Hadi ordan!

Hadi ordan!

Son yıllarda mahallelerde n çok şikayetçi olunan ve kaldırılması için en çok eylemin yapıldığı konu nedir diye sorulsa, herhalde herkesin aklına ilk olarak baz istasyonları gelir.


Son yıllarda mahallelerde n çok şikayetçi olunan ve kaldırılması için en çok eylemin yapıldığı konu nedir diye sorulsa, herhalde herkesin aklına ilk olarak baz istasyonları gelir.
KANSER VAKALARI ARTTI
Cep telefonu teknolojisinin gelişmesiyle birlikte ülkenin dört bir tarafına yüzlerce baz istasyonu kuruldu. Bunlardan yüz binlerce kişi etkilendi. Kanser vakalarında artış olduğu iddia edildi. Bu, iddiayla da sınırlı kalmadı. Hem bilimsel çalışmalarda ham de mahkeme kararlarında baz istasyonlarının insan sağlığına zararlı olduğu, hatta bir insan hakkı ihlali olduğu yönünde kararlar alındı. Yüz binlerce kişi bu nedenle eylemler yaptı. Halk sağlığını düşünmeden okul, hastane, cami, mahalle içleri gibi halkın toplu olarak bulunduğu yerlere bile daha fazla kâr için baz istasyonları kuran GSM şirketleri mahkum edildi.
Ancak, sanki bütün bunlar olmamış gibi Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, bir soru önergesine verdiği yanıtta Dünya Sağlık Örgütü’nü referans göstererek, baz istasyonlarının olumsuz etkilerine karşı bilimsel bir kanıt olmadığını savundu.
Haberimizde önce bakanın ‘üç maymunu’ oynadığı anlamına gelen yanıtını, ardından da bir mahkeme kararını, baz istasyonlarının bugüne kadar belirlenebilmiş zararlarını bir kez daha, başta bakan olmak üzere bu konuda şüphesi olan herkese hatırlatıyoruz.
40 BİN BAZ İSTASYONU VAR
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) yayımladığı bültenlerde baz istasyonlarının olumsuz etkilerine ilişkin bilimsel kanıt bulunmadığını bildirdi.
CHP Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün baz istasyonlarının insan sağlığına etkilerine ilişkin olarak TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesini yazılı olarak yanıtlayan Yıldırım, Türkiye genelinde Haziran 2009 itibariyle 40 bin civarında baz istasyonu bulunduğunu bildirdi.
Yeni teknolojilerle ilgili insan sağlığı ve çevre güvenliği konusunda en üst düzeyde hassasiyet gösterildiğini iddia eden Bakan Yıldırım, sınır değerleri belirleyen ve denetimi öngören iki yönetmeliğin uygulamaya konulduğunu savundu.
HALK KORUNUYORMUŞ
Ulaştırma Bakanı Yıldırım, Dünya Sağlık Örgütü’nün yayınladığı bilimsel bültenlerde de olumsuz etkilere ilişkin bilimsel kanıt bulunamadığının açıklandığını savunarak, halkın yüksek oranda korunduğunu iddia etmekten de geri durmadı
Ancak bu konuda yapılan araştırmalarda, baz istasyonunun limit değerleri aşmadığı tespit edilmiş olsa bile, yanlış yer seçimi ve hatalı yerleşim ile verilen limit değerlerin aşılması söz konusu olabileceği ortaya çıktı.


YERLEŞİMLERDEN UZAK OLMALI
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ise 2003/16434 esas, 004/971 karar nosuyla oybirliğiyle verdiği kararda, baz istasyonlarının zararlı olduğunun tespit edildiği şu cümlelerle ifade ediliyor: “Tüm bilgi, belge ve bilirkişi raporlarına göre kullanılan istasyonun konumu itibariyle uzun sürede kişi ve çevreye zarar verdiği, bu nitelikteki bir istasyonun halen bulunduğu yerde kullanılmasının sakıncalı bulunduğu, bunun daha uygun ve yerleşim çevresinden daha uzakta kurulması gerektiği ifade edilmiştir. Bu belirlemeler itibariyle dar anlamda ve para ile ölçülebilen bir zarar yok ise de çevre binalarda ve bu bağlamda davacının çalışmakta olduğu Yargıtay binasında çalışanlar için Sağlık Bakanlığı’ndan büyük endişeler taşıdığı, hatta yakın yıllara kadar istasyondan yansıyan radyasyonlardan kaynaklanan hastalıkla ölen kişiler olmamasına karşın son 3-4 yıl içerisinde ve tesise yakın binada çalışan beş kişinin ölmesi, halen çalışmakta olan bazı kişilerin bu hastalığa tutulması, bu yerde çalışanları psikolojik olarak yaşamını olumsuz biçimde etkilemekte ve bunun da psikolojik yapısında tedirginlik ve ümitsizlik yaratacağı, bu haliyle de yaşamdaki sağlık değerleri düşünüldüğünde o yerde çalışmasının olumsuz hale geleceği göz önünde tutulduğunda, davacının zarar gördüğü kabul edilmeli ve kararın onanması gerekliği sonucuna varılmalıdır.”
(HABER MERKEZİ)
www.evrensel.net