Barış çok kıymetlidir

Barış çok kıymetlidir

Elbette ki barış, her şeyden önce eşit yurttaşlık üzerine inşa edilebilir.


Elbette ki barış, her şeyden önce eşit yurttaşlık üzerine inşa edilebilir. Cumhuriyet elitleri görmek istemiyor ısrarla ama bu cumhuriyet, bütün yurttaşlarını asimile edip, Türkleştirmeye çalıştı 85 yıldır. Bunun akıl, hukuk ve vicdan dışı olduğunu kabul etmeliler artık.
Taleplere baktığınızda, bu devlet için utanç verici bir manzara görüyorsunuz: Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin ilk üç maddesinin hayata geçirilmesidir talep edilen. Ne acı değil mi? Kendi yurttaşlarının ırk, dil, din ayrımı gözetmeksizin eşitliğini sağlayamamış bir devlet, 60 yıl önce imzaladığı sözleşmenin maddelerini uygulamadığı için 50 bine yakın insanını kurban verdi.
Tam şu anda, televizyonda Deniz Baykal’ın TBMM grup konuşmasını izliyorum. 20 yıl önce Kürt raporunu hazırlayan Baykal, ellerindeki silahı bırakıp mektuplarını alıp gelen barış grubunu düşman ilan ediyor. Mektupta ne var? 20 yıl önceki kendi raporunda yazdıklarının çok daha gerisinde talepler var. O raporda Türkiye yurttaşlığı ve Türkiyeliliği öneren Baykal, şimdi “Türk demekten korkuyorlar” diyerek barışın önünde ayak diriyor. Ve o salondakiler, kendilerini Türkiye’nin aydınlık yüzü diye sunan insanlar çılgınca ayakta alkışlıyor…
Evrensel okurları için değil elbette ama Türkiye’nin genel çoğunluğu için durum epey çetrefil. Devlet dönüşecek. Başka çıkış yolu yok. Ama asıl sorun ondan sonra başlayacak. Çünkü bu devlet, ne yazık ki çok büyük bir başarıyla, bu ülkedeki yurttaşlarının çoğunun içine (çip gibi) birer küçük devletçik yerleştirdi. Bu nedenle, devletin kendini dönüştürmesi yeterli değil, o küçük devletçiklere de insan olduklarını, “öteki” olarak gördükleri yurttaşlarla eşit haklara sahip olduklarını yeniden hatırlatması gerekiyor. Pazartesi günü İstiklal Caddesi’ndeki yürüyüşe biz de katıldık sanatçı arkadaşlarımla. Ne yazık ki çevreden bakan kimilerinin algıları hâlâ çok vahimdi.
Ben bu dönüşleri çok önemsiyorum. Barış yolunda karşılıklı bir güven tesis edilmesinde çok önemli bir adım atıldı. Bu adımların sürmesi için taleplere kulak vermek gerekiyor.
Kürtler neden dağa çıktı? Hangi şartlarda iner? Çıkma nedenlerini ortadan kaldırmadıkça, inmelerini bekleyemezsiniz. Bu talepler zaten yıllardır ezber edildi. Sadece Türkiye’nin önemli bir kesimine sırtını dönen, kulaklarını tıkayan, gözlerini kapayanlar için sürprizdir bu talepler. Onun şaşkınlığını yaşıyorlar. Tabii, eşit yurttaşlık denen şeyin, bu ülkenin mutlu azınlığı, beyaz Türkleri ve Türk milliyetçileri tarafından hazmedilmesi zaman alacak.
Bu noktada, talepleri, talep edenlerden dinlemek lazım. Barışın önüne anlamsız homurtularla dikilenlere de iki çift lafım var: Buradan oraya bakıp ahkam kesmeyin. Bunu yıllardır bol bol yaptık zaten. Hiç kimse, orada çeyrek yüzyıldır bu savaşın en ağır bedelini ödeyen insanlardan daha fazla söz söyleme hakkına sahip değil.
Biz, barışı savunan sanatçılar olarak 19 Ekim Pazartesi günü Barış İçin Sanat Girişimi adıyla bir deklarasyon yayınladık. Altında 900’e yakın sanatçının imzası olan bir bildiri. Kürtçe, Ermenice, Lazca, Arapça, Gürcüce, Rumca da aralarında olmak üzere pek çok dilde “Savaşla barışın tarafı olmaz, hayat dururken ölüm savunulmaz, silahlar sussun, biz barış istiyoruz” dedik. Bu, partiler üstü, siyasetler üstü bir taleptir. İktidarıyla, muhalefetiyle tüm siyasi çevrelere sorumluluklarını hatırlatan bir çağrıdır. Unutma lüksümüz yok: Sorunlar, çözümler üzerine siyaset yapılabilir. Bunlar tartışılabilir. Ama hayatlar tartışılmaz! Hayat üzerine siyaset yapılamaz.
Bugün, yüzyılın yarasını tedavi etme şansımız doğmuşken, barışın önünde ayak direyenler, sadece siyaset sahnesinden değil, tarih sahnesinden de silinecekler. Geriye sadece karanlık birer ibret anıtı kalacak onlardan. Ama biliyoruz ki, bunun üzerinden ucuz siyaset hesapları yapanlar her zamanki gibi olacak. O nedenle de bildirimizde vurguladık bunu: Barış, siyasete terk edilemeyecek kadar kıymetli bir şeydir. Bunun sorumluluğuyla çıktık yola.
YASEMİN GÖKSU Müzisyen
www.evrensel.net