18 Ekim 2009 04:00

KÜLT-ABLASI

Kısa bir süre dükkan kapalı olacak. Ne zaman açılır bilemem. Etrafıma dolandırdığım yumağı çözebilmeme bağlı. Tahmin doğru yine bir ortaya karışık yazısı. Ne yazsam bulamıyorum diye başlayıp üç beş alakasız meseleyi arka arkaya sıralayan cinsten. Alışıksınız nasılsa ortalığın dağınıklığına…

Paylaş

Kısa bir süre dükkan kapalı olacak. Ne zaman açılır bilemem. Etrafıma dolandırdığım yumağı çözebilmeme bağlı. Tahmin doğru yine bir ortaya karışık yazısı. Ne yazsam bulamıyorum diye başlayıp üç beş alakasız meseleyi arka arkaya sıralayan cinsten. Alışıksınız nasılsa ortalığın dağınıklığına…
Malzeme bol. Etraf toz duman. Yazacak konu sıkıntısı yok. Ortalık güllük gülistanlık değilse de, mizahçıya köşe yazarına göz kırpan kupür gırla. Sevgilisini başından savmaya çalışan er ya da hatun kişinin klişesini kullanmak gibi olmasın ama sorun gündemde değil bende. Nerden başlasam nasıl anlatsam bilemiyorum. Yoksa olup bitenler anlayana güldür güldür. Neyse çok uzatmadan dalacağım meseleye sizi de yormadan fazla. Uzundur taktığım bir program var. Seyrettiğimden falan değil. Sadece isminden. Yekten gıcığım. Bilmeden görmeden. Kafamda yankılanıp duruyor. Yaş 15. Yaş 15 diye. İfrit oluyorum sadece ismine dahi. Cümle pedofilinin ağzı sulanarak televizyonun karşısına dizilmiş bir resmi çakılıp kalıyor aklıma sadece adından. Gayet çocuk tacizcisi duruyor bin kilometre uzaktan bile. Yaş sınırı olduğu gibi cinsiyette de seçmece odakta kız çocukları var. Bu da yetmez gibi tacizi ikiye katlayıp kızların tüm işlerini hırstan delirmiş annesine yaptırıyorlar. Kızın doğal menajeri de büyütecin altında yani. Şarkı seçimidir, kıyafettir onun işi. Hanım kızın hangi pakette sunulacağını annesi belirliyor. Oh içim rahat etti sömürü varsa da annenin denetimi altında. Üstelik sadece çocuğu kullanma üstünden para kazanma değil bildiğin cinsel sömürü de var sanki, isminde bile meymenet yok baksanıza. Kızlar makyajlanıp paketlenip hop sahneye taze taze annesinin eliyle. Gerçi arada çocuklar olmasa manyak sahne annelerinin adım adım kudurmasını izlemenin tadına doyum olmaz diye düşünsem bile es geçiyor kafamdaki hınzır düşünceleri kovuyorum kendi elimle. Envai çeşidini izledikse de tahammül kalmadı bende olmaz ki bu kadar da açık açık yapılmaz ki.
Bağlantı, yazı içinde bir espri, kıvraklık yapmadan sırf köşeyi doldurayım diye bodoslamadan giriyorum. Üstünüze afiyet bugünlerde romantik komedilerle haşır neşir olduğumdan abuk subuk kitaplar ve filmlerle yatıp kalkıyorum. Gördüğüm bir ilanla şoke oldum. Yenilebilir çiçek. İlginç buluş. Bildiğin çiçek buketi ama kimi kekten yapılmış, kimi çikolatadan. İştahlı sevgililer için müthiş. Arz talep meselesi. Giderek her şeyi yutmaya meyyal bir insan cinsi yaratan sistemin marifeti. Yutucu terminatörlere hayırlı uğurlu olsun. Ama tetikte olmak gerek yenilebilir çiçekle beslenen sevdicek günün birinde size ne yapmaz. Hafif bir hansel gratel göndermesi de var sanki. Kim bilir belki de siz bu gönderilenlerle itinayla besiye çekiliyorsunuzdur. Belki fırında belki biraz patates biraz havuçla servis edilmeniz mümkün.
İster tek tek, ister medya yoluyla ratingine göre üç beş milyona servis edilin fark etmez.
Herkesin gireceği bir tabak mevcut nasılsa. Farkındayım saçmaladım. Ara sıra olur. Sürçi lisan da, aklımdan geçen bütün zırvalar da affola. Buralardan görüşürüz nasılsa.
ayşebengi
ÖNCEKİ HABER

KİRVEME MEKTUPLAR

SONRAKİ HABER

Şiddet gören kadından isyan: Öldükten sonra mı sesimiz duyulacak?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa