Bayramlık şarkılar

Bayramlık şarkılar

Bilmem bilir misiniz, bir zamanlar şarkılardan fal tutulurdu. Bir niyet tutup açardınız radyonuzu. Şansınıza klasik Batı müziği konseri yoksa bir hane peşrevden sonra Sabite Tur Gülerman ya da Safiye Ayla’nın sesinden niyetinize çıkan şarkıyı dinlerdiniz; “Ağlamakla, inlemekle ömrüm gelip geçiyor...” Şarkıcılar yaşlandı, radyolar parazitsiz dinlenir oldu, şarkılardan fal tutma merakı bitmedi. Televizyon döneminde de sayısı bellisiz radyo programlarında aynı dilek: Bu çalacağınız parça, sevgilime ve tüm sevdiğini aldatanlara gelsin...

Bilmem bilir misiniz, bir zamanlar şarkılardan fal tutulurdu. Bir niyet tutup açardınız radyonuzu. Şansınıza klasik Batı müziği konseri yoksa bir hane peşrevden sonra Sabite Tur Gülerman ya da Safiye Ayla’nın sesinden niyetinize çıkan şarkıyı dinlerdiniz; “Ağlamakla, inlemekle ömrüm gelip geçiyor...” Şarkıcılar yaşlandı, radyolar parazitsiz dinlenir oldu, şarkılardan fal tutma merakı bitmedi. Televizyon döneminde de sayısı bellisiz radyo programlarında aynı dilek: Bu çalacağınız parça, sevgilime ve tüm sevdiğini aldatanlara gelsin...Ben bayramı babasıyla bayramlaşamadan geçiren çocuklardanım. Hangi çocuklar bayramları babalarına hasrettir? Malum, babası tutukevindekiler, ölmüş olanlar ve babası kamu için önemli sayılan işleri yapanlar. Benim babam da Devlet Demiryolcuydu. Ve kazara yolda değilse bayram sabahı namazdan doğru merkez istasyonlardan birindeki toplu bayramlaşmaya gittiği için bir doğru dürüst bayramlaşamazdık.Bu gün bayram. (Şimdi gazetemizin demirbaşı İbrahim Yoldaş bana kızacak “Ne bayramı Hoca! Ne bayramı!” diye. Ama takvimi ben düzenlemiyorum ki...) Bayram dendi mi anımsanacak türkülerin başında 40 yıllık bir işçi ezgisi var: 29 Aralık 1969’da Gamak olaylarında Şerif Aygül’e yazılmıştı. “Bayram benim neyime, kan damlar yüreğime.” Bugün yazılış sebebini bilmeyenler bile bayram deyince onu anımsıyor.İkinci akla gelen neredeyse siyası sözlere sahip: Buna bayram günü derler, kan edenler barışır. Elbet bunu söyleyen kendisine küs sevdiceğine söylemiştir ya, olsun. Bir başka delikanlı da bayramlaşmaya ya da bayram yerlerine giden genç kızlara, gelinlere bakıp atmış elini kulağına: Bugün bayram günüdür, güzeller düğünüdür. Hepsi bir yana da en umutlu üstelik alaysı türkü Emrah’ındır: Emrah buse ister nazlı yarinden, bu bayram olmazsa Kurban’a kalsın. Ehh, eskiden öyleydi, bir öpücük için iki ay on gün beklemeye razıydı delikanlılar. Nerdee, eski delikanlılar. (İyi ki kalmamış dediğinizi duyar gibiyim)Üstümüze hüzün basmış durumda. Yağmurun açığa çıkardığı kölece çalışmaların aramızdan kopardığı kardeşlerimiz, üçüncü köprü rantı adına evinden barkından olacaklar, siyasi tutuklu oldukları için açık görüşten yararlanamayacaklar... say say bitmiyor. Neyse bir bir boynunuza sarılıp bayramlaşma olanağım yok. Birer akide olsun sunamam, bir limon kolonyası koklatamam. Oldu olacak birer şarkı seçin. Kimin söylediğini düşleyip eğlenirsiniz belki. Ben de bir gülücük armağan etmiş olurum size.Başlıyoruz , ilk türkümüz Karadeniz kıyılarından, demokratik açılım bekleyenlere gelsin:Açıldım, açıldım açılamadım yavrum açılamadımUfak idi terazisi tartılamadım...İkinci türkümüz Doğu’dan, oğul yolu bekleyenlere gelsin:Sarı kordelam sarı, gurbete saldım yariDağlar kurbanın olam, tez gönder nazlı yariÜçüncü ve son parçamız Cem Karaca’dan yurttan tüm seslerin katılımıyla:Hep kahır hep kahır yeter be!
Sennur Sezer
www.evrensel.net