30 Ekim 2009 04:00

BASIN TURU

Bush yönetimi altında göçmenler, sürekli bir korku devletinde yaşadılar; kimliksiz olan ve Latin görünen herkes ‘iç güvenlik’ ajanları tarafından teröristlikle suçlandılar.

Paylaş

Bush yönetimi altında göçmenler, sürekli bir korku devletinde yaşadılar; kimliksiz olan ve Latin görünen herkes ‘iç güvenlik’ ajanları tarafından teröristlikle suçlandılar. Aileler bir birlerinden koparıldı, çocuklar ebeveynlerinden uzaklaştırıldı, mülkler terk ettirildi. Büyük ölçüde Nazi Gestaposu’nu hatırlan bu senaryo, Obama yönetiminde küçük bir değişikliğe uğradı. Obama’nın Bush’un göçmen stratejisini değiştirme vaadi, diğer bütün vaatleri gibi bariz bir yalandır. Obama yönetimi, Bush zamanındaki göçmen politikalarını yürütüyor ve genişletiyor; tıpkı Bush’un savaş, banka kurtarma, sivil hakları kısıtlama politikalarını devam ettirdiği gibi. Obama’nın İç Güvenlik Başkanı Janet Napolitano, “Uygulamayı genişletiyoruz ve sanırım doğru yoldayız” dedi. Buradaki ‘doğru yol’, Bush’un yoludur. Obama, “Bush yönetiminde başlatılan ve şimdi Obama yönetimi altında katı bir biçimde devam ettirilen federal yasalardaki bir değişiklikte” yoğunlaşıyor. (Los Angles Times, 3 Ekim 2009)
Los Angeles Times, son günlerde Los Angeles’de işten çıkarılan, Obama yönetiminin kurbanı olan ülke genelindeki diğer binlerle aynı acı kaderi paylaşan 1800 göçmene gönderme yapıyor. Göçmen işçi çalıştırmaktan kuşkuya düşen şirketler, hedefe kondu ve yakından izlendi “Ama şirketlere yönelik bir saldırıyla sonuçlanma yerine Göç ve Gümrük Muhafaza, sadece patronları uygun evrakları olmayanları işten çıkarmaya zorluyor”. Bu meselenin yönetiminde Obama yönetiminin sefil yaklaşımı, işten çıkarılan kadın ve erkeklerin kaderine ilgisiz kalıyor. Göçmenler, işten çıkarılırken hiçbir işsizlik sigortası almıyorlar. Böylece ciddi bir resesyondaki işsizliğin ağır yükü katlanıyor ve yıllarca ABD’de yaşayan aileler, korkunç bir acıya bırakılıyor. Obama’nın göçmenlere yönelik bu insafsız yaklaşımı, sağlık reformu planını açıklarken gururla övünerek “Yasadışı göçmenlerin hakkı olmayacak” dediğinde ulusal olarak da ortaya çıktı. Daha sonra göçmen çocukların sağlık sigortasının olup olmayacağı sorulduğunda Obama, sevecenmiş gibi göründü. İstisnalar kabul edilebilir, “Kısmen, çünkü eğer burada yasadışı sayılabilecek ama hâlâ oyun alanlarında ve okullarda çocuklarınız varsa ve potansiyel bir hastalık geçiriyorlar ve geçirdikleri söylenebiliyorsa, aşıları da yoksa bir istisna yapmak gerekebilir” dedi. Başkan yeterince açık: göçmenlerin ya da göçmen çocuklarının temel bakımlarını umursamak sıfır endişe kaynağıdır. Obama’nın göçmenlere yaklaşımındaki bütün yöntemler, Bush döneminde doğan programları yansıtıyor. Göçmen ve Latin aileleri toplumun gölgelerinde daha fazla sıkıştıracak tehlikeli sonuç, ciddi bir suça kurban gittiklerinde ya da tanık olduklarında, aile içi şiddete maruz kaldıklarında ya da nefretin kurbanı olduklarında polis çağıramayacak olmalarıdır. Birçok Latin toplumu, daha sokağın başında polis tarafından şüpheli olarak yakalanmak ve sınır dışı edilmekle ünlendi.
Obama’nın göçmenler konusunda temsil ettiği politikalar, sağa kayıyor. Ancak Obama’nın takip ettiği Demokrat Parti de isterik bir biçimde göçmen karşıtlığı yapıyor. Yüksek rütbeli Demokrat Charles Schumer, Bush döneminin militarist sınırlarını da içeren büyük oranda cezalandırıcı olan bir ‘göçmen reformu’ yasa tasarısının yaratılmasına yardım ederek saldırgan demokratlara öncülük ediyor. Bugüne kadar bu yasa tasarısı, ‘genel prensiplerden’ ibaretti, göçmen işçilerden yararlanan büyük şirketlerin bölünmesini yatıştıran politikalar üzerinde uzlaşımdı. Bundan sonra vasıflı göçmen işçiler ayrıcalıklı olacak, daha az vasıflı olanlar sınır dışı edilecek; yönetim bazılarını hayvanlar gibi avlarken bazı göçmenlerin kalmasına ve çalışmasına izin verilecek. Demokratlar, göçmen felsefeleriyle ilgili, ‘hoşa gitmeyen’ göçmenleri şeytanlaştırırken diğer taraftan şirketlere yeteri kadar ucuz emek sağlamak istediklerini söylediler. ABD şirketleri, ABD’deki göçmenlere köle ücreti ödeyerek durumdan daha fazla yararlandılar. Bu adaletsizliklere karşı konuşmak da sınır dışı edilmekle eş tutuldu. Sonuç olarak, bu böl parçala taktiğiyle ABD’nin de Latin Amerika işçilerinin de ücretleri düşürüldü. Günah keçisi göçmenler, bu stratejinin işlemesi için büyük bir öneme sahip. Öyleyse göçmenler konusundaki tek ilerici çözüm, planlanan şirket saldırılarına karşı bütün işçilerin birleşmesi ve ABD’deki bütün işçilerin sadece eşit haklar değil, yaşanabilir bir ücret de almaları gerekliliğidir.
Shamus Cooke, 26 Ekim 2009
ÖNCEKİ HABER

6 Kasım’da buluşalım...

SONRAKİ HABER

Cannes Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa