EL ELE VERME ZAMANI!

EL ELE VERME ZAMANI!

Emek Partisi (EMEP), Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) ve Halk Evleri (HE), Kürt sorununa ilişkin son günlerde yaşanan gelişmelerle ilgili ortak basın toplantısı düzenledi.


Emek Partisi (EMEP), Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) ve Halk Evleri (HE), Kürt sorununa ilişkin son günlerde yaşanan gelişmelerle ilgili ortak basın toplantısı düzenledi.
Makine Mühendisleri Odası’nda düzenlenen basın toplantısına, EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, Halk Evleri Genel Başkanı İknur Birol, aydınlar, sendikacılar ve parti yöneticileri ile Halk Evleri yöneticileri katıldı. Barış gruplarının Türkiye’ye gelmesinin ardından tırmandırılan milliyetçi şoven dalganın sorumlusunun AKP, CHP ve MHP olduğu belirtilen açıklamada, “Eşit, özgür bir ülkede barış içinde bir arada yaşamak için Kürt sorununa demokratik çözüm istiyoruz” denildi.
Kurumlar adına ortak açıklamayı okuyan EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, barış gruplarının gelmesiyle beraber Kürt halkının yaşadığı sevincin, barışa olan özlemin ifadesi olarak algılanmak yerine, farklı zeminlere kaydırıldığını dile getirdi. “Bu gelişmelerin on yıllardır süren çatışma ortamını tamamen ortadan kaldıracak, kalıcı bir çözüme kavuşturulması için herkes gibi bizler de önemli sorumluluklarla karşı karşıyayız” diyen Tüzel, herhangi bir hayal kırıklığının, telafisi mümkün olmayan yeni acılara yol açacağı uyarısında bulundu.
YAŞANANLAR KAYGILARI ARTIRIYOR
“Barış guruplarının gelmesiyle oluşan olumlu atmosfere, sevince ölçü koymak yerine, yapılması gereken; bu sevincin ülkenin her köşesinde yaşanmasını sağlamak, acılara son vermek, kalıcı çözümler üretmektir” diyen Tüzel, Türkiye’nin ihtiyacının kalıcı bir çözüm olduğunu ifade etti.
Bir yanda beklenti yaratan söylemler, diğer yanda ise acıları derinleştiren gerçeklerle iç içe yaşandığını söyleyen Tüzel, Ceylan Önkol’un parçalanarak ölmesinin, spor müsabakalarındaki ırkçı ve şiddetin, devam eden operasyonların ve DTP milletvekillerine dönük uygulamaların kaygıları artırdığını dile getirdi. “Demokratik güçlere tahammülsüzlük, saldırganlık ve polis şiddetinin eşlik ettiği uygulamaların, AKP’nin ‘Demokratik Açılım’ını yalanladığına dikkat çeken Tüzel, “CHP ve MHP’nin ırkçı ve şoven tutumu ve birçok gelişme, halkımızı olduğu gibi bizleri de düşündürüyor” diye konuştu.
“Bizlere, Türkiye’nin işçilerine, emekçilerine ve sosyalistlerine düşen görev; Kürt sorununun demokratik, eşit haklar temelinde çözümünde inisiyatif alarak, gericiliğin ve emperyalizmin kurmak istediği tahakkümü kırmaktır” diyen Tüzel, halkların tarihsel birikiminin bunu başaracak potansiyele sahip olduğunu ifade etti. Çözümden Kürt halkının AKP’lileştirilmesini anlayan AKP’ye veya sömürgeleştirilmesini anlayan ABD’ye karşı mücadele edeceklerini söyleyen Tüzel, bu mücadeleyi büyüterek sürdüreceklerini dile getirdi. Kürt halkının barış sevincini Türk halkının da barış sevincine dönüştürmek zorunda olduklarını ifade eden Tüzel, “Zaman kardeşlik zamanı. Türk ve Kürt halkının el ele verme zamanıdır” diye konuştu. Ortak açıklamanın ardından soruları yanıtlayan kurum başkanları, özellikle CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın konuyla ilgili açıklamalarına tepki gösterdiler.
(İstanbul/EVRENSEL)

HER ÇOCUK BARIŞ İÇİNDE YAŞASIN DİYE

Avukat Kemal Aytaç: Burada yapılan açıklama, altına imza atacağım bir açıklama. Bugün yaşanan süreç, barışın, kardeşliğin egemen olması gereken bir süreç. Buna güç katmak, bundan sonra yapılacak çalışmalara destek vermek için buradayım. Bu ülkede, demokratım, ilericiyim, çağdaşım, aydınım diyen herkesin üzerine düşeni yapması lazım. Bugünkü yaşananlar siyasilerin bu işi başaramayacağını gösteriyor. Biz üzerimize düşeni yapmak zorundayız, müdahale etmek zorundayız.
Tüm Bel-Sen Genel Merkez Yöneticisi Nurettin Kınık: Sendika olarak bu girişimi destekliyoruz. KESK olarak da, sendika olarak da barışa dair görüşlerimizi açıkladık. 25 Kasım grevi öncesi illeri dolaşıyoruz. Buralarda bu konuda sorularla karşılaşıyoruz. Biz barışı, kardeşliği savunuyoruz. Egemenler bir biçimde bunu istismar etmeye çalışıyorlar. Bu girişimlerin karşılık bulacağına inanmıyorum. İşyerlerinde bunu görüyoruz. Artık insanların ölmemesi için herkesin duyarlı olduğunu görüyoruz. Bu bakımdan bu girişimi önemli buluyoruz.
Türkiye Barış Meclisi Sekreterya Üyesi Hakan Tahmaz: Önemli adımlar atılıyor. Buna karşı hem AKP hem de devlet içerisinde milliyetçi duruş var. AKP teslim olmuş bir Kürt hareketi istiyor. CHP ve MHP de engellemeye çalışıyor süreci. Bunun aşılması, sürecin ilerlemesi lazım. Şu bir gerçek ki, milliyetçiliğin sırtını sıvazlayarak sürecin ilerlemesi mümkün değil. AKP’nin burada bir tercihte bulunması lazım. Sürecin uzamaması lazım. Yoksa AKP de kaybeder. Demokratik çözüm için her adımın önemli olduğunu düşünüyorum. Bugün burada yapılan açıklamanın önemli olduğunu düşünüyorum.
Şair-Yazar Sennur Sezer: Barış zor bir süreçtir. İstense de istenmese de yitirilmiş oğullar, kızlar, çocuklar var, acılar var. Sanatçılar ve aydınlar bu dönemi sanat diliyle yumuşatmak, herkesin içine sindirmesini sağlamak zorunda. ‘Barış İçin Sanat Girişimi’ üyesi aydınlar bunun için harekete geçti. Çalışmalara başlıyor. Başka girişimler de var barış için. Bizler ‘Hadi oğlum ya şehit ol ya gazi’ düşüncesiyle yetiştik. Anayurdun savunulması dışında bu düşünceyi kabul etmiyoruz. Yurtlarına geri dönen barış elçilerinin arasında çocuklar da vardı. Bu çocukların yaşadığı zor durumlar, onların terörist diye anılması doğru değildi. Basının, olay kışkırtıcılarının o çocukları kendi çocukları gibi düşünmelerini istiyorum. Her çocuk barış içinde yaşamak zorunda. Bu açıklamaya bu yüzden tüm kalbimle katılıyorum.
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.