HAYATIN İÇİNDEN

HAYATIN İÇİNDEN

  • Başbakan ABD’ye iner inmez ilk iş olarak ABD’de bulunan Yahudi kuruluşlarının temsilcilerini kabul etti.


    Başbakan ABD’ye iner inmez ilk iş olarak ABD’de bulunan Yahudi kuruluşlarının temsilcilerini kabul etti.
    Eder, eder. Bize ne?
    Üzerinden çok geçmedi. Davos’ta birden parlayıp, “Siz adam öldürmeyi iyi bilirsiniz. Kumsalda masum bebeleri öldürmeyi iyi bilirsiniz diye Peres’in yüzüne haykırırken, cümlesindeki “siz” öznesi herhalde Patagonyalılar için değil İsrailliler için söylenmişti. Ya da kibarca sadece Peres’i suçluyordu. Sonra “Aslında ben moderatöre kızıyordum” gibi dabıl yu bir dönüş yaptı ama bu dönüş alfabemizde yasak olduğundan kimse yutmadı.
    Olsun. Anlaşılan şimdi yeni bir sayfa açılıyor. Bu sayfayı açan başbakan. Davete icabet edenler de ABD’deki Yahudi kuruluşları.
    Şimdi haberleri alt alta toplayalım.
    ODTÜ ormanlarında spor yürüyüş yapan ABD Büyükelçisi yanındaki bizim gazeteciye bilgi veriyor.
    “Türkiye bu füze alımı işinde çok geride kaldı. ABD körfez ülkelerini çoktan silahlandırdı. Komşunuz Yunanistan bile füze işinde sizden ileride. Maazallah savunmasız durumdasınız.”
    Yani normal biri yeşillikler, çiçekler içinde, bol oksijenli havada sabah sporu yaparken yanına neden gazeteci alsın? Hadi aldı diyelim, bu güzel ortamda neden güzelliklerden, çevrenin korunması gerektiğinden, yaşamın güzel olduğundan filan değil de doğrudan füzelerden bahsetsin.
    Eder. Adam görevini yapıyor. Bütün dünya ABD olsa, füze satmak için bu adamlar babayı oğula, kardeşi kardeşe düşman edebilirler. Kurtuluş savaşından bu yana tek kurşun sıkmadığımız Yunanlılara karşı kendimizi korumak(?) için harcadığımız paraları üretime aktarsaydık ABD’yi sollamıştık. Aynı kader Yunanlılar için de geçerli tabi.
    Aynı gün bir başka haber. Fotoğraflı. Haberi veren, sıkıntılı medya gurubu.
    “Komşumuz İstanbul’u vuracak füzelere sahip.”
    Buyur bakalım. Bayram değil, seyran değil desek tutmayacak. Çünkü bayram. Sorsak, “Ne yapmalıyız?” diye, yanıt hazır.
    - Biz de Atina’yı vuracak füzelere sahip olmalıyız. Onlar bir sıkarsa biz iki sıkmalıyız.
    İyi de, ne oldu Abdi İpekçi barış ödülüne? Hani Rumca şarkılar, tabak kırmalar, birlikte halaylar?
    ODTÜ ormanlarında büyükelçi bir yandan, sıkıntılı basın bir yandan, ABD’deki Yahudi kuruluşları bir yandan. Uzaklardan gelen ses.
    “Türkiye füze almalı. ABD’li silah tekellerine 8-10 milyar dolar aktarmalı. Yoksa ne Davos’u unutuyormuş gibi yaparız. Ne de Yunanlılar, Kuveytliler, Marslılar size saldırırken parmağımızı kıpırdatırız. Bize para lazım arkadaş. Krizden çıkmak için modern sömürgecilik yöntemlerine geri dönüyoruz. Rüşveti veren tamam, vermeyenin önce hükümetini düşürür, düşmezse vatanını böleriz. Bölemezsek işgal bile eder, sonra böleriz alimallah. Bize para lazım lan”
    ARİF NACAROĞLU
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.