Çocuklardan beslenen büyükler

Çocuklardan beslenen büyükler

Son birkaç aydır çeşitli işkollarında çalışan işçilerin, özellikle de genç işçilerin, daha iyi şartlarda ve örgütlü olarak çalışmak isteği kendisini açığa vuruyor.


Son birkaç aydır çeşitli işkollarında çalışan işçilerin, özellikle de genç işçilerin, daha iyi şartlarda ve örgütlü olarak çalışmak isteği kendisini açığa vuruyor. Hemen hemen bir çok sanayi kentinde örgütlenen işçilerin işten atıldığını, talepleri için eylemler yaptığını, direnişler yaşadığını biliyoruz. Bunların içinde kitleselliği ile dikkatleri üzerine çeken Çorum’daki toprak ve kiremit fabrikalarında çalışan işçilerinin direnişi. Toprak işçilerinin yıllardır devam eden eyleminin temel talepleri; sendika, sigorta, ücretlerin iyileştirilmesi ve 8 saatlik işgünü. Yani insani koşullarda yaşama ve çalışma hakkı.
İşçilerin bu taleplerine kulaklarını tıkayan ve gözlerini kapayan patronlar ise mevcut koşulları devam ettirebilmeleri için AKP Hükümeti’nce cesaretlendiriliyorlar. Toprak işçilerinin mücadelesine destek çıkanlar ve yardım edenler devletçe engelleniyor. Ama binlerce işçiyi kölelik koşullarında zorbaca çalıştıran patronlara sıra gelince, tüm devlet kurumları adeta sus pus kesiliyor.
Ben de bizzat çalışmış ve aynı zamanda tanıklık etmiş birisi olarak şunları söyleyebilirim: Çorum’da, tuğla ve kiremit fabrikalarının ağır koşullarında, 7 yaşından 15 yaşına yüzlerce çocuk çalıştırılıyordu. Yetişkin işçilerin deyimiyle “bebekler.” Boylarından büyük işler başarması istenen bu çocuklar, dayağa ve hakarete de maruz kalıyorlardı. Artık patronların koyduğu kurallarla çalışmaya “yeter” diyen işçilerin direnişini izlerken, aralarında ne kadar çok çocuk olduğunu çalışma koşullarının o karelerini, vb. Evrensel gazetesini takip edenler zaten görmüşlerdir. Yetişkin işçilerle birlikte, 9 ay boyunca günde 9 saat çalışan erkek ve kız çocuklarına genellikle taşıma ve istif gibi görevler veriliyordu. Sıcaklığın 40 dereceyi aştığı, tozun dumanın içinde nefes almanın bile zorlaştığı fabrikalarda çalışan çocuklar, yorulduklarını söylediklerinde dayak ve hakaretle karşılanıyorlardı.
Hem en ağır koşullarda oyuncak yerine tuğla taşıyorlar, hem de insanca muamele göremiyorlardı. Hepsi büyüme çağındaki bu çocuklar, çoktan ağır sanayi işçisi olmuşlardı. Başbakan’ın çocukları binlerce dolar ile ABD’de eğitim görürken, bir koyun parasına kölelik koşulları yaşıyor çocuk işçiler.
Patronlar için önemli olan kasalarının tıka basa dolması. Burada yaşlı, genç, kadın, çocuk olmanın hiçbir önemi yok. Önemli olan her yaştan ve cinsten işçilerin alın terinin, patronların kasalarına para olarak akması.
Devlet ise üç maymunu oynuyor. Ve devlet büyükleri ülkenin yüzde 12 büyüdüğünü ve geliştiğini söylüyorlar, gözlerimizin içine baka baka. “Büyüyoruz”, “Gelişiyoruz”, “İleriye fırlıyoruz” yalanları nakaratlar halinde tekrarlanıyor. Evet büyüyor; ama çocuk işçiliği büyüyor, işsizlik büyüyor, yoksulluk büyüyor, bütün bunlarla beraber patronlar büyüyor.
Ümit Çevik (Fransa)
www.evrensel.net