UZUN MESAFE

UZUN MESAFE

  • Kavrayamadığımız konular olur kimi zaman. Öğrenmek isteriz ama bir bilenine rastlayamayız. Türklük, Türklüğe hakaret, 301 gibi...


    Kavrayamadığımız konular olur kimi zaman. Öğrenmek isteriz ama bir bilenine rastlayamayız. Türklük, Türklüğe hakaret, 301 gibi...
    Bakıyorum; bir hekim olarak, insan bedenini hücresinden organına, savunma sistemlerinden hastalıklarına öğrenebilmişim. Yine onca Latince sözcüğü belleğimde saklayabiliyorum. Söylemesi ayıptır ama iş şu Türklük meselesine gelince, samimiyetle belirteyim ki nerede başlayıp nerede bitiyor hâlâ öğrenemedim. Tüm hekimler benim gibi değil elbet. Sözgelimi CHP İzmir Milletvekili Dr. Canan Arıtman son derece mahir. Hatta o kadar gelişkin ki, bunu; “Cumhurbaşkanı’nın Ermeni kanı taşıyabilme”
    ihtimalini hekim edası ile magazinleştirebiliyor.
    Ama dedim ya, bu Türklük mevzuunu tıbbiyede pek öğretmiyorlar. An geliyor devlet dilinde Irak’taki Türkmenler soydaşlarımız emrediliyor, an geliyor kendimizi Türklükte Orta Asya’da buluyoruz. Emri
    içselleştirenlerimiz az olmasa da, ülkede ben Iraktaki Kürt ve Araplarla neden soydaş olma yasağı uygulandığını kavrayamıyorum. Buradaki Arap ve Türkler Türkse eğer, oradakiler ne oluyor veya
    Türkmenlerle topyekün soydaşlık ne anlama geliyor, kavrayamıyorum. Yine ülke sınırlarında eline bayrak alıp bir ötekine sallayanları kavrayamıyorum. Baz istasyonlarına karşı elinde bayrak eylem yapanlar ile Samsun ilinin en yüksek bayrak direğini inşa edip sonrasında tepesine baz istasyonu kurduran üniversite erbabının buluştuğu bayrak mevhumunu kavrayamıyorum.
    Geçen hafta sonu Bursa stadında yaşananları anlıyorum, fakat bayrak, Türklük ve Türklüğe hakaretin resmi algısını anlamak istemiyorum. Diyarbakırspor’a dışarı diyenler, sperm kardeşliğini ima ediyorlarsa eğer, kavimler yurdu Anadolu’da hangi sperm diye sorasım geliyor. Eğer milyonlar kandırılmıyorsa Anayasa ile ve Türklüğe hakaret diye 301 adlı yasa varsa bu ülkede, merak ediyorum; elinde bayrak sallayan “sperm kardeşleri”, Türklüğe hakaretten ne zaman yargılanacaklar?
    Ve merak ediyorum; İstiklal Marşı’nı işkence seanslarında fon müziğine dönüştürenler, Türklüğe hakaretten ne zaman ceza alacaklar?
    Ve yine merak ediyorum; Kürtçe müzik dinlediği için linç girişimlerine katılanlar, Türklüğe hakaretten mahkum olabilecekler mi?


    Kardeşliği taca atmak
    Geçen hafta sonu Bursa stadı ırkçılık iksiri ile ilk kez mi karşılaşıyordu bilemem ama ardından yazılanlar hiç de hayra alamet değil. Ne diyor haber kanalları: “Üstelik Diyarbakırspor’da nerede ise hiç Kürt futbolcu yokken!..” Yorumlar aslından da vahim, ne dersiniz?
    Spor karşılaşmalarında tribünler taraftarlar için kimi zaman çok adaletsiz olur. Öyle takımlar vardır ki kendi sahasında da, deplasmanda da hep ezilen grubundadır. Sözgelimi Diyarbakırspor veya seksenli yılların Atatürk isimli okullarının rakipleri!.. Bu eşitsizliği en iyi kavrayabileceklerden birisi, kanımca Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener olsa gerek. Daha önceki bir yazımda da aktardığım üzere, federasyon başkanı, İzmir Atatürk Lisesi’nden sınıf arkadaşım olur. Kendisi aynı zamanda iyi bir sporcuydu o yıllarda. Gerek Atatürk Lisesi gerekse Karşıyakaspor Yıldız Voleybol Takımı ile Türkiye şampiyonlukları vardır.
    12 Eylül’ün ilk yıllarında Atatürk Lisesi ne zaman diğer okullarla maç yapsa, özellikle de Bornova Anadolu Lisesi taraftarları sürekli polisten cop yerdi. Küfür Atatürk Liselilere serbest, diğerlerinin haddine mi?!
    Yani diyeceğim, Diyarbakırspor’u en iyi anlaması gereken, 12 Eylül yıllarının Atatürk logolu voleybolcusu Mahmut Özgener olsa gerek.
    Şimdi federasyonun vereceği kararı merakla bekliyorum. Ama bir yandan da İzmir’in duvarları bugünlerde başka şeyler fısıldıyor. Her yerde “Ne Mutlu Türküm Diyene”! Ama failin ismi istisnasız boyanmış. Daha önceleri şimdilerde ırkçılık iddiası ile yargılanan Türkçü Buduncular, her yere “Dünya Türk Olsun” diye yazıp dernek isimlerini eklerlerdi. Şimdi moda “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazıp, altına DTO, yani Dünya Türk Olsun yazmak. Resmi söylem bu, ‘Türklük hangi Türklüktür’ün yanıtını sadece DTO kısmını silerek bizlere yeniden hatırlatıyor.
    Sağlıcakla kalın!
    DR.ZEKİ GÜL
    www.evrensel.net