KİRVEME MEKTUPLAR

KİRVEME MEKTUPLAR

  • Kirvem,Elimizde olmadan günün birinde Tanrı buyruğu gereğince ister istemez toslayacağımız şu kahrolası “kıyamet” meselesine son günlerde kafayı nedense fena halde takmış durumdayım.


    Kirvem,
    Elimizde olmadan günün birinde Tanrı buyruğu gereğince ister istemez toslayacağımız şu kahrolası “kıyamet” meselesine son günlerde kafayı nedense fena halde takmış durumdayım.
    Aslında bu “inanç” doğrultusunda kafa yormanın tıpkı içi kof, içi puç cevizler misali boş bir “laklakiyat”tan öteye gitmeyeceğini bile bile, yine de sanki dolap beygirlerine taş çıkartırcasına bu konu etrafında andavallıca dönüp, dolanıp duruyorsam, demek ki bende akıl mafiş!
    Nitekim mafiş sınırlarında gezinip duran sefil aklım yüzünden durduk yere kıyamet mıyametten dem vurup, hatta bu “bela”ya sanki bir nevi davetiye çıkarıp, dolayısıyla şom ağızlık yapmanın bir alemi yokken, hatta genelde kıyametin öncüleri, bunun can sıkıcı habercileri olarak arada bir boy gösteren “hormon malulü” yamru yumru domatesler, hıyarlar, havuçlar gibi kimi “hilkat garibeleri” şu sıralar ortalıkta çok şükür görünmeyip, ya da tezgah altlarında pazarlanırken, bu saatten sonra kıyamet tellallığına soyunup bu kulvarda fetva üstüne fetva yumurtlamak boşa kürek çekmenin ta kendisi midir, kim bilir…
    Neyse şöyle ya da böyle, kökeni itibarıyla gelip gelip nihayet bir “itikat”e dayanan bu “ahret”lik konuyu isteyen istediği gibi yorumlayıp, hatta deyim yerindeyse bunun için kendince gardını alıp, “öte taraf” için peşinen yatırımını yapması tabii ki kendi bileceği iş ama, beri taraftan kabul edelim veya etmeyelim mavi camın arkasından görünen gerçek şu ki, kıyametin gelip çatacağı o meçhul tarihe kadar dünya ahvalinde işler kendi rotasında ve de kendi kulvarında kör topal da olsa yürüyüp gidooor…
    Yani kıyamet kopacak, gelip kapımızı çalacak deyu, ne elimizi işten, ne de aştan çekmediğimiz gibi, keza yine hepimiz gerek kişi, gerekse toplum olarak kendi bildiğimiz bir hayat tarzını benimseyip, bu minvalde yolumuza devam edooruz…
    Mesela kimilerimiz nasılsa günün birinde kıyamet gelip çatacak, bunun da ne zaman başımıza musallat olacağı belli olmadığına göre, o halde sesimiz soluğumuz çıktığı müddetçe, bu can bedenimizde var oldukça, yaşamımızı elimizden geldiğince, ehh tabii ki aynı zamanda da becerebildiğimiz oranda dünyanın bin bir türlü “zevku sefa”larıyla “renk”lendirip, bunu da bir nevi yaşam felsefesine dönüştürürken, kimilerimiz de bu ölümlü dünyada, bu geçici alemde kazık çakılmayacağı gerçeğinden yola çıkıp; dolayısıyla, öte tarafa daha da “donanım”lı bir imanla hazırlanırken, aslında sonuç itibariyle anlaşılan o ki, bu bapta herkesin hesabı-kitabı sadece kendine!
    Kirvem, çarşambanın gelişinin ardından perşembenin kapımızı çalacağını çakozladığımız gibi, keza ortada fol, folluk, ehh bittabii ki de yumurta yokken, birdenbire karşımıza dikilen kimi olaylar acaba kıyametin habercisi olabilirler mi, doğrusunu söylemek gerekirse bilmiyorum, bilemoorum ama, öte yandan da şaşı gözlerimle görebildiğim kadarıyla milletçe bir elimiz yağda, diğeri balda gül gibi geçinip giderken, nereden nereye şu son günlerde ülkemizde ansızın peydahlanıp, kuyruk misali peş peşe sıralanan “açılım” tekerlemelerinin ardından ortalıkta esen yellere, koparılan fırtınalara bakılırsa, görünen o ki kıyametin en hassosu tepemizde!
    İşte, iki kere ikinin dört, dört kere dördün yirmi dört ettiği gibi; mal, aççık seççik kabak misali meydanda!
    Kimi “gafil”ler sanki yapacak başka hiçbir işleri yokmuşçasına, durduk yere şeytana uyup, sonra da Misakımilli sınırları dahilinde ne idüğü henüz belli olmadığı gibi, ayrıca başının kıçının nereye varacağı belirsiz bir “macera”ya, “açılım” adıyla davetiye çıkarırken, aslında milletimizi en babayani bir “kıyamet”e doğru sürüklediklerinin farkında bile değiller zo!
    Öyleyse?..
    Öyleyse bunu da haftaya konuşalım Kirvem!..
    MIGIRDİÇ MARGOSYAN
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.