Mahkeme heyeti JİTEM davasından çekildi

Mahkeme heyeti JİTEM davasından çekildi

Bölgede işlenen birçok faili meçhul cinayetten sorumlu tutulan Albay Cemal Temizöz, korucubaşı ve eski Cizre Belediye Başkanı Kamil Atağ’ın da aralarında bulunduğu 7 sanıklı JİTEM davasının dünkü duruşması gergin...


Bölgede işlenen birçok faili meçhul cinayetten sorumlu tutulan Albay Cemal Temizöz, korucubaşı ve eski Cizre Belediye Başkanı Kamil Atağ’ın da aralarında bulunduğu 7 sanıklı JİTEM davasının dünkü duruşması gergin bir ortamda gerçekleşti. Mahkeme heyeti, müdahil avukatları duruşma salonundan attırdı. Mahkeme heyetinin tarafsızlığını yitirdiğini belirten mağdur avukatlarının reddi hakim talebini kabul eden mahkeme, dosyayı 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderme kararı alarak duruşmayı 16 Ekim’e erteledi.
Şırnak ve ilçelerinde 55 cinayetten sorumlu tutulan Kayseri Jandarma Alay Komutanı Albay Cemal Temizöz, Cizre eski Belediye Başkanı korucubaşı Kamil Atağ ve itirafçıların da yargılandığı 6’sı tutuklu 7 sanığın yargılandığı davanın 3. duruşması, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşmada, mağdur yakınlarından öldürülen Ramazan Uykur’un oğlu İsmet Uykur’un ifadesi alındı.
‘BABAMI ATAĞ KARDEŞLER ÖLDÜRDܒ
Uykur ifadesinde şu bilgileri verdi: “1994 yılında babam kamyon tamiri yaparken kardeşimle birlikte yanında biraz sohbet ettik. Bir süre sonra babam bizden ayrıldı. 10 metre kadar gitmişti ki önüne beyaz bir Renault Toros araba çıktı. Arabada bulunan Temer Atağ, babamı arabaya bindirmeye çalıştı. Babam binmedi ve yanlarından ayrıldı. Biraz daha ilerlemişti ki araba kaldırıma çıkarak babamın önünde durdu. Arabadan Temer Atağ elinde bir silahla çıktı, babamla boğuştu. Ardından ateş etti. Daha sonra da Kukel Atağ arabadan indi ve elindeki Kalaşnikof silahla babamı taradı. Ben bunların hepsinin tanığıyım.” Uykur, bugüne kadar bu olayla ilgili bir başvuru yapmamalarının sebebine ilişkin de “Asker ve koruculardan korktuğumuz için bir şey yapamadık” dedi. Uykur’un konuşmasını tamamlamasının ardından sanık Temer Atağ’ın avukatı Nail Karaaslan, Uykur’a soru sormak istedi. Fakat sorularını tanığı tahrik edecek bir üslupla sorması üzerine, mağdur avukatlarından Sezgin Tanrıkulu itiraz etti. Bu itiraz üzerine Karaaslan, Tanrıkulu’na ‘Sen karışma’ deyince tartışma çıktı. Müdahil avukatlardan Bahattin Özdemir’in de tartışmaya katılmasıyla tansiyon yükseldi. Mahkeme heyeti bunun üzerine, sanık avukatlarına bir şey söylemeyerek sadece mağdur avukatları olan Tanrıkulu ve Özdemir’i duruşma salonundan çıkartarak duruşmaya ara verdi.
‘MAHKEME TARAFSIZ DEĞİL’
Aradan sonra müdafi avukatların arkadaşlarının mahkemeye geri alınması talebini mahkeme heyetinin kabul etmemesi üzerine, müdahil avukatlardan Ali Koç söz alarak, reddi hakim talebinde bulundu. Koç, Temizöz’ün mahkeme masraflarının Jandarma Genel Komutanlığı tarafından karşılandığını hatırlatarak, bunun devletin davada taraf olduğunu açığa çıkardığını söyledi. Başka hiçbir devlet memuruna suç işlediği zaman böyle bir ödenek ayrılmadığını belirten Koç, “Katliamla suçlanan birine avukat atanması ve masraflarının karşılanması bu taraflılığın göstergesidir” dedi. Ayrıca mahkeme heyetinin de tarafsız olmadığını belirten Koç, “Mahkeme heyeti sanıklara ve sanık avukatlarına gösterdiği hoşgörüyü mağdur yakınlarına ve avukatlarına göstermemektedir” dedi. Heyetin sert ve kaba davranışlarının, ses tonu, üslup ve mimiklerinin bunun göstergesi olduğunu dile getiren Koç, mahkeme katibinin de değiştirilmesi gerektiğini, çünkü duruşma boyunca konuşulan birçok şeyin katip tarafından tutanaklara geçirilmediğini gördüklerini söyledi. Bunun üzerine mahkeme heyeti, talebe karar verilmek üzere heyetin yazılı görüşlerinin de eklenerek, konunun değerlendirilmesi için 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne götürülmesine karar verdi.
Karardan önce görüşleri sorulan mağdur avukatları, sanıklara isnat edilen suçun mahiyeti göz önüne alınarak delilleri karartma ihtimaline karşı ve tanıklar üzerinde baskı kurulmaması için tutukluluk hallerinin devamını istedi. Savcı da aynı gerekçeyle mağdur avukatlarının görüşüne katıldığını açıkladı. Sanık avukatları ise sanıkların tahliyesini talep etti.
Sanık Cemal Temizöz, mağdur olduğunu savunarak, tahliyesini istedi. Söz alan korucubaşı Kamil Atağ da tahliye talep etti. Sanıkların duruşmadaki rahat tavırları dikkat çekerken, bu rahatlık mahkeme heyetinin tutumuna bağlandı. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı 16 Ekim’e erteledi.
(Diyarbakır/EVRENSEL)
www.evrensel.net