Mustafa Denizli yorumlarının futbolla pek alakası yoktu.
    ***
    Pazar akşamları harıl harıl televizyon izlemenin pek de bir yararı yokmuş aslında. Pazartesi geceleri futbol programları ile dolu. Bunlardan biri, yılların eskitemediği gazeteci Faik Çetiner yönetimindeki Bizim Stadyum. Bize göre tv8 geçen seneki spor programlarıyla daha başarılı işler çıkarmaktaydı. Göktuğ Sevinçli yönetimindeki programlar oldukça başarılı olsa da, Bizim Stadyum’un, yıllardır tekrarladığı konsepti ile hangi gün yayınlanırsa yayınlansın başarılı olması pek uzak ihtimal. Fox TV bu sezon spor programlarına oldukça ciddi yatırım yaptı. Pazar ve pazartesi ekrana gelen yapımlarıyla bir hayli iddialılar. Pazartesi geceleri ekrana gelen “Fox Futbol” programında Serkan Korkmaz, Gürcan Bilgiç ve Ersun Yanal yer alıyor. Yapım Fox’un pazar gecesinde yayınlanan programa göre oldukça başarılı. Ersun Yanal, hocalığı gibi yorumlarında da çokça istatistiklerden bahsetmese, meseleleri daha iyi anlayacağız. Ayrıca her reklam sonrası ekrana Kevin Costner bakışı fırlatan Serkan Korkmaz bundan vazgeçmeyi denerse, eminiz bizce daha başarılı olacak.
    REFİK SILA GÜVENÇ
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.