28 Ekim 2009 00:00

Patronlardan açık ‘itiraf’

Krizden sonra verimlilik ve otomasyona ağırlık veren şirketlerden kısa vadede işçi alımı konusunda olumlu bir adım beklenmiyor.

Paylaş

Krizden sonra verimlilik ve otomasyona ağırlık veren şirketlerden kısa vadede işçi alımı konusunda olumlu bir adım beklenmiyor. Sanayinin başkenti İstanbul’un sanayi odasının (İSO) Meclis Başkanı Erdal Bahçıvan, kaybolan istihdamın orta vadede kazanılması konusunda bile kötümser. Bahçıvan, “Şuanda herkes verimlilik ve kârlılığı korumayı sağlamak hesabı içerisinde” derken, Türkiye’nin büyük sanayi kuruluşlarından Kale Grubu’nun patronu Zeynep Bodur Okyay, rekabet gücünü kaybeden firmaların otomasyona yöneldiğine işaret ediyor. Dün Enflasyon Raporu’nu açıklayan Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz da yüksek işsizlik oranlarının uzun süre devam etmesini bekliyor.
Sanayi üretiminden gelen son sinyal, istihdam artışı konusundaki beklentileri olumsuz etkiledi. Yıl başından bu yana 6 aydır artan üretim endeksi, ağustosta yüzde 5,7 geriledi. Haziranda mayıs ayına göre yüzde 6,6 oranında yükselen sanayi üretimi endeksi temmuzda hız kesti ve haziran göre yüzde 0,9 oranında arttı. Oran, ağustosta ise negatife döndü ve temmuza göre yüzde 5,7 geriledi. Bu arada TÜİK verilerine göre Türkiye’de geçen yılın ağustosunda yüzde 9,8 olan işsizlik oranı, bu yıl haziran itibarıyla yüzde 13’te bulunuyor. Yüzde 8-9 gibi büyüme rakamlarının yakalanmasıyla birlikte istihdamda gözle görülür bir düzelme olacağı görüşünde birleşen Türkiye’nin önde gelen sanayicileri, krizin işletmelerin istihdama bakış açısını da değiştirdiğine dikkat çekiyor.
‘ÜÇ BEŞ SENE DÜZELMEZ’
İSO Meclis Başkanı Erdal Bahçıvan, konuyla ilgili olarak Cihan’a yaptığı değerlendirmelerde, kapasitedeki gelişmelerin birebir işsizliğe bir katkı sağlayacağını orta vadede imkan dahilinde görmediğini dile getiriyor. Herkesin verimliliği ve kârlılığı korumayı sağlamak hesabı içerisinde olduğunu ifade eden Bahçıvan, “Türkiye’nin bu dönemi önümüzdeki süreç için istihdam temeli atma noktası olarak değerlendirmesi gerekiyor.” ifadelerini kullanıyor.
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçılar Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle ise, sektöründe kriz boyunca SSK rakamlarına göre 100 binin üzerinde işini kaybeden olduğunu şu anda ise istihdamda kaybın durduğunu belirtiyor. Ağustos ayı itibariyle 6 bine yakın kişinin tekrar sigortalandığını belirten Gülle, “Bizim sektörümüzde birazcık geriye dönük biraz hareketlenme ve işçi almaların başladığını gösteriyor” diyor. İstihdamdaki kaybın krizden sonra yerine gelmesinin mümkün olmadığını dikkat çeken İTHİB Başkanı, şöyle konuşuyor: “Bunun düzelmesi en az birkaç seneyi alacaktır. Bir de bu kriz insanlarda dar koşullarda çalışmayı öğretti. Yani işler açılsa bile istihdam da çok büyük bir artış olacağını düşünmüyorum” Gülle, işsizliği azaltmak için en az yüzde 5’in üstünde büyüme gerektiğini kaydediyor.
(İstanbul/EVRENSEL)

İŞSİZLİK VERİLERİ

TİSK’in hazırladığı raporda işsizliğe ilişkin şu vurgular öne çıkıyor:
* Sanayi sektöründeki üretim kaybı nedeni ile sanayide istihdam edilenlerin payı da azalmaya devam etmektedir. Toplam istihdam edilenler içinde sanayi sektörünün payı 1,8 puan azalmıştır.
* İşsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 842 bin kişi artarak 3 milyon 267 bin kişiye yükselmiştir.
* Kentsel alanda işsizlik oranı 4 puan artışla yüzde 16
* Genç nüfusta işsizlik oranı 2008 yılı Temmuz ayında yüzde 18,9 iken bu yılın aynı ayında %23,2’ye yükselmiştir. Kentlerde genç işsizlik oranı %27,8 düzeyine ulaşmıştır.
* Tarım dışı işsizlik oranı %16,3’tür.
* Son aylarda işsizlik oranındaki artış hızının zayıflaması mevsim etkisine bağlı olduğundan, geçici niteliktedir. İşsizlik oranının 2010’da yıllık ortalama yüzde 16’ya yükselmesi beklenmektedir.

DİSK: FARKLI SOSYAL VE EKONOMİK TEDBİR ŞART

“Sanayi sektöründe üretim kapasitesi tahrip oluyor, 214 sanayi sektöründen 180’inde üretim gerilemeye devam ediyor” diyen DİSK faturanın emekçilere çıkarıldığını bildirdi: Sanayi sektöründeki gerileme işçi çıkarma, ücretleri düşürme ve esnek istihdam modellerinin hayata geçirilmesi için bahane olarak kullanılmaktadır. Toplumun büyük çoğunluğunu kontrolsüz iktisadi piyasa koşullarını benimsemeye zorlamaktadırlar. Sanayi sektöründeki üretimi ve üretim kapasitesinin kaderini de piyasanın insafına terk etmiştir.”
Sanayi üretim ve kapasite verilerindeki yüzde 14’lük gerilemenin kısa vadede sona ermeyeceğinin anlaşıldığını ifade eden Disk Genel Sekreteri Tayfun Görgün şunları söyledi: “Üretim verilerini tamamlayan diğer resmi veriler ve DİSK’e ulaşan bilgiler uzun vadeli ve bütünsel tedbirler alınmadığı takdirde gerileme eğiliminin 2010’da da süreceğini ortaya koyuyor. Hükümetin kriz algısı, mali sistem, bankalar, borsa ve diğer para hareketleriyle sınırlıdır. Fakat reel sektördeki bu gerilemenin devam etmesi başta mali ve banka sektörü olmak üzere bütün sektörlerin sağlam biçimde ayakta kalmasına imkân vermeyecektir. İstihdamı koruyan ve geliştiren, yatırımları artıran, sosyal ve ekonomik tedbirlerin biran önce hayata geçirilmelidir.”
ÖNCEKİ HABER

Çekin artık ellerinizi çocuklarımızdan

SONRAKİ HABER

Ömer Fethi Gürer: 1 milyar 200 milyon metre kare "taşınmaz" kimlere satıldı?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa