21 Ekim 2009 00:00

Bu fırsat barışa dönüştürülmeli

ABDULLAH Öcalan’ın çağrısı üzerine Maxmur ve Kandil’den Türkiye’ye gelen barış gruplarına ilişkin tartışma devam ediyor.

Paylaş

ABDULLAH Öcalan’ın çağrısı üzerine Maxmur ve Kandil’den Türkiye’ye gelen barış gruplarına ilişkin tartışma devam ediyor. Yaşanan bu olumlu havanın ülkeyi yönetenler tarafından nasıl değerlendirileceği önümüzdeki günlerde daha net ortaya çıkacak. Konuyla ilgili gazetemize açıklama yapan siyasetçi, akademisyen, sanatçı ve aydınlar, sürecin iyi değerlendirilerek, barış sürecine dönüştürülmesi konusunda hem fikir.
Bir dönem ANAP’tan Diyarbakır milletvekilliği yapan Haşim Haşimi, yaşanan gelişmenin önemli olduğunu söyledi. 1999’da iki grubun geldiğini hatırlatan Haşimi, “Bu fırsatın iyi değerlendirilmediğine” dair yapılan açıklamalara da değindi.
‘BİRDEN ÇÖZÜLMEZ’
Haşimi, “ O zaman bu fırsatı değerlendirecek siyasi irade de yoktu. Hem siyasi irade ile hem de devlet kurumları arasında az da olsa bir birliktelik yoktu. Bugünden bakarsak, temel fark şu: Bugün siyasi bir iradenin beyanı var. Bu açıdan olumlu. Hükümetle devletin bazı organları ortak düşünüyor. Bunun iyi değerlendirilerek, bu fırsatın heba edilmemesi gerekir. Bu süre içinde onlarca can yandı” dedi. Kürt sorununun çözümüne dair hem iç kamuoyunda hem de dış kamuoyunda olumlu havaya dikkat çeken Haşimi, Meclis’teki muhalefetin yaptığı değerlendirmelere katılmadığını kaydetti. Sorunu ABD’nin projesi olarak görmediğini söyleyen Haşimi, Kürt sorununun çözümünün kendisini dayattığını belirtti. Haşimi şöyle konuştu: Bunun içinde DTP’ye önemli görevler düşmekte. Cesur olmalı. Meclis’te olan meşru ve legal bir parti. Birde AK Parti’ye önemli görevler düşmekte. Türkiye’nin her yerinde oy alabilen bir parti olduğu için. Sürecin ileriye gitmesi için hassasiyet gösterilerek, süreç işletilmelidir. Kürt sorunu yeni bir mesele değil. Onun için birden çözülmesini beklemekte yanlış olur. Bu süreçtir. Projelendirilerek çözümünü sağlamak olmaz. Provokasyonlara karşı da dikkatli olunması gerekir. Süreç ‘yol haritası’ diyebileceğimiz bir şekilde yol alarak çözümüne yönelik adımların atılmasını sağlamak gerekir. Eğer geriye dönüş olursa, hayal kırıklığı olur. Bu Türkiye için de iyi olmaz. Sorun artık bölgesel ve uluslararası bir sorun olmuştur. Bunun çözümü aynı zamanda Türkiye’nin bölgede ve uluslararası alanda lider ülke olmasını ve vizyona kavuşmasını da sağlayacaktır.
BARIŞIN DİLİYLE...
Prof. Dr. Doğu Ergil, yakalanan fırsatın barışa dönüşüp dönüşmeyeceği meselesi olduğuna dikkat çekti. Ergil, sürecin barışa dönüştürülmesi durumunda devamının da geleceğini söyledi. Sorunun dağdakinin tasfiyesine değil de orta uzlaşma üzerinden bakılması gerektiğini anlatan Prof Ergil, bunun ilerleyen zaman içinde örgütün silahlarını bırakmasına kadar da işleyebileceğini belirti. Silahların susmasının toplum tarafından da istendiğini ifade eden Ergil, Barış grubunun sunduğu taleplerin çoğunun makul talepler olduğunu ve toplumun da bu talepleri makul görebileceğini kaydetti. Bunun için de ortak yol bulunması gerektiğini yineleyen Doğu Ergil,. Einstein’ın “Sorunları yaratan bakış açısı ve düşünme biçimiyle, o sorunları çözemezsiniz; onun için yeni bakış açılarına ihtiyacınız vardır” sözünü hatırlatarak, “Bunun için de bizde savaşın diliyle değil, barışın diliyle yaklaşmalıyız. Farklı bir yaklaşım gösterilmesi gerekir” diye konuştu.
(İstanbulEVRENSEL)

ÇÖZÜME DAYANAK YAPILMALI

Aydın Çubukçu Türkiye Barış Meclis üyesi :
Yeni barış gruplarının Türkiye gelişi on yıl öncesine göre farklı şartlar altında gerçekleşmiştir. Bugün PKK’nin dağılmasına bağlamak ya da siyasi tıkanıkla açıklamak mümkün değil. Ülke içinde ve bölgede çok ciddi dinamikleri olan bir hareket olarak yorumlamak gerekir. Özellikle hükümetin “Kürt Açılımı” olarak değerlendirdiği siyaset çevresinde bakılırsa, yeni gelişmelerin habercisi ve bölgede dengeleri gözeten hamleler olacak. Barış grubunun sunduğu talepler öteden beri Kürt siyasi hareketlerin aşağı yukarı anlaştıkları taleplerdir, yeni bir talep yoktur. Yeni olan böyle bir biçim altında sunulmasıdır. Doğru diyalog imkanı olarak değerlendirilmelidir. Bu açıdan bakınca hükümetin ve toplanan MGK’nın, ciddi bir çözüme dayanak yapılması beklenmektedir.

HOŞGÖRÜLÜ YAKLAŞILMALI

Derya Alabora Oyuncu :
Hükümet bu konuda samimi mi tam bilemiyoruz. Grubun geldiği gün pişmanlık yasası dile getirildi. Bu çok saçma. Böyle olması durumunda olay başka tarafa gider. Her iki tarafından hoşgörülü yaklaşması gerektiği inancındayım. Bu kez bu konuda herkesin üzerine düşen görevi yerine getireceğini düşünüyorum. Biz aydınlar ve sanatçılar olarak ortak bir metni imzaya açtık. Yapacağımız sanatsal çalışmalarda bunu dile getireceğiz. Metne daha çok imzanın atılmasını sağlamaya çalışacağız. Sanat yoluyla insanlara daha kolay ulaşabiliriz. Bir politikacının sert söylemlerinden ziyade, biz bunu bir oyunla, bir şiirle sanatın başka alanlarıyla, insanlara daha kolay bir şekilde mesaj verebiliriz. Bu meseleyi belirli aralıklarla gündemde tutup unutulmamasını sağlamaya çalışacağız.
Şerif Karataş
ÖNCEKİ HABER

Aileler barış için umutlu

SONRAKİ HABER

Ekoloji Birliği: Cerattepe direnişi cezaları mücadelemizi engelleyemeyecek

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa