27 Ekim 2009 00:00

Güldünya’ya sahnede ağıt

“Namus” ya da “aşk” kılıfıyla öldürülen kadınların Türkiye’deki simgesi haline gelen Güldünya’nın yaşadıklarından yola çıkarak yazılan “Gül’e Ağıt”, yasa, töre, gelenek, ahlak, mahalle baskısı kavramlarını sorguluyor.

Paylaş

“Namus” ya da “aşk” kılıfıyla öldürülen kadınların Türkiye’deki simgesi haline gelen Güldünya’nın yaşadıklarından yola çıkarak yazılan “Gül’e Ağıt”, yasa, töre, gelenek, ahlak, mahalle baskısı kavramlarını sorguluyor. Oyun, 2004 yılında, tecavüz sonrası hamile kaldığı için erkek kardeşleri tarafından öldürülen Güldünya Tören’in başına gelen ana olayların gidişatını bozmadan, yazarın yorumunu içerecek biçimde kurgulanmış. Bakırköy Belediye Tiyatroları’nın sahnelediği Gül’e Ağıt, güncel olandan beslenen, yeni oyun yazarları kazandırma hedefiyle yola çıkan “Oyun Yaz” projesi kapsamında yazıldı. Gül’e Ağıt 30-31 Ekim Cumartesi saat 20.30’da Yunus Emre Kültür Merkezi’nde izlenebilir.
Oyunda Elif Ürse, Zeyno Eracar, Levent Tülek, Mert Asutay, Tuncay Akpınar, Yelda Baskın, Tugay Mercan, Doğacan Taşpınar ve Aytekin Özen rol alıyor. Sorularımızı yanıtlayan Mehmet Ergen, oyundaki Gül karakterinin şiddet gören kadınların simgesi olduğunu söylüyor.
Öncelikle ‘Gül’e Ağıt’ isimli oyun nasıl ortaya çıktı? Bu oyunun yazılış ve yapım aşamasını anlatabilir misiniz?
“Oyun Yaz”, öncelikli olarak toplumsal sorunları gerçekçi bir yaklaşımla kaleme alan yazarları destekleyen bir projeydi. Bu proje kapsamında daha önce de oyun yazma girişimleri olmuş, kimileri sahnelenmiş oyunları olan Deniz Altun’un bir gazete haberinden esinlenerek yazdığı bu oyun gündeme geldi. Yazarın hem dilini hem de yöneldiği konuyu uygun bularak birlikte çalışmaya başladık.

Deniz Altun’un ‘Gül’e Ağıt’ın oyununu ‘Oyun Yaz’ projesi kapsamında oluşturduğunu biliyoruz. Bu projeden biraz bahseder misiniz?
Oynanmaya değer öyküleri olduğuna inananlara bu öyküleri tiyatro oyunu haline getirmesi için destek oluyoruz. Bu sezon “Oyun Yaz” kapsamında geliştirilen 4 oyun daha var, “Gül’e Ağıt” dışında Akbank Sanat’ta Yeni Kuşak Tiyatro tarafından sahnelenecek olan ve Barış Toraz’ın yazdığı “Ben Patronum”, İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun sahneleyeceği Meltem Yıldırım’ın yazdığı “Fesleğen Çıkmazı” ve İstanbul Halk Tiyatrosu’nun sahneleyeceği, Irmak Bahçeci’ye ait “Alevli Günler”.

Güldünya Tören, yaşadıkları ve öldürülmesi ile kadına karşı şiddete ve töre cinayetlerine karşı bir simge haline geldi. ‘Gül’e Ağıt’ta Güldünya’nın hayatını sahneye taşırken hangi kriterlere dikkat ettiniz?
Yazarın Güldünya Tören’in yaşamından yola çıkarak, ancak adını “Gül” koyduğu ana karakter, bugün ülkemizde birçok kadına yönelik baskı ve şiddetin de bir simgesi bu anlamda.

Sizin için, Türkiye’de yıllardır çok can alan, her türlü çabaya karşı çözülemeyen bir soruna parmak basan bir projede yer almak ne ifade ediyor?
En önem verdiğim proje bu. Yeni seslere, soluklara ihtiyacı var tiyatromuzun. Bunun da baş mimarları oyun yazarları olmalı.

Sizce Türkiye’de tiyatro eserlerinde toplumsal sorunlara gereken özen gösteriliyor mu?
Ne yazık ki hayır.

Bu oyundan gelecekteki beklentileriniz neler? Sizce tiyatro severlerin bu oyuna ilgisi ne kadar olacak?
Özellikle yerel seyircinin kendi semtlerinde yaşanan, ancak ulusal medyada yer etmiş bir hikayeyi ilgiyle izleyeceğini sanıyorum. Bunun dışında da bizim insanlarımızı bizim dilimizle anlatmayı iyi bilen yeni bir yazar keşfedilmiş olacağı için çok mutluyum. (KÜLTÜR SERVİSİ)
ÖNCEKİ HABER

Ahşap Çerçeve’den ‘Kabare’

SONRAKİ HABER

Fındıklı Festivalinde polis provokasyonu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa