17 Ekim 2009 04:00

Tarım ve gıda sektörü kapitalizme teslim

“Küresel Kriz, Türkiye ve Gıda Güvencesi” sempozyumunda, kapitalizmin tarım, gıda ve suyu da meta haline getirerek dünya pazarına sürdüğüne dikkat çekilerek, daha fazla geç kalınmadan kapitalizmin durdurulması istendi.

Paylaş

“Küresel Kriz, Türkiye ve Gıda Güvencesi” sempozyumunda, kapitalizmin tarım, gıda ve suyu da meta haline getirerek dünya pazarına sürdüğüne dikkat çekilerek, daha fazla geç kalınmadan kapitalizmin durdurulması istendi.
Kimya Mühendisleri Odası (KMO) ve Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO)’nun birlikte düzenlediği sempozyumun ikinci oturumunda, kapitalizmin tarım ve gıda sektörüne nasıl yön verdiği tartışıldı.
ZMO’dan Mahir Gürbüz’ün yönettiği oturumda ilk sözü Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Melahat Avcı aldı. Son 10 yılda dünya baklagil ve tahıl üretiminin arttığını ancak Türkiye’de azaldığını belirten Avcı, çıkartılan özelleştirme yasalarıyla şeker ve tütün üretiminin de düştüğünü dile getirdi. Pamuğun stratejik önemi olmasına karşın, maliyetindeki artış nedeniyle üretiminin azaldığına dikkat çeken Avcı, sürdürülebilir üretimin desteklenmesini istedi.
‘HAYVANCILIK GELİŞTİRİLEBİLİR’
Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Mehmet Ertuğrul ise, dünya gıda üretiminin dünya nüfusuna yetecek oranda olmasına karşın gıda dağılımındaki dengesizlik nedeniyle milyonlarca insanın gıdaya ulaşamadığını söyledi. Türkiye’de hayvancılığın durumuna da değinen Ertuğrul, Türkiye’de 1934’te 34 milyon hektar olan mera alanının bugün 14 milyon hektara düştüğünü söyledi. Damızlık hayvan yetiştiriciliğine uygun koşulların yine de Türkiye’de mevcut olduğuna atıf yapan Ertuğrul, verimli üretimin yapılarak, hayvancılığın geliştirilmesini talep etti.
Tarımın dış ticaret payındaki düşüşüne dikkat çeken Öğretim Üyesi Bahadır Aydın ise, 1979’da dış ticarette tarımın payının yüzde 60 iken, 2009’da yüzde 6’ya gerilediğini kaydetti. Tarım ürünleri ihracatının da yine aynı yıllarda yüzde 57’den yüzde 3’e gerilediğinin altını çizen Aydın, “Bugün tüm tarım ürünlerinin hammaddesini ithal eden bir ülke haline geldik” diye konuştu. Ziraat Yüksek Mühendisi Necdet Oral da, Türkiye’de 1980 sonrası tarıma desteğin küçültüldüğünü ve sektörün çok uluslu şirketlere terk edildiğini ifade etti. Oral, tohumculuk, kimyasal gübre, tarım ilaçları ve traktörün Türkiye’ye bu şirketler eliyle sokulduğuna dikkat çekti.
KAPİTALİZM DURDURULMALI
Dr. Gaye Yılmaz ise, 1950 yılının kapitalizmin altın çağına işaret ettiğini, 16 yıl süren bir kâr birikiminin kapitalistlerce paylaşıldığı bir dönem yaşandığını söyledi. Kapitalizmin tarım sektörüne el atmasıyla tarıma verilen desteğin yok edildiğine vurgu yapan Yılmaz, tarım ürünlerinin ve suyun metalaştırıldığını dile getirdi. Tarım ürünlerinin dengesiz dağılmasının normal olduğunu ifade eden Yılmaz, tarım ürünlerinin insanlara ulaşması için üretilmediğini, kâr sağlayan bir meta olarak kullanıldığını aktardı. “Dünya denizlerinde tutulan balıkların 3’te 1’i ‘ambalajlanacak büyüklükte olmadığı’ gerekçesiyle denizlere tekrar boşaltılıyor” diyen Yılmaz, daha fazla geç kalınmadan kapitalizmin durdurulmasını istedi. ANKARA
ÖNCEKİ HABER

İşsizlik 2010’da yüzde 16

SONRAKİ HABER

Öcalan’ın ikinci açıklaması ve bir sondaj süreci

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa