KUŞATILAN ÇEVREMİZ

KUŞATILAN ÇEVREMİZ

  • Bugün, iklim değişikliğine karşı uluslararası eylem günü. Gelişen bir küresel dayanışma zinciri, bugün ve her 24 Ekim’de,insanlığın karşı karşıya kaldığı en büyük felakete karşı toplumların...


    Bugün, iklim değişikliğine karşı uluslararası eylem günü. Gelişen bir küresel dayanışma zinciri, bugün ve her 24 Ekim’de,insanlığın karşı karşıya kaldığı en büyük felakete karşı toplumların her kesimini tüm dünyada bir kez daha uyaracak. Küresel iklim değişikliğine karşı bugün dünyanın 177 ülkesinde 4641 tane uyarıcı ve bilgilendirici eylem planlanıyor.
    Bilim insanları, sağlıklı yaşam için atmosferdeki karbondioksit miktarının maksimum sınırının 350 mg/lt olduğunu, bugün ise bu limitin aşılarak 387 mg/lt’ye ulaştığını ortaya koyuyorlar. İlerleyen yıllarda karbondioksit salımının daha aşağılara çekilmesi için toplumlar bilgilendiriliyor, önlemler alınmaya çalışılıyor. Önümüzdeki aralık ayında Kopenhag’da yapılacak Birleşmiş Milletler toplantısında da bu önlemler tartışılacak ve yeni kararlar alınacak.
    Bunlar olup biterken ülkemiz yetkili makamlarının bu işin neresinde olduğunu sorgulamak gerekirse, en yetkili makam olan Çevre Bakanlığı bu işin hiçbir noktasında yer almıyor. Geçenlerde, Alman Yeşiller Partisi eşbaşkanı Cem Özdemir’in, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu hakkında ilginç bir tespiti vardı. Bakanın, çevre bakanı gibi değil de barajlar dairesi müdürü gibi davrandığından bahsediyordu, söyledikleri tamamen doğrudur.
    Atmosferdeki karbondioksit miktarı tüm dünyaya dert olmuşken bizim çevre bakanı, Türkiye’nin atmosfere saldığı karbon miktarını bilmiyor, çünkü bu konuda bir ölçüm ve envanteri yok. Tehlikeli atıklar birçok ülkede artık uydulardan takip edilirken, bizim çevre bakanı Türkiye’de üretilen tehlikeli atık miktarını bilmiyor, çünkü o konuda da bir envanteri yok. Yani bizim bakanın hiçbir şeyden haberi yok, haberi olmadığı şey hakkında da bizi ve dünyayı bilgilendiremiyor. Bilgilendirdiği tek şey, bakanlığın web sitesinde yayınlanan gölet açılış törenleri ve yıllar önce kaleme aldığı su tasfiyesi konusundaki kitabının kapağıdır.
    Çevre bakanı Veysel Eroğlu’nun üzerinde hassasiyetle durduğu, yakından takip ettiği tek konunun madenci şirketlerin çıkarları olduğunu biliyoruz. Bu çıkarların pekiştirilmesi amacıyla, Anayasa Mahkemesi’nin iptal etmiş olduğu maden yasasında AKP iktidarı vahim bir değişikliğe gidiyor. Yeni yasa taslağı, iptal edilen maden yasasından çok daha sakıncalı ve geri dönüşü mümkün olmayan hükümler içeriyor. Madenci firmalar dokunulmazlık kazanıyor, çünkü maden arama ve işleme faaliyetleri hakkındaki tüm yetkiler Maden İşleri Genel Müdürlüğü’ne devrediliyor. Artık öyle uzun uzun imar planı, izin, ruhsat gibi işlerle uğraşmayacak madenciler, sadece her gün girip çıktıkları, koridorlarında volta attıkları makamın onayı ile işlerini yürütebilecekler. Bu bir danışıklı dövüştür, Çevre ve Orman Bakanlığı ile belediyeleri kısmen devreden çıkartan, madenci ve siyanürcü şirketlere her kapıyı açmayı kendine görev biçmiş olan Veysel Eroğlu’nun ta kendisidir.
    Tarihin yazdığı ve yazabileceği en beceriksiz çevre bakanı olan Veysel Eroğlu, bugün tüm dünyanın derdi olan küresel iklim değişikliği, atmosferdeki karbon miktarı, denizlerin geleceği gibi konuların çok uzağındadır, daha doğrusu oralarda değildir.
    Dünya toplumlarının gerisinde kalmamak, halkımızın ve insanlığın geleceği hakkında bilgilendirilmek, bizim temel yurttaşlık hakkımızdır. İlgi alanını yalnızca madenci firmaların çıkarlarına yoğunlaştırmış olan Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu bu hakkımızı gaspetmiştir.
    “Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil” diye eski bir deyiş vardır, bunu hattata yazdırıp çerçeveletip bakana yollayacağım. Kim bilir, belki eşref saatine denk gelir, onu odasına asar ve bir dünyanın, bir de kendisinin derdinin ne olduğunu düşünür durur.
    ERTUĞRUL ÜNLÜTÜRK
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.