ÖZGÜRLÜKLER

ÖZGÜRLÜKLER

  • Mezopotamya Sosyal Forumu’na katılım için Diyarbakır’a geldiğim gün ( pazartesi) İHD Diyarbakır Şubesine de acı haber ulaştı.


    Mezopotamya Sosyal Forumu’na katılım için Diyarbakır’a geldiğim gün ( pazartesi) İHD Diyarbakır Şubesine de acı haber ulaştı.
    “Lice Şenlik köyünden 1997 doğumlu Ceylan Önkol askerlerin açtığı ateş sonucu öldürüldü. Cenazesi de halen yerdedir. Yardım edin!..”
    Bölge temsilcisi, yönetimden bir arkadaş ve o sırada Diyarbakır’da bulunan Ege Bölge Temsilcisi arkadaş hemen hareket ettiler Lice’ye… Haber basında yer aldı. Otopsiye kimlerin katıldığı, o sırada savcının yaklaşımı, jandarma komutanının ve görevlilerinin cenaze ile yapmaları gerekenleri yapmamaları; kamera ile tespiti köylülere yaptırmak istemeleri, tutulan tutanağın hiç bir araştırma inceleme yapmadan daha baştan terörist eylem sınıfına sokuluşu ve halen süren yetkili makamların sessizliği…
    Bu sessizlik suçluların telaşını da andırıyor. Köylüler diyor ki, İHD tanıklıklarının anlattığına göre, “Bize terörist diyorsunuz ama biz biliyoruz teröristlerin kim olduğunu. Ceylan’ı öldürenlerdir terörist.” Köylüler kırsaldaki yetkilileri kastediyorlar. Yüzlerine söylüyorlar yetkililerin: Terörist sizsiniz!
    Büyük bir sessizlik var. Sessizlik şeklinde beliren telaş bu. Yedi saat bekletiliyor cenaze toprağın üzerinde. İHD gidiyor ta Diyarbakır’dan, devlet gönülsüz olunca 5-10 kilometrelik Lice’den, gelemiyor.
    Koca askeri birlik, sessizlik içinde. Askeri birlik yönünden geliyor ışıltı. Belden aşağısını yakıyor, parçalıyor Ceylan’ın bedenini…
    Cevap bir tutamlık tutanak yazısında veriliyor: Terörist eylemi…
    Bırakın bu yalanı dolanı. Bırakın artık. Faydası yok. Terörist yapmışsa siz kendinizi korumak için mi maaş alıyorsunuz yoksa vatandaşı korumak için mi? Vatandaş öldürülmüş, siz binalarınızdan çıkmıyorsunuz bu nasıl iş; bu nasıl görev anlayışı? Siz yapmadıysanız, öldürenleri bulmak, yakalamak sizim işiniz değil mi? Vatandaş niye sizi işaret ediyor, niye gidip vatandaşla konuşmuyorsunuz? Vatandaş niye size, ‘Biz terörist değiliz, terörist sizsiniz’ diye söylüyor? Sizden önce gelenler, o vatandaşların evlerini yakmıştı. Vatandaş biliyor terörist eylemin ne olduğunu…
    Ceylan’ı kim öldürdü sorusu, nice Ceylanların öldürülmesinde olduğu gibi, hukuksal olarak cevaplandırılamayacak bir soru. Çünkü bu tür soruların hukuk karşısında yanıtını daha henüz bulamadı Türkiye. Daha önce bir kaç bin çocuk öldürdü resmi havan topları, mayın, serbest patlayıcılar…
    Şenlik köyü zorla yerinden edilenlerin köyü idi. Zorla boşaltılan köy ve mezra sayısı yaklaşık 3 bin 700 ‘dür. İnsan hakları örgütlerine göre 3 milyondan fazla Kürt zorla yerinden edilmiştir. Hacettepe Üniversitesi’nin yaptığı araştırmada yaklaşık bir milyon insandır zorla yerinden edilen. Ceylanlar işte bu koşullarda yaşamış ailelerin çocuklarıdır. İHD 2002’de mayınların ve serbest patlayıcıların boşaltılmış köyler etrafında serpiştirilmesine de dikkat çekmişti. Bu olgu halen sorun olma özelliğini korumakla birlikte yeni bir durumla karşı karşıyayız. Devlet terörü, çocuklara yöneldi. Yargı da çocuklara yönelik bu terörist eylemlerin faillerini koruma altına alıyor. Kararlar o anlama geliyor. “Cezasızlık politikası” deniyor buna…
    Otopsi ile ilgili olarak kamu otoritelerinin yaklaşımı tam da Birleşmiş Milletler Yasa Dışı ve Keyfi İnfazların Önlenmesi konusundaki prensiplere aykırı yaklaşımı ortaya koymakta. Ailelerle işbirliği yok, bilgilendirme yok, otopsi prensiplere aykırı yapılıyor ve önyargı ile hareket ediliyor.
    Sadece bununla da sınırlı değil olan biten. BM İstanbul Protokolü’ne aykırı otopsi yapılıyor.
    Devlete sormak lazım: Kürt çocuklarını öldürmek, işkence yapmak serbest mi?
    Yargıya sormak lazım. Ne dersiniz? Kürt çocuklarını yargısız infazlarda katletmek ve katilleri, devlet sözüne rağmen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 13. maddesine göre etkin bir hukuksal soruşturmaya tabi tutmamak, hangi hukuk anlayışına sığar? İnsan hakları hukukuna aykırı düştüğü açık da uygun düşen hukuk sizce hangi hukuktur?
    Sadece yargı açısından da değil soru. Toplum olarak, hepimize…
    Hangi vicdan demek lazım aslında…
    HÜSNÜ ÖNDÜL
    www.evrensel.net