16 Ekim 2009 04:00

Açılamayan açılım!

Yaklaşık bir yıldır gündemde olan; önce ‘Kürt’ Açılımı sonra ‘Demokratik’ Açılım olarak lanse edilen, son olarak da ‘Milli Birlik Projesi’ adı altında yürütülen ‘Kürt sorununun çözümü’ tartışmaları bütün hararetiyle sürüyor.

Paylaş

Yaklaşık bir yıldır gündemde olan; önce ‘Kürt’ Açılımı sonra ‘Demokratik’ Açılım olarak lanse edilen, son olarak da ‘Milli Birlik Projesi’ adı altında yürütülen ‘Kürt sorununun çözümü’ tartışmaları bütün hararetiyle sürüyor. Muhalefet ve iktidar partilerini birbirine düşüren mektup ve telefon siyasetine sahne olan ‘açılımlar’, AB İlerleme Raporu’nda somut ilerleme olmadığı için eleştiri oklarının hedefi oldu. Peki bu tartışmalar işçiler arasında nasıl yankı buluyor? Bu soruya cevap bulmak için Ümraniye’de kurulu bulunan İMES ve Dudullu Organize Sanayi Bölgesi işçilerinin nabzını tutmaya çalıştık. Açılımla ilgili somut adımlar atılmamasını eleştiren işçiler, içeriği tam belli olmayan ‘açılımı’, “açılamayan açılım” olarak yorumladılar.
İÇERİĞİ AÇIKLANMALI
Açılım tartışmalarının sürdüğü günlerde operasyon ve ölümlerin de hız kesmediğine dikkat çeken ABB İşyeri Temsilcisi Hüsnü Atasoy, “Bu zihniyet nasıl açılım sağlayacak açıkçası merak ediyorum” dedi. Açılımın içeriğinin de halktan gizlendiğine dikkat çeken Atasoy, bu durumu ‘açılamayan açılım’ olarak yorumladı. Hasıraltı edilen gerçeklerin gün yüzüne çıkmasıyla sorunun daha anlaşılır olacağına inandığını ifade eden Atasoy, gerçekleri görebildikleri oranda sahiplenebileceklerini belirterek, hükümete açılımın içeriğini açıklama çağrısında bulundu. ‘Yukarıda’ süren tartışmaların ‘aşağıya’ da inmesini isteyen Atasoy, “Kardeşlik, barış ve demokrasi, biz emekçilerin en temel istekleri” diye konuştu.
SOMUT ADIM GEREKLİ
10 yıldır İMES’te çalışan İsak Öztürk ise açılımla ilgili yaşanan tartışmaları yeterince takip edemediğini belirterek, takip edebildiği kadarıyla ise hiçbir tarafın samimi davranmadığını düşündüğünü belirtiyor. Öztürk, insanların kendi anadilini konuşmasının bölücülük olarak görülmesinin kara cahillik olduğu görüşünde. Kürtlerin ikinci sınıf vatandaş olarak görüldüğüne dikkat çeken Öztürk, bunun da sorunu kangrenleştirdiğini vurguladı. Çözüm için özellikle Türklerin soruna sahip çıkması gerektiğini ifade eden Öztürk, sorunun çözümü için hükümetin de ‘oyalama’ taktiğinden vazgeçmesini istedi.
AKP SAMİMİ Mİ?
Giresun doğumlu olan ve 2 yıldır İMES’te çalışan Yunus Kaner, “Aynı topraklarda yaşayan insanlar olarak oyuna gelmemeliyiz” dedi. Bu süreçte AKP’ye destek çıkılması gerektiğini vurgulayan Kaner, AKP’nin diğer konularda sınıfta kaldığını, fakat bu meselede adım atma cesaretinde olan tek parti olduğunu düşünüyor.
İMES’te esnaflık yapan Tekin Sırma ise AKP’yi samimi bulmuyor. AKP’nin samimi olması durumunda şimdiye kadar somut adım atması gerektiğini vurgulayan Sırma, CHP ve MHP’nin de kafatasçılık yaptığını düşünüyor. Sorunun kabul edilmesinin tek başına yetmeyeceği görüşünde olan Sırma, bir an önce adım atılmasını istiyor.
BU İŞTE BİR ÇELİŞKİ VAR
Macit Selv de İMES’te atölye ustası. Selv, “Dağda ölen de öldüren de, askere giden de aynı” diyerek, ortada bir çelişki olduğunu dile getiriyor. Selv ayrıca, AKP Hükümeti’nin, son seçimlerde Doğu’da kaybettiği oyları geri almak için ‘açılım’ tartışmalarını başlattığını düşünüyor. Selv, bu nedenle AKP’yi samimi bulmuyor.
(İstanbul/EVRENSEL)
İnan Dursun
ÖNCEKİ HABER

Erdoğan Irak’tan savaşa destek isteyecek

SONRAKİ HABER

Süper Lig’de 34. hafta: Takımların hedefleri ve tüm ihtimaller

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa