30 Ekim 2009 04:00

ÖZGÜRCE

Barınma, sadece insanlar için değil yeryüzündeki tüm canlılar için doğal bir haktır.

Paylaş

Barınma, sadece insanlar için değil yeryüzündeki tüm canlılar için doğal bir haktır. İnsanoğlu, Sanayi Devrimi’ne kadar barınma ihtiyacını yaşadığı coğrafyanın, kültürün gerektirdiği biçimde sağlamıştır. Ne zaman ki Sanayi Devrimi ve fabrika sistemiyle insanlar binlerce yıldır yerleşik oldukları yerlerinden, yurtlarından kopup kentlere gelmişlerdir; barınma da toplumsal bir sorun haline gelmiştir. Mülkiyet ve girişimcilik hakkı üzerine kurulmuş olan liberal demokrasi anlayışı, diğer sosyal haklar gibi barınma hakkını da görmezden gelmiştir. Ancak işçi sınıfı mücadeleleri ve reel sosyalizmin tehdidi ile barınma da diğer sosyal haklarla birlikte gündeme gelmiştir.
Türkiye’de de kapitalizmin gelişim süreci içinde barınma, son derece liberal bir anlayışla, mülkiyet edinme temelinde ele alınmış ve böylece, bir taraftan büyük rant alanları sermaye birikimine kaynaklık ederken, diğer taraftan mülk edinebilecek gelire sahip olmayanlar, barınma sorunuyla karşı karşıya bırakılmıştır. Devletin barınma sorununu çözmek yerine sermayeye rant alanı açma anlayışıyla uyguladığı “kentsel dönüşüm projeleri” ile, mülke sahip olanların da bir bölümünün mülküne el konarak, barınma sorunu daha da yaygınlaştırılmaktadır.
İnsanın en temel ihtiyacı ve hakkı olan barınmayı sermayeye kaynak aktarmanın yolu olarak gören devletin ve onun başındaki AKP Hükümeti’nin bu konudaki son icraatı, Kocaeli’nde Arızlı depremzede konutlarında yaşanmaktadır. 17 Ağustos depreminin ardından depremzedelerin barınma ihtiyacını karşılamak üzere dönemin Irak hükümetinden sağlanan hibeyle yaptırılan Arızlı konutlarında oturanlar kapı dışarı edilmiştir. Depremzedelerden boşalan konutlara ise bürokratlar yerleştirilmiştir.
10 yıl önce depremle yıkılan Arızlı sakinleri, 10 yıl sonra AKP Hükümeti’nden gelen yıkımı kabullenmemiş ve barınma hakları için örnek bir mücadele yürütmektedir. Görevi yurttaşların barınma ihtiyacını karşılamakken, depremzedelerin barınma hakkını ihlal eden devlet, gücünü yine copuyla, gazıyla göstermektedir. Barınma hakkı mücadelesi veren Arızlı sakinlerine karşı baskıcı ve acımasız tutum, AKP Hükümeti’nin ağzından düşürmediği “demokrasi” konusundaki samimiyetini de açıkça ortaya koymaktadır.
ÖZGÜR MÜFTÜOĞLU
ÖNCEKİ HABER

‘Kör olmayın da görün bizi!’

SONRAKİ HABER

Rize'de ormana çöp depolama alanı kurulmasına tepki: Sağlığımızın peşindeyiz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa