CUMHUR DEMOKRASi iSTiYOR

CUMHUR DEMOKRASi iSTiYOR

Cumhuriyetin ilan edilişinin 86. yılı bugün tüm yurtta çeşitli etkinliklerle kutlanacak.


Cumhuriyetin ilan edilişinin 86. yılı bugün tüm yurtta çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Emperyalist güçlerin işgalinin başta Türkler ve Kürtler olmak üzere Anadolu ve Mezopotamya halkları tarafından sona erdirilmesinin ardından kurulan cumhuriyet geçen 86 yılda çözdüğü sorunların yanında çözemedikleriyle de gündeme geldi.
Kürt sorunu, laiklik sorunu emperyalist ülkelerle girilen bağımlılık ilişkileri gibi sorunlar varlığını sürdürüyor.
Siyasi partiler sendikalar ve kitle örgütleri cumhuriyetin 86. yılına ilişkin yaptıkları açıklamalarda, cumhuriyetin kurulduğu dönem açısından bir ilerleme olduğunu ancak bugün yaşanan sorunların artık çözülmesi gerektiğini söylediler.
TÜZEL: TESLİM EDİLMİŞ CUMHURİYET
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Levent Tüzel tarafından yapılan açıklamada, “Halkımızın ihtiyacı bağımsız, demokratik ve gerçekten laik bir cumhuriyettir” denildi. Türklerin, Kürtlerin ve bu topraklarda yaşayan her dilden ve her inançtan halkların emperyalist işgale son vererek kurdukları cumhuriyetin 86. yılının kutlandığını hatırlatan Tüzel açıklamasında, “Ancak bugün halk egemenliğiyle ilgisi bulunmayan, savaşların ve sömürünün kol gezdiği yeni dünya düzeni koşullarına uyarlanarak, işbirlikçiler eliyle emperyalist egemenliğe teslim edilmiş bir cumhuriyet yönetimindeyiz” ifadelerine yer verdi.
‘HALKLAR İÇİN HEYECAN VERİCİ DEĞİL’
Tüm resmi söyleme, şaşaalı gösterilere rağmen, ekonomik, siyasi, askeri, sosyal, her alanda emperyalist tahakkümün ve işbirlikçi yönetimlerin egemenliğindeki bir cumhuriyetin 86. yılını kutlamanın, halklar için heyecan verici olmadığına dikkat çeken Tüzel, IMF’nin, Dünya Bankası’nın toplantılarına ev sahipliği yapan, kendi işçisine, emekçisine, genç ve kadın yurttaşlarına cumhuriyet düşmanlarıymış gibi saldıran, polis ve asker şiddetini artıran yönetimlerin başında bulunduğu bir cumhuriyette yaşamanın mutluluk verici olmadığını dile getirdi.
BAĞIMSIZ DEMOKRATİK VE LAİK CUMHURİYET
Açıklamasında, “Bölge halklarıyla ilişkilerinde emperyalist planların uzantısı olarak hareket eden, hâlâ cunta yönetiminin halka dayatmış olduğu darbe Anayasası ile yönetilen, Kürtlerin ve Alevilerin ayrımcılığa tabi tutulduğu, farklı diller ve kültürlerin özgür ve eşit olmadığı bir cumhuriyetin; demokratik, laik ve bağımsız olduğundan söz etmek mümkün değildir” ifadelerine yer veren Tüzel, Türkiye halklarının, bağımsız, gerçekten laik ve demokratik bir cumhuriyete ihtiyacı olduğunu ifade etti.
Tüzel açıklamasını şöyle sürdürdü: “Demokratik cumhuriyet; Türklerin ve Kürtlerin tam hak eşitliğine sahip oldukları, Alevilerin ayrımcılığa tabi tutulmadıkları, her dilden, her inançtan ve her kültürden halkımızın eşit ve özgür olarak yaşadıkları, işsizliğin, açlığın ve sefalettin değil, mutluluğun kol gezdiği bir cumhuriyettir. Bu özlemin gerçeğe dönüşmesi için tüm halklarımızı el ele vermeye ve birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.”
‘DEMOKRASİ TALEP EDEN EZİLDİ’
Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkanı Alper Taş ise, halkların ihtiyacı olanın eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik ve emekçi bir cumhuriyet olduğunu ifade etti. 1923’te emperyalistlere karşı verilen mücadelenin ardından kurulan cumhuriyetin zaman içerisinde gericileştiğini dile getiren Taş, bu süreçten sonra, işçi sınıfının, sosyalistlerin başka halklar, kimlikler var diyenlerin ezildiğine dikkat çekti. Kürtler ve Alevilerin ezildiğini, ABD emperyalizmiyle bağımlılık ilişkilerinin geliştirildiğini ifade eden Taş, laikliğin geliştirilmediğini, devlet tarafından sadece bir mezhebin korunduğunu dile getirdi. Anayasa’da yer alan “Laik, demokratik, sosyal hukuk devleti” muhtevasının ortadan kalktığını dile getiren Taş, “Bugün, kurulmuş cumhuriyet tasfiye olmuş; piyasacı, ılımlı İslamcı bir cumhuriyet inşa edilmiştir” dedi. “Bizim ihtiyacımız olan cumhuriyet, eşitlikçi özgürlükçü demokratik emekçi cumhuriyetidir” diyen Taş, bugün yapılması gerekenin bunun için mücadele etmek olduğunu ifade etti.
DEĞERLER AYAKLAR ALTINDA
Türkiye Komünist Partisi (TKP) Siyasi Büro tarafından yapılan açıklamada da, yıllardır birbirine benzeyen resmi kutlamaların ikiyüzlülük olduğu belirtildi. Bugün iktidarı elinde tutanların cumhuriyetin tüm değerlerinin ayaklar altına aldığının belirtildiği açıklamada, “Cumhuriyet fikrine ve kazanımlarına sahip çıkabilecek, onu geliştirebilecek tek güç emekçi halktır. TKP sizi, ülkemizin ilerici, yurtsever, devrimci birikimini, ülkede yaşayan bütün halkların özgürlük ve eşitlik temelinde kuracakları yeni bir cumhuriyetle durdurmaya çağırıyor” denildi. (İstanbul/EVRENSEL)

DEMOKRATİK CUMHURİYET TALEBİ
DTP Eşbaşkanları Emine Ayna ve Ahmet Türk tarafından yapılan açıklamada, 72 milyon yurttaşın birlikte, "barış içinde, eşitçe-özgürce-kardeşçe" yaşamalarına olan inancın her geçen gün arttığına dikkat çekildi. Demokratik bir Cumhuriyette, “tek bir anlayışın tek bir inancın egemenliğinin değil, tüm inanç ve mezheplere eşit uzaklıkta bir rejimin” olduğunun belirtildiği “Biliyoruz ki demokratik Cumhuriyette, seçkin azınlıkların merkeziyetçi bürokrasileri değil doğrudan-katılımcı yerinden yönetim sistemi vardır. Tek bir etnisitenin tektipleştirilen hükümranlığı değil, tüm halkların, kültür ve dillerin eşit ve özgürce yaşamalarının uyumlu modeli vardır" değerlendirmesinde bulunan Ayna ve Türk şunları kaydettiler: “Kürt sorunu, cumhuriyetin prensipleri olan eşitlikçi-özgürlükçü-kardeşlik doğrultusunda ve kendi iç dinamiklerimizle birlik ve beraberlik içerisinde çözmekten başka bir yol kalmamıştır. Tüm yurttaşlarımızın farklılıklarıyla özgür ve eşit yaşayacağı demokratik bir cumhuriyeti birlik ve dayanışma ruhuyla yaratacağımıza olan inanç ve kararlılığımızla Cumhuriyet Bayramı'nı en içten saygı ve sevgilerimizle kutluyoruz."

AYRIMCILIK YAPMAYAN CUMHURİYET İSTİYORLAR
Ali Balkız (Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı): “Aleviler laik, demokratik, eşit yurttaşlığın olduğu, Alevilerin demokratik haklarının tanındığı bir cumhuriyet istiyorlar. Zorunlu din derslerinin ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın olmadığı, çoğulculuğu esas alan bir anayasa değişikliğinin de yapılarak, toplumun tüm kesimlerinin sorunlarının çözüldüğü bir barış ortamının sağlanması da isteklerimiz arasında. Özellikle emekçilerin özlük ve hak alma sorunlarının olmadığı, düşünce ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırıldığı, yoksulluk ve işsizliğe karşı köklü bir çözümü içeren bir cumhuriyet Alevilerin istekleri elbette. Bütün bu taleplerimizi, nasıl bir cumhuriyet istediğimizi 8 Kasım’da İstanbul’da yapacağımız mitingde dile getireceğiz.”

Ercan Geçmez (Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı): Alevilerin özlem duyduğu Cumhuriyet, vatandaşları arasında dil, din, ırk ayrımı yapmayan, tüm vatandaşlarına eşit olan bir cumhuriyettir. Laik, evrensel hukuk normlarına uyan, kendi vatandaşları arasında ayrım yapmayan, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığıyla bağlı, bu ülkenin çeşitli kültürlerinin, ‘çeşitlilik’ olduğunu, bunu Anadolunun zenginliği olarak kabul eden bir cumhuriyet Alevilerin özlemi olan bir cumhuriyettir.

KADINLAR ‘CUMHUR’DAN SAYILMIYOR
Hülya Gülbahar (KADER Genel Başkanı): Cumhuriyetin ilk yıllarında hayatın her alanında girişilen eşitliği sağlama çabaları çoktan unutuldu gitti. On yıllardır Türkiye, kadın-erkek eşitliği açısından sadece Avrupa ülkeleri arasında değil, tüm dünya ülkeleri arasında “sonunculuğu” kapmak için yarışıyor. TBMM’de kadın oranı yüzde 9.1, Türkiye’nin 81 ilinin birinde bile kadın vali yok, üstelik 39 ilin il genel meclislerinde bir tek kadın bile yok. Sadece erkeklerin yönettiği bir ülke… Kadına karşı şiddet konusunda çıkarılan yasaların hiçbiri uygulanmıyor. Uluslararası bir mahkeme kararı bile ciddiye alınmayıp “münferit” diye geçiştirilirken, her gün, boşanmak istediği için sevdiği erkekle birlikte olduğu için hatta ve hatta cep telefonunu açmadığı, tayt giydiği için birkaç kadın öldürülmeye devam ediyor. Genç işsizlerin yüzde 88’i kadın iken, kadınların her türlü sosyal güvenlik hakları yok ediliyor, kadınlar Başbakanlık zoruyla üç çocuk doğurup evlere kapatılmak isteniyor. Cumhuriyet “Bayramı” yaklaşırken, SHÇEK’in açıkladığı stratejik plan ile toplum merkezleri kapatılmak; kurumdan yatılı hizmet alan çocuklara, yaşlılara, özürlülere ait tüm kurumlar kapatılarak “evde ücretli bakım” sistemi getirilmek isteniyor. Görüldüğü gibi kadınlar “cumhur”dan sayılmıyor. “Türkiye Erkek Cumhuriyeti” egemenliklerinden milim taviz vermemek için diktatöryel bir mücadele veren memleketin tüm erkeklerine, hayırlı uğurlu olsun!..

CUMHURİYET DEMOKRASİ İLE TAÇLANDIRILMALI

“BİZ bu ülkenin demokratikleşmesini istiyoruz” diyen KESK Genel Başkanı Sami Evren, demokratik bir cumhuriyetin olabilmesi için devletin demokratik bir anayasaya sahip olması gerektiğini söyledi. Eşitlikçi, özgürlükçü bir anayasaya sahip olmayan devletin, Türkiye halkını kucaklayamayacağına dikkat çeken Evren, “Bizlerin vermiş olduğu mücadele cumhuriyetin demokratikleşmesi mücadelesidir. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı demokratik cumhuriyete ulaştığımız günlerde daha anlamlı hale gelecektir” dedi.
Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, Cumhuriyet Bayramı nedeniyle yayımladığı mesajda şu görüşlere yer verdi: “Türkiye’deki bir arada kardeşçe yaşama kültürünü de ‘medeniyetlerin savaştırılması’ tezi önünde büyük bir engel olarak görmüşlerdir. Ama bilinmelidir ki 21. yüzyıl, ‘bölünmelerin’ değil ‘birleşmelerin’ yaşanacağı bir yüzyıldır ve 21’inci yüzyılı 19’uncu yüzyıl gibi yaşamak mümkün değildir. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın; birlik ve bütünlük içindeki Türkiye, Doğu’ya medeniyeti, Batı’ya insanlığı öğretecektir. Dünyada savaş isteyenlerin karşısında barış isteyenlerin dediği olacaktır.”
Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu ise Cumhuriyetin ilanının 86. yıl dönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, kendi bölgesinde model olan, uluslararası diplomatik girişimlere ve toplantılara ev sahipliği yapan Türkiye’nin, hâlâ darbeler ve cuntalarla anılmasının büyük bir ayıp olduğunu belirterek, “Türkiye, artık bu ayıptan kurtulmalıdır” dedi. Uslu açıklamasını şöyle bitirdi: “Cumhuriyet daha çok güçlendirilmeli ve Cumhuriyetin şanına uygun bir demokrasi uygulaması ile taçlandırılmalıdır. Bizler çalışanlar olarak, ancak demokratik gelişmiş ve kalkınmış bir ülkede hakkımızı alacağımıza inanıyor, Cumhuriyeti ve demokrasiyi tartışmaya açanlara karşı duruşumuzu sürdürüyoruz.” (HABER MERKEZİ)
www.evrensel.net