GDO’lu ürünlere Türkiye vizesi

GDO’lu ürünlere Türkiye vizesi

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.


Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre bakanlık tarafından onaylanan GDO’lu ürünlerin ithalatı, işlenmesi, ihracatı, kontrol ve denetimine izin verildi. Yayımlanan yönetmeliğin 5 maddesi ileride yeni sorunlarla karşılaşılmasının önünü açıyor. Maddenin 9. bölümünde yer alan “Bu yönetmelikte yer almayan hususlarda bakanlık her türlü düzenlemeyi yapmaya ve tedbiri almaya yetkilidir” ifadesi ise konuyla ilgili karar ekleme hakkını doğrudan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na veriyor. İthalatına ve piyasaya sürülmesine izin verilen GDO’lu ürünlerin şimdilik üretimine izin verilmezken, ileriki süreçte bakanlığa verilen yetkiyle bu hususun önünün açılıp açılmayacağı ise merak konusu. Yine aynı şekilde, yönetmelikte yer almayan diğer konularda bakanlığa verilen karar ekleme yetkisinin nasıl ve ne yönde kullanılacağı bilinmiyor.
Uzmanlar, bu maddenin tehlikelerine dikkat çekerken, uzun zamandır piyasada olan GDO’lu ürünlerin legalleştiğine vurgu yaptılar.
İLLEGAL OLAN LEGALLEŞTİ
Prof. Dr. Şeminur Topal: Bu yönetmeliğin bu kadar gizli kapaklı hazırlanması ve acelece yürürlüğe sokulmasını kuşkuyla karşılıyorum. Tartışılan bir konu olan GDO’yu aklamaya yönelik bir yönetmeliktir de aynı zamanda. Bugün kapıyı araladılar. Yarın bakanlığa tanınan kanun ekleme yetkisiyle ürünlerin tohumlarının da Türkiye’ye sokulmasının önü açılabilir ve üretimin burada yapılmasının önünü açabilirler. Yasayla illegal yollarla Türkiye’ye giren ürünlerin legal yollarla girmesinin önü açılacaktır. Yönetmeliğin oldubittiye getirilmesini ben doğru bulmuyorum. Üzerine tartışılıp düzenlemeler yapılmalıydı. Bu konuya ilişkin herhangi bir kontrol mekanizması ve biyogüvenlik yasası yokken, bu yönetmeliğin yürürlüğe girmesi de sorun çıkaracaktır.
5. MADDENİN 9. BENDİ OLDUKÇA TEHLİKELİ
Prof. Dr. Kenan Demirkol: Uzun bir süredir zaten bir yasanın ya da yönetmeliğin çıkması için uğraşıyorduk. Çünkü bağlayıcı bir yasa ya da yönetmelik yokken, GDO’lu ürünlere karşı mücadele yürütürken markaya zarar vermekten hakkımızda davalar açılıyordu. Resmi Gazete’de çıkan yönetmeliği inceledik. İçinde olumlu maddeler var. Ancak 5. maddenin 9. bendi ciddi tehlikeler içeriyor. ‘Bu yönetmelikte yer almayan hususlarda bakanlık her türlü düzenlemeyi yapmaya ve tedbiri almaya yetkilidir’ deniliyor. Ucu açık bir tanımlama. Örneğin yönetmelikte GDO’lu tohumların ekimiyle ilgili bir madde yok. Bakanlık karar alarak izin verebilir. Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz. Bu madde bütün bir yürütmeyi hiçe sayacak genişliğe sahip.
GDO’YA HAYIR
Yusuf Gürsucu (TURÇEP-Türkiye Çevre Platformu Yürütme Kurulu Üyesi): Bu yönetmelikle, GDO’lu tohumların yasal anlamda ülkemiz topraklarında ekilebilmesinin sağlanmasına çalışıldığını biliyoruz. Yıllardır GDO’lu tohumların ülkemize girişinin denetlenmesi ve yasaklanması çağrısı yapanlara kulaklarını tıkayan hükümet, artık bu “canavar” tohumların ülkemize girişini ve ekiminin yapılmasını yasal hale getirdi. Tüm bilimsel veriler, doğal tarım ürünlerinin yaygınlaştırılıp GDO’lu ürünlerin yasaklanması gerektiğini bize göstermektedir. Zengin ülkeler, ithal ettikleri tarım ürünlerinin doğal olmasına dikkat edip, GDO’lu ürünleri ülkelerine sokmazlarken, bize dayatılan bu oyunun arkasında dünyanın en büyük tarım tekellerinin olduğunu biliyoruz. ABD’nin, Irak’ı işgal ettiği günden itibaren Irak’ın tohum bankalarını yok edip yerine GDO’lu tohumların ekilmesini sağladığını hepimiz biliyoruz. Çıkan yönetmelik, çok uluslu tarım tekellerinin ve ülkemizdeki uzantılarının istekleri doğrultusunda hazırlanmış bir yönetmeliktir. Anadolu’nun tüm tarımsal gen zenginliği kurutulacak ve tarım tamamen dünya tekellerinin hizmetine girip tam bir bağımlılığa yol açacaktır. Bu yönetmeliğin, GDO’lu ürünlerin ülkemizde rahatça cirit atmasına izin veren bir sömürge yasası olduğunu düşünüyoruz. Hükümeti son kez uyarıyor ve yönetmeliğin derhal geri çekilmesini istiyoruz. İnsan sağlığına ve çevreye zararlı GDO’lu bütün ürünlere hayır diyoruz.
TEKELLERİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALDIRILIYOR
Satılmış Başkavak (Tüm Köy-Sen Örgütlenme Uzmanı): Aslında bu konuda hükümet daha önceden de hazırlık yapıyordu. Biz zaten Türkiye’de GDO’lu ürünlerin varlığını ve piyasada dolaştığını biliyorduk, ancak bu yönetmelikle tüm bunlar yasallaştı. GDO’lu ürünlerin denetlenmesine dair bazı maddeler yer alıyor yönetmelikte, ancak Türkiye’de bu denetlemelerin yapılabileceği ne laboratuvar var ne de başka bir mekanizma.
Bu yasanın ne halka ne üretici köylüye yararı olur. Yasa, bazı GDO’lu üretim yapan tekellerin önündeki engelleri kaldırmaya yöneliktir. Bakanlığa tanınan, daha sonradan madde ekleme yetkisi ise “İstediğimizi yaparız biz” anlamına geliyor. Hiç yönetmelik hazırlamalarına gerek yoktu. Sadece bu maddeyi yayınlayıp geçselerdi! Bu yönetmelikten halk yararına bir şey çıkacağını düşünmüyorum. (İstanbul/EVRENSEL)

YÖNETMELİKTE NELER VAR?

*Bakanlık tarafından onaylanan GDO’lu ürünlerin ithalatı, işlenmesi, ihracatı, kontrol ve denetimine izin verildi.
*GDO’lu ürünlerin, bebek mamaları ve bebek formülleri, devam mamaları ve devam formülleri ile bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde kullanılması, insan ve hayvan tedavisinde kullanılan antibiyotiklere karşı direnç genleri içeren GDO ve ürünlerinin ithalatı ve piyasaya sunulması yasak olacak.
*Yönetmeliğin 5. maddesinin 9. bölümünde yer alan “Bu yönetmelikte yer almayan hususlarda bakanlık her türlü düzenlemeyi yapmaya ve tedbiri almaya yetkilidir” ifadesi ise konuyla ilgili karar ekleme hakkını doğrudan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na veriyor. İthalatına ve piyasaya sürülmesine izin verilen GDO’lu ürünlerin şimdilik üretimine izin verilmezken, ileriki süreçte bakanlığa verilen yetkiyle bu hususun önünün açılıp açılmayacağı ise merak konusu. Yine aynı şekilde yönetmelikte yer almayan diğer konularda bakanlığa verilen karar ekleme yetkisinin nasıl ve ne yönde kullanılacağı bilinmiyor.
*Gıda veya yem, GDO’lardan biri ya da birkaçını toplamda en az yüzde 0.9 oranında içeriyor ise GDO’lu olarak kabul edilecek gıda veya yemin yüzde 0.5’ten fazla izin verilmeyen GDO içermesi halinde, ithalatına, işlenmesine, nakline, dağıtımına ve satışına izin verilmeyecek. GDO’suz ürünlerin etiketinde ürünün GDO’suz olduğuna dair ifadeler bulunamayacak.
*Bakanlık tarafından GDO ile ilgili bilimsel ve teknik verileri araştıracak, yorumlayacak ve görüş oluşturacak, görev süreleri iki yıl olan uzmanlar listesi teşkil edilecek.
*GDO’lu gıdaların yüzde 0.9’un üzerinde GDO içermesi halinde, ürün ismi ya da hammaddenin ismi etiket üzerinde yer almak zorunda olacak.
*GDO’lu dökme gıdaların beraberinde, etiket bilgilerini içeren belge bulundurulmak zorunda olacak.
*GDO ve ürünlerini ithal veya ihraç eden, işleyen, depolayan, dağıtan ve tüketime sunanların, son tüketiciye ulaşıncaya kadar olan süreçte gerekli kayıtları tutmak ve izlenebilirliği sağlamak, ayırıcı kimlik numarası ile ilgili tüm bilgi ve belgeleri ürün ile birlikte bulundurmak zorunluluğu olacak. (HABER MERKEZİ)
Erkan Araz - Cem Şimşek
www.evrensel.net