Üniversitede baz istemiyoruz!

Üniversitede baz istemiyoruz!

Bilim ve teknolojideki gelişmeler insan yaşamını oldukça kolaylaştırıyor. Ama bu gelişmeler azami kâr gözetilerek kullanılmaya başlanınca, teknolojinin insan yaşamını kolaylaştırmasının yerini insan sağlığına ve doğaya verdiği zarar alıyor.


Bilim ve teknolojideki gelişmeler insan yaşamını oldukça kolaylaştırıyor. Ama bu gelişmeler azami kâr gözetilerek kullanılmaya başlanınca, teknolojinin insan yaşamını kolaylaştırmasının yerini insan sağlığına ve doğaya verdiği zarar alıyor.
Dünya genelinde bu zarardan kaynaklı binlerce insan kanser gibi hastalıklara yakalanıp hayatlarını kaybederken, yetkililerin daha fazla kâr için birçok insanın yaşamını yitirmesine neden olmaları ise kabullenilecek gibi değil. Bu tür insan hayatı gözetilmeden yapılan şeylerin başında da baz istasyonları geliyor. Yerleşim alanlarının dışına kurulması gereken baz istasyonlarının insanların toplu yaşadığı yerlere, insan sağlığı ve hayatı gözetilmeksizin konması oldukça tepki topluyor.
Özellikle mahalle aralarına, cami minarelerine kurulan baz istasyonları yetmezmiş gibi, şimdilerde ise eğitim yuvalarına; yani okul ve üniversite içlerine kurulan baz istasyonları da gündemde.
Geçtiğimiz hafta Akdeniz Üniversitesi içerisine ve Akdeniz Üniversitesi Hastanesi yakınlarına kurulan 5 baz istasyonu, öğrenciler, öğretim elemanları ve hasta yakınları tarafından protesto edilmişti. Olayın tamamen sağlık ve eğitim skandalı olduğunu belirten öğrenciler, öğretim elemanları ve hasta yakınları, baz istasyonlarının saat kuleleri ile kamufle edilerek kendilerinden saklanamayacağını söylemişlerdi.
GEREKİRSE YARGIYA BAŞVURACAĞIZ
Baz istasyonlarına ilişkin ilk olarak Akdeniz Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Necati Dedeoğlu ile görüştük. Dedeoğlu, olaydan bir işçinin kendisini araması ile haberdar olduğunu belirtti. Dedeoğlu, olayı duyduktan sonra başhekimi aradığını ve başhekimin böyle bir şeye asla izin vermeyeceklerini belirttiğini; ancak sonrasında bu olayı desteklediğini söyledi.
Rektörle de defalarca görüştüğünü belirten Dedeoğlu, “Olayla ilgili sıkıntıları paylaştım ve eğer dikkate almazsanız sizi deşifre ederim, dedim. Bunun üzerine başhekimlik basına ve kamuoyuna açıklama yapma gerekliliği duydu. Ancak istasyonlar bugün yapılmış durumda” dedi. Bu tür istasyonların uzak yerlere kurulması gerektiğini belirten Dedeoğlu, ancak kurulan istasyonların kendilerinden 5 metre uzakta olduğunu belirtti.
Dedeoğlu, olaya kuşku ilkesi ile yaklaştıklarını söyledi ve öğrencilerin, cep telefonlarından aldıkları ışınların yanında bir de baz istasyonlarından ışın alacaklarını söyledi. Üniversite içerisinde zaten ışımanın yoğun olduğunu (bilgisayar ışınımları, hastane aletlerinin ışınımları, trafoların ışınımları...vb.) belirten Dedeoğlu, bunların belirtildiği gibi az (en küçük 3 V/m) olmasının olayı haklı kılmadığını; çünkü insanların çok uzun yıllar bu ışımalara maruz kalmasının çok sakıncalı olduğunu anlattı. Dedeoğlu, yetkililerin kendilerini dikkate almamaları durumunda yargıya başvuracaklarını ve yargının kendilerinden yana olduğunu belirtti.
PARA KARŞILIĞI İZİN VERİLMESİ MANİDAR
Baz istasyonlarının sınırlanmasıyla ilgili geniş bir kamuoyu olduğunu söyleyen Doç. Dr. İlker Belek ise sınırlanma gerekçesinin arkasında da birtakım risklerin olduğuna ilişkin araştırma sonuçları bulunduğunu kaydetti. Belek, “Kaldı ki riskler kesin olmazsa da bir risk olma gerçeği bile yeterlidir” diye konuştu. Mahkeme kararları da bununla uyumlu olarak, hastane ve okul bahçesi gibi kamu yerlerinde kurulmasını yasaklar ve en az 200 metre mesafede olması gerektiğini söylerken, bütün bunlara rağmen hem okul hem de sağlık kurumu niteliğindeki fakülte çevresine 5 tane baz istasyonu kurulmasına izin verilmiş olmasının çok manidar olduğunu söyledi. Ayrıca ilgili birimlerin bilimsel görüşleri alınmadan bu kararın verilmesinin, üniversite anlayışıyla bağdaşır yanı olmadığını belirten Belek, bu iznin para karşılığında verilmesinin de ayrıca düşündürücü olduğunu ifade etti.
İNSAN YAŞAM
ALANLARINDAN UZAK OLMALI
Biyoloji Bölümü Öğretim Elemanı Mehmet Sait Taylan, baz istasyonları ile ilgili, “Baz istasyonlarının kesinlikle insanların yaşam alanlarında olmaması gerektiği herkes tarafından bilinen bir gerçek iken, kampüsümüze niçin 5 tane baz istasyonu yapıldığını anlamak mümkün değil. Baz istasyonlarının kaldırılması için gerekli hukuksal işlemlerin başlatılacağından kimsenin şüphesi olmasın” diye konuştu.
Burcu Tunç / Tanfer Yeşiltepe
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.