19 Ekim 2009 04:00

AKP açısından turnusol işlevi görecek

Türkiye’ye Öcalan’ın çağrısı üzerine PKK tarafından gönderilen barış gruplarının bugün ülkeye giriş yapması bekleniyor. Öcalan’ın yakalandığı dönemde...

Paylaş

Türkiye’ye Öcalan’ın çağrısı üzerine PKK tarafından gönderilen barış gruplarının bugün ülkeye giriş yapması bekleniyor. Öcalan’ın yakalandığı dönemde, 10 yıl önce Türkiye’ye gelen ilk barış grubunun üyesi Yüksel Genç, “Gelen barış grubuna ve ileteceği taleplere gösterilecek yaklaşım önemli olacak. Bu geliş, AKP’nin samimiyeti için de bir test işlevi görecek” dedi. Yüksel Genç ile gelecek yeni barış grupları üzerine konuştuk.
Siz ilk gelen gruptunuz ve 10 yıl aradan sonra, yarın (bugün) bir grubun daha Türkiye’ye giriş yapması bekleniyor. Bu konuda yapılan çeşitli değerlendirmeler var, medyanın bir bölümü de ‘Teslim olmaya başladılar’ gibi bir üslup kullanıyor. Nasıl anlamak gerekir bu gelişleri?
Barış gruplarının geliyor olması teslimiyet ya da benzer bir militer tanımla ele alınamaz. Adı üstünde; gruplar, barış ve demokratik çözüm grubu adıyla geliyorlar. Ellerinde, geldikleri hareketin taleplerini içeren mektuplar olacak. Bu durum olsa olsa bir barış elçiliği olabilir. Olayı teslimiyet diye tanımlamak, atılacak adımın değer ve etki gücünü aşağıya çekmek ile de bağlantılı. Halen çözüm sürecinde görülmeme ısrarıdır aynı zamanda bu. Teslim olan güçler barış yapmazlar. Bunlar müzakere amaçlı geliyorlarsa, adına teslimiyet denmeyeceği açıkça ortadadır.
Medyanın, Öcalan’ın çağrısının olduğu ilk gün görmemiş olmasını garipsedim. İkinci gün PKK’nin çağrıya olumlu yanıt vermesiyle haberler görülmeye başlandı. Ancak bu defa da bu olayın önemine binaen haberler yapmak yerine; kaç kişi gelecek, üst düzey olacak mı gelenler gibi sorularla uğraşıp, haberlerini teslimiyet haberleri olarak kurdular. Kimi ifadeleri ise çarpıtarak, basitleştirerek verdiler. Bir barış girişimini teslimiyet tartışmasıyla ele almak kadar, çözümsüzlüğü besleyen bir savaş dili olamaz.
Sizin geliş sürecinizle karşılaştırdığınızda konjonktürel açıdan nasıl bir durum söz konusu?
Biz gerilladan silahlarıyla gelen ilk gruptuk. Bizim gelmeye karar verdiğimiz dönemde Türkiye’de ne Kürt sorunu kabul edilmişti, ne de Kürt sorununun siyasal barışçıl demokratik çözümü diye bir tartışma vardı. Üstelik Öcalan Türkiye’nin elindeydi. Ve PKK hareketi oldukça güçlü bir savaş dinamizmi içindeydi. Her şeyin çok fazla savaşa odaklı olduğu bir dönemde barış ve çözüm grubu olarak geldik. Kürt sorununun siyasal çözümü için barışçıl bir yol açmak için geldik. Ne var ki, bu kadar kilit bir adım, biliyorsunuz o dönem sürdürülemedi. Bizler cezaevine girdik. Cezaevine girmeden önce yaşadıklarımız var. Ben şimdiki grup açısından önemli bir veri olacağını düşünüyorum. Çünkü resmi düzlemde açıkça bir barış heyeti olarak kabul edildiğimiz söylenmese de, pratikte bizler bir barış heyeti muamelesi gördük. Devleti oluşturan sivil, askeri siyasi bürokrasi bizi karşıladı. Adının devlet olduğunu söyleyen bir grup taleplerimizi dinledi. MHP-DSP koalisyonu içinde o dönem yakalanmış böylesi bir yaklaşımın, şimdiki olumlu konjonktür içinde çok daha aleni yapılması gerektiğini düşünüyorum. Nihayetinde şimdiki grup, Kürt sorununun kabul edildiği, sorunun şiddetle değil de demokratik yollarla çözüleceği bir barış gerektiği tartışmalarının içerisine geliyor. Psikolojik duvar büyük oranda yıkıldı. 10 yıl önce PKK’nin talep ettiği kimlik, kültür, dil haklarını, bugün iktidar siyasetini oluşturanlar da dillendiriyor. Kürt sorununun çözümünde ve barışta Öcalan’ın ne denli önemli bir faktör olduğu, her yerde yazılıp çiziliyor. Öte yandan AKP Hükümeti, geçmişin derin askeri vesayeti altında da değil. Bütün bu avantajlardan yola çıkarak, AKP Hükümeti’nin gelecek gruplara yaklaşımı, 10 yıl öncesini aşmak zorunda.
Sizin geldiğiniz dönemin hükümetinin gösterdiği yaklaşım ile bugünkü yaklaşımı karşılaştırdığınızda ne görüyorsun?
Biz geldiğimizde dönemin başbakanı Ecevit, “Gelenlere hoşgörü ile yaklaşılacaktır” diye açıklama yapmıştı. Bu açıklama biz yola çıkmadan bir hafta önce yapılmıştı. Grupların ilki yarın (bugün) yola çıkacak ama henüz Erdoğan’ın ağzından bir cümle duymadık. Bu kaygı uyandırıyor.
Gelenlere gösterilecek yaklaşımın nasıl etkileri olacak Kürt hareketi açısından?
Bu barış grupları her şeyden önce talepler iletecekler. Bu şu demek: Müzakere yapacaklar.
Aslında grupların gelişi ilkelden birkaç sonuç doğuracak. Birincisi, AKP’nin samimiyetini ölçecek. Bir turnosal görevi görecek. İkincisi, bu gruplara eğer adil yaklaşılırsa ve taleplerini tartışırlarsa, bu gruplar demokratikleşme sürecine katılırlarsa, PKK hareketinin legalleşme süreci başlamış olacak. Çünkü PKK, bu gruplara yaklaşımı kendilerine bir yaklaşım olarak görecek. Olumlu yaklaşımı legal siyasal zeminde kendilerine açılmış bir alan olarak yorumlayacaklardır. Bu kadar ciddi bir süreci, basit pişmanlık türü yasal tanımlamalarla izah etmeye kalkmak, büyük bir kayıp olur.
(İstanbul/EVRENSEL)
Fatih Polat
ÖNCEKİ HABER

Teslim olmak için değil barış için...

SONRAKİ HABER

Öcalan’ın ikinci açıklaması ve bir sondaj süreci

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa