Süslü slogan yalan ilan

Süslü slogan yalan ilan

Gazetelerde günlerdir boy boy yer alan ilanın sloganı, “Serbest piyasa koşullarında her durumda Türkiye kazanıyor”şeklinde. Fındık Tanıtım Grubu tarafından verilen ilanda...


Gazetelerde günlerdir boy boy yer alan ilanın sloganı, “Serbest piyasa koşullarında her durumda Türkiye kazanıyor”şeklinde. Fındık Tanıtım Grubu tarafından verilen ilanda, rekolte azlığında fındığın kilo fiyatının 5 liraya yükseldiği belirtilerek asıl sorunun arz fazlası fındık olduğu vurgulanıyor.
İlana göre fındıkta her hangi bir oyun oynanmıyor. Tüccarı, uluslararası tekelleri suçlamanın alemi yok! Bugün 5 lira eden fındık arz fazlası olduğu yıl 3 TL’ye düşebilir. Piyasa her şeyi ayarlar! Bugün gülenler yarın kesinlikle şikayet etmesinler. Kimse kimseyi suçlamasın, devleti müdahaleye çağırmasın. İlan böyle buyuruyor Fakat üretici örgütleri ilandaki tezlere kesinlikle katılmıyor.
Tüm Üretici Köylüler Sendikası (TÜM KÖY-SEN) Eğitim ve Örgütlenme Uzmanı Satılmış Başkavak, gazete ilanlarının AKP Hükümetinin açıkladığı fındık stratejisiyle paralellik arz ettiğini belirterek ilanı veren kurumun tarafsız olamayacağına işaret etti: Adına bakınca masum bir grup olarak algılansa da, Dış ticaret müsteşarlığından 1, İstanbul ve Karadeniz fındık ihracatçılarından 4’er olmak üzere 9 kişinin yer aldığı Fındık Tanıtım Grubu bileşim açısından Fındık Tüccarları Grubunu oluşturmaktadır. Verilen ilanlar da üreticinin tüccara olan tepkilerini azalmak ve gelecek yıla yatırım içindir.”
PİYASADA EŞİT DEĞİLİZ
Başkavak, reklamda bir durum tespitinden ziyade üreticinin serbest piyasa fikrine kazanılması öne çıktığını söylüyor, ‘Bak devlet fiyat verirken, en fazla verilen fiyata satarken bugünse fındık fiyatı her gün biraz daha artıyor. Hatta piyasayı iyi takip edersen daha çok fiyata fındık satarsın’ fikrini oluştururken aba altından da sopa gösteriliyor. Fındık stratejisi 370 bin fındık üreticisini 290 bine düşürmeyi hedefliyor. Reklam da ‘Ses çıkarma bu senin çıkarınadır’ diyor. Üretici 100 binlerce ama örgütsüz. Tek başına... Birliği hükümetler tarafından işlevsizleştirilmiş ve kötü yönetilmiş. Serbest piyasada ise tüccarlar var. İhracatçılar birliği vs. Fındık (Tanıtım) Tüccarları Grubu’nda örgütlenmişler. 370 bin üretici satarken alıcı sayısı 37’yi bulmuyor. Bir tarafta bir yıldır borçla yaşayan, okul açılışı, kışa hazırlık derken kuruşun hesabını yapan fındık üreticisi 370 bin köylü, diğer tarafta fırsatçılar. Güçsüz ve örgütsüz tek başına kalan köylü de ‘serbest piyasa’ dedikleri tüccar değirmeninde öğütülüyor...
FİYAT İSTİKRARI İÇİN!
Asıl meselenin gelecek yıllarda fındığın fiyatının ne olacağı olduğunu ifade eden Başkavak, Tüccarların, verdikleri ilanla gelecek yıl fındığı üç liraya kapatmak istediklerini deklare ettiğini vurguluyor.
Adil ve dengeli bir piyasa için üreticinin güçlendirilmesinin doğru bir fikir olduğunu fakat gelişmelerin bu yönde olmadığını belirten Başkavak sözlerini şöyle sürdürdü: 4572 sayılı birlikler kanunuyla birliklere kamu desteği kaldırılarak, özerkleşme adı altında şirketleştirilmiştir. Bu sayede Fındık satış kooperatifleri sadece alış kooperatiflerine dönüşmüştür. Üreticinin güçlendirilmesi birleşerek ve örgütlenerek mümkündür. Eğer FİSKOBİRLİK AKP eliyle çökertilmese ve düşük faizli kredi verilseydi, üretici fındığını sadece birliğine verse ve fındık tüccarları da ihraç edecekleri fındığı köylünün birliğinden alsaydı işte o zaman güçlü üretici ve fiyat istikrarından bahsedilebilirdi. Bu gün gelinen noktada üretici açısından bir fiyat istikrarından bahsetmek mümkün değildir. Eğer köylü fındığını sökerse durum tamamen kötüleşecektir. Fındığını sökenler çeşitli ürün denemeleriyle aynı serbest piyasada yine öğütülecek ve un ufak olacak, göç etmek zorunda kalacaktır. Bu sayede her yıl biraz daha güçsüzleşen fındık üreticisi de, fındık tüccarlarının kapısında sıra bekleyecektir.


ÜRETİCİDEN DEĞİL İHRACATÇIDAN YANA
TZD Başkanı İbrahim Yetkin:
Yayınlanan ilanları tek taraflı buluyorum bu yaklaşımlar doğru değildir. Sorun sadece rekolte fazlalığı gibi gösterilmek istenmiş ancak sorunun başkaca yönleri de vardır. Bu işin sosyal boyutları var. Üreticiyi korumazsanız nasıl üretimi gerçekleştireceksiniz?serbest piyasayla fındık fiyatlarını dengede tutamazsınız. İhracatçılar bir rakam verecek. Üretici ihracatçının insafına bırakılıyor. Kendiliğinden oluşacak bu fiyat bugün 5 TL olur yarın 3 TL. bu nasıl dengedir? “Daha sonra siz fiyatı düşürdünüz demeyin” diyorlar ama sorumluları kendileri yine. İhracatçılardan taraf bu politika kabul edilemez.
Serbest piyasa koşullarında üreticiyi güçlendirmek mümkün değildir. Fındığını maliyetin altında satan ya da satamayan üretici nasıl güçlenecek? Üreticiyi kim koruyacak?


PİYASANIN GÖRÜNMEZ ELİ ÜRETİCİNİN CEBİNDE
ZMO Başkanı Gökhan Günaydın:
Öncelikle bu reklamda bu sene fındığa verilen fiyatlar iyi gibi gösterilmeye çalışılmış ancak gerçek bu değildir. Bundan 3-4 sene önce fındık için verilen fiyatlar 6 liraydı, bu sene ise fındığa verilen 4-5 lira oranındaki fiyatlar maliyetini ancak karşılayabiliyor. Bu fiyatın altında satanlarsa zarar edeceklerdir.
Fındık Tanıtım Grubu bu sene fındık rekoltesi için 600 bin tonun üzerinde olacağını ileri sürerken bizler ise 400-450 ton olacağını söylemiştik. Rekolte de bizim söylediğimiz rakamlara yakın çıktı. Bu sebeple fındık alım fiyatı 4-5 liradır. Geçen seneki gibi rekolte 800 bin ton olsaydı alım fiyatını 1,5 TL üzerine çıkaramazlardı. Liberalizmin babası Adam Smith diyor ki, “3 kişi yan yana gelince fiyat istikrarını konuşur” yani serbest piyasada fiyat istikrarından söz edilemez ve ayrıca serbest piyasada kamu yararından söz edilemez. Bu da piyasaya müdahalenin gerekliliğini gösterir. Hani hep söylerler ya piyasanın görünmez eli diye; işte piyasanın görünmez eli hep üretici köylünün cebinden para alırken yakalanmıştır.
Üreticileri güçlendirebilecek şey de serbest piyasa koşulları değil üretici örgütleridir. Fiyat istikrarı sağlayacak üreticiyi koruyacak olan üreticilerin örgütlendikleri kooperatiflerdir, serbest piyasa koşulları değil...
(EKONOMİ SERVİSİ)
www.evrensel.net