28 Ekim 2009 00:00

BASIN TURU

Irak’ın başkenti Bağdat’ta yaşanan ve tamamı suçsuz 130’dan fazla Irak vatandaşının ölümüne, en az 800’ünün de yaralanmasına yol açan patlamalar dolayısıyla Bağdat halkı, derin bir korku yaşıyor.

Paylaş

Bağdat’taki patlamalar Obama için baş belası
Irak’ın başkenti Bağdat’ta yaşanan ve tamamı suçsuz 130’dan fazla Irak vatandaşının ölümüne, en az 800’ünün de yaralanmasına yol açan patlamalar dolayısıyla Bağdat halkı, derin bir korku yaşıyor.
Bu patlamalar, Irak’ta siyasi alanda faaliyet gösteren partilerin ve seçkin zümrenin arasında, birçok konuda derin fikir ayrılıklarının ve anlaşmazlıkların yaşandığı bir döneme denk geldi. Bu anlaşmazlıklara sebep olan konuların başında da, Araplar ve Kürtler arasında çekişmeli bir konu olan Kerkük bölgesi ile seçim kanunu hakkında yaşanıyor.
Irak parlamentosu, Ocak ayının ortalarında yapılması planlanan seçimlere yönelik hazırlanan ve aynı zamanda istenmeyen sonuçlara yol açabilecek büyük bir macera olan seçim kanununun onaylanması hususunda başarısız oldu.
‘Kanlı Çarşamba patlamaları’ olarak adlandırılan patlamalardan iki ay sonrasına denk gelen dünkü patlamalar, Irak’ta istikrarı yok etmeyi, kırılgan olan güvenliği sarsmayı ve ABD kuvvetlerinin çekilmesinden sonra Irak güvenlik güçlerinin bazı şehirlere hakim olmasını engellemeyi hedefliyor.
Resmi çevreler, El-Kaide örgütünü ve Baas Partisi mensuplarını bu patlamalardan sorumlu tuttu. Ancak geçtiğimiz Ağustos ayında yaşanan ve parlamento binasıyla beraber altı bakanlık binasını da hedef alan patlamalar hakkında yönelttikleri ithamlar gibi, bu ithamları hakkında da inandırıcı hiçbir resmi kanıt ortaya koymadılar.
Patlamalar, bir intihar eylemcisinin, patlayıcı yüklü bir kamyonu Adalet Bakanlığı binasına sürerek, kamyonu patlatması şeklinde cereyan etti. 1996 yılında ABD’nin El-Hobar ve 1998 yılında Nairobi elçiliklerine ve yaklaşık aynı tarihlerde Mısır’ın İslamabat elçiliğine yapılan saldırılar da, aynı yöntemle yapılmıştı.
‘El-Kaide’ örgütünün bu saldırıları gerçekleştirdiği iddiaları şayet doğruysa, bu durum, ülkede güvenliğin çöküşünden ve çatırdayan siyasi çevrelerdeki ayrılıklardan yararlanıp örgütün toparlandığını, kendi güçlerini tekrar yapılandırdığını gösterir. Ayrıca, El-Kaide’den ayrılıp, bizzat El-Kaide ile savaşmak üzere ABD kuvvetleri saflarına katılan El-Sahvat Kuvvetleri’nin, tekrar ilk haline döndüğü de, çok uzak bir ihtimal değildir.
Bu patlamalar, Irak’ta güvenliği sağladığı konusunda adı ön plana çıkan ve güvenlik konusunu gelecek seçimlerde slogan yapmayı tasarlayan Nuri El-Maliki’yi olumsuz yönde etkileyecek, onun ve koalisyonunun (Hukuk Devleti Koalisyonu) canını sıkacaktır.
Ve belki, bu patlamalardan dolayı ABD Başkanı Barak Obama’nın canı daha da fazla sıkılacaktır; zira Obama, Irak’tan çekilme planlarını, Irak’ta güvenliğin sağlandığı ve Irak güvenlik güçlerinin, artık Irak’ta güvenliği kendi başlarına sağlayabileceği esasına dayandırmıştı. İşte dünkü patlamalar, bu projeleri havaya uçurmuştur.
Londra’da Arapça yayımlanan Al-Quds Al-Arabi
gazetesi, başyazı, 26 Ekim 2009
Arapça’dan kısaltarak çeviren: Adnan Yılmaz
ÖNCEKİ HABER

Kışkırtma ve saldırılara karşı birlikte mücadele çağrısı

SONRAKİ HABER

23 yaşındaki asansör teknisyeni akıma kapılarak öldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa