26 Ekim 2009 04:00

BAŞYAZI

Başbakan Erdoğan, Pakistan’a giderken yine uçakta açıkladı: “Demokratik Açılım” ikinci bir emre kadar durdurulmuş!

Paylaş

Başbakan Erdoğan, Pakistan’a giderken yine uçakta açıkladı: “Demokratik Açılım” ikinci bir emre kadar durdurulmuş!
Başbakan Erdoğan durumu, ‘’Güven bunalımı doğdu. Avrupa’dan gelecek PKK’lı grubun gelişi ertelendi” diye açıkladı.
Başbakan iki gün önce, “Sil baştan ederiz ha!” dediği sürecin “sil”ini devreye koymuş bulunuyor; “başa” da dönerler mi, onu da yakında göreceğiz.
Sürecin çok gerilimli, inişli çıkışlı, yürünecek yolun tuzaklarla dolu olduğunu vb. söyleyen hükümetin daha ilk adımda ortaya çıkan sorunlar karşısında, korkuyla sığınacak bir saçak altı aramaya başlamasına bakılırsa, artık “en başa dönmek istemesi” de sürpriz olmaz. Bunu, ırkçı-milliyetçi, statükocu odaklar da fark etmişlerdir ve hükümetin bu zaafını değerlendirmektedirler, değerlendireceklerdir de. Bunun için de “şehit aileleri”nin acılarını, yeni “şehit cenazelerini”, Türk kökenli halk yığınlarını “milli duyguları” çerçevesindeki her zaafını kullanmaktan geri durmayacaklardır. Çünkü, bunlar hükümetin de “yumuşak karnı”dır. Dolayısıyla sermaye muhalefeti de bundan da yaranarak kamuoyunu kendi yönünde yedeklemek isteyecektir.
Kandil’den gelen barış grubuna yapılan karşılamalar ve alanlarda ortaya çıkan büyük coşku, bu geri adıma bahane edildi. Demek ki, Kürtlerin sevinmesi, bu sevincinin coşkulu bir biçimde ifade etmesi bile istenmiyormuş!
Ancak sürecin, “açılımın durdurulması”ndan bile daha tehlikeli yanı, kendi politikasına sahip çıkma cesaretin gösteremeyen AKP Hükümeti’nin ırkçı-milliyetçi korunun önüne DTP’yi ve Kürtleri atmasıdır.
Başbakan, bakanları ve AKP’nin önde gelenlerinin son günlerdeki başlıca işi günlerdir DTP’yi hedef göstermekti. Şimdi artık açıkça, “açılımı durdurmuş olmaları”nı da DTP’ye yüklediler. Daha doğrusu DTP’yi hedef gösterdiler. Burada amacın DTP’yi; Türkiye’nin demokratları, aydınları, ilerici güçleri karşısında “barış istemeyen, bunun için gerekli olgunluğu gösteremeyen bir siyasi mihrak” olarak gösterirken Kürt yığınlara da, “barışın gelmesini”, “bölgenin huzura kavuşmasını istemeyen bir parti” olarak göstermek olduğu apaçıktır.
Bu hedef göstermeler önceki günden beri ilk meyvelerini vermeye başlamıştır. Elazığ’da; Balıkesir’de Edirne’de MHP yandaşlarının DTP’ye ve Kürtlere saldırarak durumdan vazife çıkarmaya başladıklarını gösterdiler. Bundan sonra da neler yapacaklar, bu hedef gösterme nereye kadar varacak göreceğiz.
Başbakan ve hükümet erkanının, “süreci geçici olarak durdurduk” demelerine bakılırsa, “DTP ve PKK cenahından olumlu sinyaller gelirse yenden başlatırız” demek istediklerini de kabul edebiliriz. Ama, bu olumlu sinyallerden neyi kastettikleri belirsizdir. Bundan da muhalefetten, askerden, ABD’den (elbette Kürt halk yığınlarından ve Türkiye’nin demokrasi güçlerinden) ve başka odaklardan gelebilecek baskıların hükümetin tutumunu belirleyeceği anlaşılmaktadır. Bu yüzden de bir hafta öncesine yeniden dönmek; “Tamam artık açılımı yeniden başlatıyorum” demek öyle kolay olmayacaktır.
Uzunca bir zamandır yapılan propagandaya bakılırsa, liberaller, “açılımcı odakların” ve hükümetin, DTP’de bir bölünmeye oynadıkları anlaşılmaktaydı. Son bir haftadır ise Başbakan Yardımcısı düzeyinde bile DTP içindeki farklı görüşlere dikkat çekilmeye başlanmıştır. Ve öyle anlaşılmaktadır ki, bir yandan Kürt halk yığınlarını beklentisine yanıt vermeyi de öne çıkararak, eğer “DTP içindeki aşırıları dışlarsanız süreç yeniden başlar” havası yaratılmak istenmektedir.
Oysa; hayat çok daha sade imkanlar sunmaktadır. “Bizim muhatabımız millettir” gibi soyut ve hamasi tutumları bir yana bırakıp, kendi Kürtlerini taraf olarak görüp, kışkırtıcı, özel savaş üslubunu bir yana bırakarak onlarla konuşarak sorunları çözmek çok daha kolaydır.
Ama, “Hükümet arakasındaki güçler, gerçekten Kürt sorununu mu yoksa Kürt direnişini mi çözmek istiyor?” karar vermeleri gerekiyor. Şimdiki yöneliş ikincisi yönündedir. Bugün sürüklenilen açmazın nedeni de budur. Sorun da buradan kaynaklanmaktadır.
İHSAN ÇARALAN
ÖNCEKİ HABER

Teoman Südor’un retrospektifi Kibele Sanat Galerisi’nde

SONRAKİ HABER

Cannes Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa