21 Ekim 2009 04:00

TİSK’İN GÖRÜŞLERİ

TİSK’in komiteye sunduğu raporda, işsizlik sigortası yanında, toplu ödenen işsizlik yardımı şeklindeki kıdem ve ihbar tazminatlarının varlığının...

Paylaş

TİSK’in komiteye sunduğu raporda, işsizlik sigortası yanında, toplu ödenen işsizlik yardımı şeklindeki kıdem ve ihbar tazminatlarının varlığının AB ülkelerinde dahi bulunmayan mükerrer ödemeleri gündeme getirdiği, bunun da istihdam, kayıtlı ekonomi ve rekabet gücü üzerinde olumsuz etki yarattığı belirtildi.
Raporda, kıdem tazminatı için fon oluşturulması halinde fonun işçilerin kıdem tazminatlarının teminat altına alınması, birikecek meblağın ekonomik kalkınma ve istihdamın artırılması amacıyla kullanılabilmesi ve işçi ve işverenlerin gereksiz fesih işlemlerine karşı korunmalarının sağlanması gibi faydaları olduğuna, ancak fonun aktüeryal gerekliliklerle maliyetinin yüksek olması ihtimali bulunduğuna dikkat çekildi. Raporda, bu sebeple söz konusu yeniden düzenleme konusundaki tek alternatifin fon oluşturmak olmadığı, kıdem tazminatının her tam yıl için 30 günlük ücret yerine 15 günlük ücret üzerinden ödenmesi gibi diğer alternatif üzerinde de durulabileceği belirtildi.
TÜSİAD’IN GÖRÜŞLERİ
TÜSİAD komiteye sunduğu raporda, “Çalışma yaşamı ile ilgili düzenlemeler, işletmelerin uluslararası rekabet gücünü koruyacak şekilde düzenlenmelidir. Bir yandan istihdam üzerindeki yüklerin hafifletilmesi çerçevesinde kıdem tazminatı ve işsizlik sigortası düzenlemeleri, diğer yandan sendikal faaliyet ve toplu iş sözleşmesi düzeninin önemli bir parçası olarak Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu düzenlemeleri eş zamanlı olarak ele alınmalıdır. Kıdem tazminatı yükümlülüğü hafifletilmelidir. Yeni düzenlemenin yürürlük tarihine kadar olan müktesep haklar korunarak, yürürlük tarihinden sonraki çalışılan süreye ait veya işe yeni girenler için ödenecek kıdem tazminatı, örneğin her tam yıl için mevcut gün sayısının yarıya indirilmesi suretiyle azaltılmalı ve tavan da bu orana göre yeniden değerlendirilerek mevcut uygulama düzeni sürdürülmelidir” denildi.
TOBB’UN GÖRÜŞLERİ
TOBB, komiteye sunduğu raporda, kıdem tazminatının, istihdamın ve işletmelerin rekabet gücünün artırılması ile ülkedeki yatırımların önünün açılması noktasında büyük bir engel teşkil ettiği öne sürülerek, “Kıdem tazminatı yükü”nün acilen makul seviyelere indirilmesi istendi.
Bu kapsamda “Ya bir fon kurulması ya da tazminat hesabında esas alınan her geçen tam yıl karşılığı 30 günlük ücret tutarının 15 güne indirilmesi şeklindeki önerisi” üzerinde işçi ve işveren kuruluşları arasında mutabakat sağlandığı iddia edilen raporda, sağlanan bu mutabakatın korunması gerektiğini belirtildi.
ÖNCEKİ HABER

‘Sendikal örgütlülük halk sağlığının da güvencesi’

SONRAKİ HABER

Ekrem İmamoğlu: Ahmet Hakan'ın savunma mekanizması geliştirmesi üzdü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa