Lice’nin acıları bir köylünün 60 yıllık günlüğünde

Lice’nin acıları bir köylünün 60 yıllık günlüğünde

DİYARBAKIR’ın Lice ilçesine bağlı Çeper köyü Puneyn mezrasında ikamet eden Ahmet Tektaş (80) isimli yurttaş, 1947 yılından bu yana günlük tutuyor.


DİYARBAKIR’ın Lice ilçesine bağlı Çeper köyü Puneyn mezrasında ikamet eden Ahmet Tektaş (80) isimli yurttaş, 1947 yılından bu yana günlük tutuyor. Tektaş’ın günlüğünde, kendi köyü başta olmak üzere Lice’de yaşanan düğünlerden, cenazelerden, köylerin boşaltılması, Lice’nin yakılması, Lice depremi’ne kadar bir çok olay yer alıyor.
80 yaşındaki Ahmet Tektaş 1947’den beri günlük tutuyor. Hiç okula gitmeyen Tektaş, okuma yazmayı gençlik yıllarında çevresinde bilenlerden ve daha sonra da askerde öğrendiğini söyledi. Tektaş, günlük tutma merakını, “1947 yılında bizim köyde aynı anda bir kişi öldü biri de dünyaya geldi. Ben de bunu belgelemek istiyordum ama okuma yazmam yoktu. Çevreden biraz yardım alarak yazmayı öğrendim ve o günü defterime yazdım” şeklinde anlattı. 1948 yılında askere gittiğini ve askerde okuma yazmayı öğrendiğini ifade eden Tektaş, “Tezkere alıp geldikten sonra bir günlük tutmaya başladım. Köyde ölenleri, yeni doğanları, düğünleri, köydeki ilginç olayları defterime kaydetmeye çalıştım” diye konuştu.
DEPREM, İNFAZ, YIKIM NOTLARI
Tektaş, “Mesele defterimde 12 Eylül 1980 darbesi bile var. Açıklama yapan komutanı radyodan dinledim ve onu hemen not ettim. 1975 Lice depremi oldu. Deprem olduğunda ben köydeydim. Her taraf sallandı. Bunu da yazdım” dedi. Tektaş depremi günlüğüne şu cümlelerle not etmiş; “Lice ve çevre köylerde şiddetli deprem oldu. Kıyamet günü koptu. Hiçbir şey kalmadı hem can, hem mal gitti. 6 Eylül 1975 Cumartesi saat 12.20.” Bölgede ve Lice’de yaşanan çatışmalı ortamı, faili meçhul cinayetleri ve köylerin yakılmasını da günlüğüne not eden Tektaş, “Lice de başımızdan çok olaylar geçti. Söylendi ki Bahtiyar Aydın ölmüş. Cuma günüydü. Millet namazdaydı. Haber geldi Lice’nin tamamı yakılmış. Giriş çıkışlar yasaklanmış. 3 gün sonra Lice’ye gittim. Beni ilçeye almadılar. Tüm bunları da defterime not ettim” dedi.
DEFTERE GÖZALTI
1994 yazında askerlerin köylerinin boşaltılması için geldiğini belirten Tektaş, “Köy abluka altına alındı. Ardından bir yüzbaşı geldi ve ‘Köyü bir gün içinde boşaltacaksınız, yoksa ateşe veririz’ dedi. Biz de çocuklarımıza zarar gelmesin diye kalkıp Adana’ya göç ettik. 2 yıl geçtikten sonra geri geldiğimizde köyümüzün de yakıldığını gördük” dedi. 1997’de köylerine yapılan bir baskın sonrası kendileri ile birlikte defterinin de gözaltına alındığını anlatan Tektaş, “Karakolda bana ‘Bunları niye yazıyorsun’ diye sorduklarında ben de ‘Gerçek öyleydi onları yazdım’ diye cevap verdim. Benim ifademi aldıktan sonra serbest bıraktılar ama defterimi vermediler. Ben ‘Defterimi verin yoksa gitmem, hatırası var, beni savcılığa götürün’ diye ısrar edince verdiler” dedi.
(Diyarbakır/DİHA)
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.