27 Ekim 2009 00:00

Tunus’ta Bin Ali diktası devam ediyor

Tunus’ta pazar günü devlet başkanlığı seçimleri düzenlendi. Ülkeyi tam 22 senedir “demokratik bir dikta rejimi” ile yöneten Zeynel Abidin Bin Ali, beşinci kez devlet başkanı seçildi.

Paylaş

Tunus’ta pazar günü devlet başkanlığı seçimleri düzenlendi. Ülkeyi tam 22 senedir “demokratik bir dikta rejimi” ile yöneten Zeynel Abidin Bin Ali, beşinci kez devlet başkanı seçildi.
Muhtemel rakiplerinin tümünü ekarte eden ve seçimlere katılmalarını yasaklayan Bin Ali, kendisinin izin verip görevlendirdiği, tanınmamış üç başka adayla “yarışmaktaydı”. Seçimden önce merak edilen konu, Bin Ali’nin seçilip seçilmemesi değil, aldığı oy oranı ayarlamasının nasıl yapılacağıydı. Örneğin, 1994’te olduğu gibi yüzde 99.9 mu, yoksa 2004’te olduğu gibi yüzde 94.5 mi almasının, demokratik bir görünüm vermek bakımından daha yararlı olabileceği sorusu, danışmanlarını meşgul etmekteydi.
Seçimin ardından Tunus İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Bin Ali’nin oyların yüzde 89.62’sini alarak 5. kez 5 yıllığına devlet başkanı seçildiği bildirildi. Bin Ali’nin rakipleri Halk Birliği Partisi’nin adayı Muhammed Buşişa’nın yüzde 5.01 ve Demokratik Birlik Partisi adayı Ahmed İnubli’nin yüzde 3.8 oranlarında oy aldıkları belirtildi.
1987 yılında Tunus bağımsızlık hareketinin lideri Burgiba’yı, “sağlık durumu ülkeyi idare etmeye elverişli olmadığı” gerekçesiyle iktidardan uzaklaştıran zamanın başbakanı Zeynel Abidin Bin Ali, o tarihten beri ülkenin üzerine bir karabasan gibi çökmüş bulunuyor.
BATI DESTEKLİ DİKTATÖR
Tam bir “polis devleti” uygulamasına başvuran, kendisinin ve eşinin aile çevresini ihya ederek kast oluşturan Bin Ali, dışarıya karşı “çağdaş bir yönetim” imajı vermeye özel bir önem veriyor.
Kendi ekonomik çıkarlarının garantiye alınmasını ve yanılsamaya dayalı dış görüntüyü yeterli gören Batılı kapitalist devletler ve hükümetler ise Tunus’u diğer bölge devletleriyle kıyaslayarak, hep rejime destek sundular. Bugün de sunmaya devam ediyorlar.
Verilere ve pratik yaşama bakılacak olursa, Tunus’un uzun bir süredir istikrarlı bir ekonomik kalkınma yoluna girdiği doğrudur. Son yirmi yılın ortalamasının yaklaşık yüzde beş düzeyinde olduğu ifade ediliyor. Bu ülkeyi ziyaret eden herkes, ilk görünüşte modern, temiz, altyapı hizmetleri neredeyse mükemmel bir ülkeyle karşılaşıyor. Barınma, eğitim, elektrik, gaz vb. hizmetlerden yararlanılabiliyor.
Ama her Tunuslunun ortak şikayeti, ekonomik büyüme ile ortaya çıkan zenginliğin, Bin Ali ve yandaşları tarafından talan ediliyor olmasıdır. Herkesin dikkatini çeken konu, başkanlık sarayının, bakanlıkların, güvenlik teşkilatının “aile efradı” tarafından işgal edilmesidir.
Bu kadar düzenli ekonomik kalkınmanın olduğu ülkenin en önemli sorunu, işsizlik olmaya devam ediyor. Genç nüfus arasında çok yüksek oranlara varan işsizlik nedeniyle, bazı bölgelerde isyanlar bile yaşandı. Geçen yıl içerisinde meydana gelen ve aylarca süren Gafsa Maden Havzası’ndaki isyanın asıl nedeni buydu.
Tunus, “polis devleti” adına layık olacak kadar çok sayıda polisi olan bir ülkedir. Ülkenin muhalif güçlerine asla nefes aldırmamak üzere kurulmuş olan bu aygıt, aynı zamanda dışarıdan gelen ziyaretçileri de takip etme, yönlendirme, gerektiğinde cezalandırma ve sınır dışı etme işlerini yerine getiriyor.
Halkın kendisine en çok lazım olan şeylerden; yani demokrasiden, insan haklarından, siyasal ve sendikal örgütlenme özgürlüğünden, söz söyleme ve basın özgürlüğünden, çalışabileceği bir işten ve karnının doyabileceği bir ekmekten yoksun olarak yaşadığı “çağdaş Tunus demokrasisi”, bir kez daha Bin Ali ve klanına katlanmaya devam edecek gibi görünüyor.
Yıldız Eren
ÖNCEKİ HABER

Lizbon’da ikna çabası sürüyor

SONRAKİ HABER

Asansör boşluğuna düşüp hayatını kaybeden işçi saatler sonra bulundu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa