‘Başka bir Mezopotamya’ diyenler Diyarbakır’da buluştu

‘Başka bir Mezopotamya’ diyenler Diyarbakır’da buluştu

250’yi aşkın kitle örgütünün 2008 yılında oluşturduğu Mezopotamya Sosyal Forumu (MSF) Diyarbakır’da başladı. MSF etkinliklerine katılmak için yurtdışından ve yurtiçinden birçok siyasetçi...


250’yi aşkın kitle örgütünün 2008 yılında oluşturduğu Mezopotamya Sosyal Forumu (MSF) Diyarbakır’da başladı. MSF etkinliklerine katılmak için yurtdışından ve yurtiçinden birçok siyasetçi, akademisyen, yazar, sanatçı ve kitle örgütü temsilcisi Diyarbakır’a geldi. Aynı anda yapılan sunumlarda Ortadoğu, emperyalizm, gençlik hareketleri, kadın, yoksulluk, sosyalizm, su ve enerji gibi konular ele alınacak. Mezopotamya coğrafyasında bir ilk olma özelliği taşıyan MSF’ye Avrupa’dan ve Ortadoğu’dan çok sayıda katılım var.
Diyarbakır’da başlayan MSF, Park Orman’dan yürüyüşle başladı. MSF etkinliklerinin yapıldığı Sümer Park alanına kadar süren yürüyüşe 10 bin kişi katıldı. Yürüyüşte Kürtçe, Türkçe ve İngilizce yazılı “Başka bir Mezopotamya mümkün” yazılı pankart açılırken, operasyonların durdurulması ve barışın sağlanması çağrısında bulunuldu. MAYA-DER üyeleri de çatışmalarda yaşamını yitiren yakınlarının fotoğraflarını taşıdılar.
YA ÖZGÜRLÜK YA HİÇ
Yaklaşık 5 kilometre süren yürüyüş, Sümer Park’ta sona erdi. Saygı duruşuyla başlayan Sümer Park’taki etkinlikte ilk konuşmayı Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir yaptı. Kürtlerin ilk kez, dünyanın uzak ülkelerindeki ezilen, sömürülen, ötekileştirilen, yok sayılan halkları ve temsilcileriyle buluştuğunu belirten Baydemir, Arjantin’deki Plaza Del Mayo Anneleri ile Diyarbakır’daki Barış Anneleri’nin aynı kan ve gözyaşının kaderini yaşadığını söyledi. Baydemir, “Namlunun ucundaki ve arkasındaki herkes aynı kaderi yaşıyor. Aslında insanlığın özünde eşitsizlik yoktur, adaletsizlik yoktur, yoksulluk yoktur. Yeryüzü tüm insanları doyuracak kadar zengindir. Sadece paylaşımda adaletsizlik vardır. İnsanı yoksul ve yoksun kılan günümüzün insani boyuttan yoksun acımasız sistemi vardır. Bir başka dünya mümkündür. ‘Ya özgürlük ya hiç’, ‘Ya onurlu bir barış ya hi璔 dedi. Hatip Dicle’nin konuşmasının Kürtçe ve İngilizce çevirileri yapıldı. Mezopotamya topraklarının insanlık tarihi açısından önemine dikkat çeken Dicle, Kürtler başta olmak üzere Asurî-Süryaniler, Ermeni, Türkmen ve diğer halklara karşı yürütülen tüm sömürü, yoksulluk, şovenizm, militarizm ve savaş girdabının temelinde, emperyalist savaşların yatmakta olduğunu söyledi. Kürtlerin kültürel bir soykırıma maruz bırakıldığını belirten Dicle, “Uygarlığa beşiklik etmiş bu topraklarda özgürlük, eşitlik, demokrasi ve barış hakim oluncaya kadar halkımızın insanlık ve onur mücadelesi sürecektir” diye konuştu.
AKAN KAN DURSUN
Barış Anneleri İnisiyatifi Üyesi Emine Özbek yaptığı konuşmasında, akan kanın durmasını istediklerini kaydetti. Her şeye rağmen barışı istemeye devam edeceklerini anlatan Özbek, Kürtlerin yıllardır çocuklarını bu savaşa kurban verdiğini söyledi. Özbek, “Kürt Açılımı analar için gözyaşı oldu. Erdoğan adım atmalıdır. Biz de diğer halklar da yıllarca acı çektik. Kürt halkı barış ve demokrasi istiyor. Halklar artık zulüm istemiyor. Savaş çığırtkanlığı yapan Baykal’ın mı çocuğu dağda? Bahçeli’nin çocuğu bile yok. Onlar ne anlar acıdan. Erdoğan ciddi olsun. Mertçe adım atsın” şeklinde konuştu.
Dünya Sosyal Forum Konsey Üyesi Raffaella Bolini de Ortadoğu ve Mezopotamya topraklarının emperyalizmin, kolonyalizmin ve militarizmin çatışma alanı olduğunu belirterek, “Dolayısıyla sömürgecilik ya bu topraklarda mağlup edilecek, ya da asla” dedi. Konuşmaların ardından açılış gecesi, Kürt müzik grubu Koma Rewşen ve Laz grup Nena’nın konserleri ile sürdü.


SU VE ENERJİ SORUNU TARTIŞILDI
Foruma 6 salonda yapılan paralel sunumlarla devam ediliyor. Ararat salonunda yapılan ‘Su ve Enerji Savaşları Ortasında Mezopotamya’ konulu panelde, su kaynaklarının ticarileştirilmesi için yürütülen politikalara ve bölgede yapılan güvenlik barajlarına dikkat çekildi.
Panelde konuşan Jeoloji Mühendisleri Odası Yöneticisi Murat Hocaoğlu, Hakkari ve Şırnak il sınırlarında yapılan ve ‘Güvenlik Barajları’ olarak adlandırılan su bentleri hakkında bilgi verdi. 7’si Şırnak’ta 4’ü Hakkari’de olmak üzere bölgede 11 Güvenlik Barajının 3 ay gibi kısa bir sürede proje edildiğini söyleyen Hocaoğlu, bu barajların asıl amacının, bölgedeki baskılara rağmen çözülemeyen Kürt halkının mücadelesi olduğunu belirtti.
Elektrik Mühendisleri Odası Enerji Çalışma Grubu Üyesi Kemal Ulusaler de, dünyada yaşanabilecek su savaşlarına dikkat çekti. 21. yüzyılın enerjide geçiş dönemi olduğunu belirten Ulusaler, petrol, doğal gaz gibi enerji kaynaklarının savaş gerekçesi olduğu gibi suyun da artık bir savaş gerekçesi haline geleceğini söyledi. İnşaat Mühendisleri Odası Yöneticisi Ahmet Göksoy da, artan nüfus karşısında azalan enerji kaynaklarına vurgu yaptı.
GENÇLİK SORUNLARI ELE ALINDI
‘Dünyada ve Ortadoğu’da Gençlik Hareketleri ve Deneyimleri’ oturumunda, Antifaşist Devrimci Eylem Grubu Sözcüsü Arian Wendel, Almanya’da son yıllarda daha çok sınıf mücadelesi ve eğitim öğretim hakkında yaptıkları eylemlerden söz etti. Wendel, Almanya’daki gençlik hareketlerinin bir diğer çalışma konularından birinin ise Kürdistan’a yapılan askeri malzeme satışı olduğunu söyledi. Oturumda YDGM adına konuşan M. Can Temel ise Kürt gençlerinin, Avrupa’da yaşayan gençler ile sorunlarının farklı olduğunu ama ortak sorunlarının bulunduğunu söyleyerek, ‘68’den günümüze Kürt gençlik hareketi hakkında bilgi verdi.
(Diyarbakır/EVRENSEL)
Cumhur Daş
www.evrensel.net