Meclis açıldı, sorunlar çözüm bekliyor

Meclis açıldı, sorunlar çözüm bekliyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) yeni yasama yılına törenlerin ardından girerken, önünde duran onlarca sorun, Meclis’i zorlu bir görevin beklediğini de ortaya koyuyor.


Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) yeni yasama yılına törenlerin ardından girerken, önünde duran onlarca sorun, Meclis’i zorlu bir görevin beklediğini de ortaya koyuyor. DTP’lilerin zorla ifade vermeye götürülme kararından, Ermenistan ile yapılan protokole, TSK’ya sınırötesi operasyon yetkisi veren tezkereye, Kürt Açılımı’na kadar çok sayıda sorunun Meclis’te sıkıntı yaratacağının ipuçları da Meclis’in açılış töreni ve resepsiyonda gözler önüne serildi.
Meclis’in açılışını yapan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Kürt”, “Kürt Açılımı” ifadelerini hiç kullanmadan yaptığı uzun konuşmada, sık sık “farklılıkların zenginlik olduğu”, “demokratik devlet”, “çağdaşlık”, “vatandaşlık”, “birlik” vurguları yaptı. “Farklılıklarından korkan bir devlet Mustafa Kemal Atatürk’ün hedef gösterdiği çağdaşlığı yakalayamaz”, “Demokratik devlet, farklı olanı tek bir kalıp içinde eritmez ve ötekileştirmez; her bir bireyi varolan değerleriyle koruması altına alır” gibi ifadeler kullanan Cumhurbaşkanı Gül’ün bu sözlerine bile CHP ve MHP’den oldukça sert tepkiler gelmesi, özellikle Kürt sorununa ilişkin Meclis’te sert tartışmaların olacağını şimdiden gösteriyor. Meclis’i zor ve tartışmalı bir dönemin beklediğini gerek Cumhurbaşkanı Gül’ün konuşmasına tepkiler, gerekse açılış ve resepsiyonda verilen mesajlar ortaya koyuyor.
ASKER RESEPSİYONA GELMEDİ
DTP’nin Meclis’e girdiği 22 Temmuz 2007’den bu yana, ABD Başkanı Obama’nın ziyareti dışında Meclis’e gelmeyen Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile kuvvet komutanları bu kez açılışta yerlerini aldılar ancak Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin’in verdiği resepsiyona katılmamaları, “yumuşama yok” dedirtti.
“Yumuşama” olmayan bir grup da muhalefet partileri idi. Gerek CHP, gerekse MHP Meclis’in açılış resepsiyonuna katılmadılar. “Askersiz, muhalefetsiz” resepsiyonda AKP’liler adeta “sen, ben, bizim oğlan” kaldılar. AKP’lileri yalnız olmaktan kurtaran DTP’li bazı milletvekillerinin katılım ile bazı yargı organları başkanları oldu. Muhalefet katılmayıp, kendi kendilerine kalınca Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da kısa sohbetlerin ardından resepsiyondan erken ayrıldılar.
DTP’DEN GÜL’E ‘TAKİPÇİSİYİZ’ MESAJI
DTP’li Vekiller Akın Birdal, Sırrı Sakık, Bengi Yıldız ve Nuri Yaman resepsiyonda “DTP’lilerin yargılanması” ve açılım konularını tartışmayı uygun buldular. Cumhurbaşkanı Gül’ü, açılış konuşmasından dolayı kutlayan DTP’liler, “Yol göstericiydi. Biz bu söylenenlere sahip çıkıp, takipçisi olacağız” diyerek sözlerinin gereğinin yapılmasını takip edecekleri mesajını verdiler.
DTP’lilerin “sohbet” olanağı bulup, “çözüm” istedikleri başka bir isim de Başbakan Erdoğan oldu.
BAŞBAKAN TOPU MUHALEFETE Mİ ATTI?
DTP’liler bir süre sohbet ettikleri Başbakan Erdoğan’a, “Bugünkü açıklamalarınız çok iyiydi. Umarız ki bu ülkeyi, bu sıkıntılardan hep birlikte kurtarırız” diyerek, hem açılıma hem de DTP’lilerin Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılamalarına dikkat çektiler.
Başbakan Erdoğan, ise “Atılması gereken adımlar neyse, ister Parlamento olsun, ister sivil olsun, düşüncelerinden ötürü biz kimsenin yargılanmasını istemiyoruz. Bunları yaşamış biri olarak Türkiye’nin bunları aşmış lazım” karşılığını verdi. DTP’li Akın Birdal da “Umarız bunu 3 ay içinde Meclis olarak çözeriz, yargıya bırakmayız” derken, Başbakan Erdoğan, “İnşallah muhalefetle de bu konuda el birliği yaparsak o zaman bunlar çözülebilir. Bu parlamento biliyorsunuz 411’i yaşadı, 367’yi yaşadı. Bunlar da var, onun için artık yoğurdu üfleyerek yemek durumundayız” yanıtını verdi.
Bunun üzerine, 1994’te DEP’li vekillerin Meclis’ten gözaltına alınmalarını hatırlatarak, “1994’te parlamentodaki o sıkıntılı süreci yaşayan biriyim. Umarım bir daha bu süreci yaşamayız” diyen DTP’li Sırrı Sakık’a yanıt veren Başbakan Erdoğan da “Bütün mesele ne biliyor musunuz? Parlamentolar, kurumlar, vesaire, bu irtibatlar tabi çok önem arz ediyor. Ama önemli olan adımları atmak” ifadelerini kullandı.
TEZKERE 6 EKİM’DE
Törenlerle açılan Meclis’in çalışmaları 6 Ekim Salı günü, TSK’nın sınırötesi operasyon yetkisini bir yıl süreyle uzatan tezkere görüşülerek başlayacak. Bu, Hükümet’in, “Kürt açılımı” çalışmalarına rağmen operasyonların sürmesinden yana tavır koyması anlamına geliyor. CHP ve MHP’nin de destek verdiği tezkereye tek karşı çıkan ise DTP’liler.


IMF’YE BİR ÖYLE BİR BÖYLE
IMF Başkanı İstanbul’da ayakkabılı protesto ile karşılanırken, Başbakan Erdoğan Meclis’te konuyu “Protesto değil, ben bunu protesto olarak kabul etmiyorum, bu bir saldırıdır” diye değerlendirdi.
Erdoğan IMF ile anlaşma konusunda da net konuşmadı. “6-7 Ekim ve öncesi, çok daha farklı gelişmelere neden olabilir. Fakat ‘IMF’yle, IMF’siz’ diye bir şey söz konusu değil. Çünkü Türkiye aynı zamanda IMF’nin ortağı, öyle bir durum da söz konusu” diyen Erdoğan, kendileri açısından verilecek bir kararın olmadığını, anlaşma konusunda son kararı IMF’nin vereceğini söyledi. Erdoğan, “Temenni ederiz ki IMF kararını bir an önce verir. Çünkü, artık bizim açımızdan verilecek bir karar yok. IMF’nin kararını vermesi lazım, IMF kararını verdiği anda biter” dedi.
(Ankara/EVRENSEL)
Sultan Özer
www.evrensel.net