Koruculuk yine gündemde

Koruculuk yine gündemde

Hükümetin, çalışmalarını sürdürdüğü ‘Demokratik Açılım’ ya da ‘Kürt Açılımı’nın içeriğine ilişkin somut bir plan açıklamama tutumu hâlâ sürüyor.


Hükümetin, çalışmalarını sürdürdüğü ‘Demokratik Açılım’ ya da ‘Kürt Açılımı’nın içeriğine ilişkin somut bir plan açıklamama tutumu hâlâ sürüyor. Hükümet sessizliğini korurken, içeriğe dair bir çok iddia gündeme geliyor. Geçtiğimiz günlerde alfabeye ‘Q,X,W’ harflerinin de dahil edileceği haberleri basına yansımış ve bu haber İçişleri Bakanı Beşir Atalay tarafından yalanlanmıştı. Şimdi de ‘açılım’ kapsamında koruculuğun kaldırılacağı iddiası gündemde. Tartışmadan rahatsız olan ve koruculuğun sağladığı ‘gücü’ yitirmek istemeyen korucubaşları ise ‘Dağdakiler bitmeden silah bırakmayız’ diyorlar.
Basına yansıyan haberlere göre ‘Demokratik Açılım’ kapsamında hükümet, 80 bin korucuya dağıtılan silahları toplamayı planlıyor. Buna göre koruculara verilen silah taşıma hakkı da yasal bir düzenlemeyle geri alınacak. Hükümetin konuyu TBMM’nin 1 Ekim’de açılmasının ardından gündeme getireceği iddia ediliyor. Hazırlanan yasa tasarısının Bakanlar Kurulu’nda görüşüldükten sonra Meclis’e gönderileceği belirtiliyor. Yapılacak yasal düzenlemeye ilişkin ‘senaryo’ ise şöyle: ‘Köy Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve Silah Kanunları’nda yer alan madde yürürlükten kaldırılacak veya değiştirilecek. Yasanın çıkmasıyla birlikte korucuların tamamının ellerinden silahları alınacak. Yasayla işsiz kalacak olan koruculara maaş verilmeye devam edilmesi için ise ilginç bir formül devreye sokulacak. Korucular, ‘köyün ortak işlerini yapacak’ ve maaş almaya devam edecek. Şimdilik bu ‘köy işlerinden’ kastın ne olduğu ise bilinmiyor.
Türkiye’de şu anda 22 ilde görev yapan korucuların toplam sayısı 80 binin üzerinde. Bunlardan 59 bini düzenli maaş alan geçici köy korucusu, kalan 23 bin 274 kişilik kısmı ise maaş almayan gönüllü korucu. Diyarbakır’da 5 bin 187, Şırnak’ta 6 bin 756, Batman’da 2 bin 887, Bingöl’de 2 bin 511, Bitlis’te 3 bin 730, Mardin’de 3 bin 323, Muş’ta bin 860, Siirt’te 4 bin 661, Hakkari’de 7 bin 614 korucu var. Koruculuk sisteminin uygulanmaya başlandığı 26 Mart 1985 tarihinden bugüne kadar bir çok suçla gündeme gelen korucular hakkında bugüne kadar işledikleri suçlara dair İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre 5 binin üzerinde işlem yapıldı ve 853 korucu tutuklandı. İHD’ye göre 1990 ile 2002 yılları arasında korucular, 38 köy yakma, 14 köy boşaltma, 12 taciz ve tecavüz, 22 adam kaçırma, 294 silahlı saldırı, 176 saldırı sonucu yaralama, 132 ölüm, 2 kayıp infazı, 50 infaz, 70 gasp, 454 işkence ve kötü muamele, 59 gözaltına alma, 9 intihara sebebiyet verme, 17 orman yakma gibi çok sayıda suça karıştı. JİTEM tarafından sistematik olarak özellikle de ‘90’lı yıllarda işlenen bir çok cinayette de korucuların aktif olarak yer aldığı belirtiliyor.
Bir çok olayla gündeme gelen koruculuk en son Mardin’in Bilge köyünde 44 kişinin ölümüyle sonuçlanan katliamın ardından büyük tartışmaya neden olmuştu. Katliamı gerçekleştirenlerin korucu oldukları ve katliamda kullandıkları silahların da devlet tarafından verilen silahlar olduğu ortaya çıkmıştı. Olayın ardından hükümette koruculuk sitemini yeniden düzenlemek için çalışma başlattığını açıklamıştı. Öte yandan Kayseri İl Jandarma Alay Komutanı Albay Cemal Temizöz’ün de yargılandı ‘faili meçhul’ cinayetler (JİTEM Davası) davasının en önemli sanıkları arasında Kamil Atağ ile Koçero Saluci gibi korucubaşı olarak görev yapmış kişilerin de yer alması korucu aşiretlerinin bölgede neler yaptığına dair önemli bir veri sundu.


FİDYE İÇİN ADAM KAÇIRDILAR İDDİASI
Koruculuğun kaldırılıp kaldırılmayacağına ilişkin tartışma sürerken koruculara ilişkin yeni bir iddia daha gündeme geldi. Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde Ramazan Turan adlı vatandaş Korucubaşı Remazan Onuş ve oğlu Nevzat Onuş tarafından işkence edilerek zorla senet imzalattırıldığını ve cebindeki tüm paranın gasbedildiğini ileri sürdü. Olaydan sonra Düver Jandarma Karakolu’na gitmesine rağmen korucular hakkında bir işlem yapılmadığını belirten Turan, İHD Diyarbakır Şubesi’nden hukuki yardım talebinde bulundu. Turan, Korucubaşı Remazan Onuş’un oğlu Nevzat Onuş’un Dicle’de bir çay bahçesinde oturduğu sırada yanına gelerek kendisini bir araca bindirdiğini ve Bahçelievler mezrasına götürdüğünü söyledi. Burada Korucubaşı Remazan Onuş ve oğlunun kendisini bodruma indirdiğini ve kafasına silah dayayarak 10 adet açık senet imzalattıklarını öne süren Turan sopayla dövüldüğünü, cebindeki 2 bin 800 TL’yi de alınara araçla yarı baygın halde Dicle’nin girişinde yol kenarına atıldığını söyledi. Turan’a hastanede rapor verildi.
(HABER MERKEZİ)
www.evrensel.net