Hacettepe’de yaşananlar

Hacettepe’de yaşananlar

26 Ekim Pazartesi günü üniversitemizde yaşanan olaylardan ciddi rahatsızlık duymaktayız.


26 Ekim Pazartesi günü üniversitemizde yaşanan olaylardan ciddi rahatsızlık duymaktayız. Olaylar sabah saatlerinde hazırlık binasında özel güvenlik güçlerinin solcu arkadaşlarımızın stantlarına saldırmasıyla başladı. Sonrasında rektörlüğün isteğiyle üniversiteye giren polis güçlerinin tavrı sonucu olay kısa sürede büyüdü. Polisin saldırgan tutumu nedeniyle okulumuz neredeyse savaş alanına döndü. Öğrenciler kütüphaneye kovalandı; kantinlere, amfilere gaz bombaları atıldı. Kütüphanedeki öğrenciler 2 saat kadar dışarı çıkarılmadı. Öğrencilerin eğitim hakkı engellendi. Gazdan kaçan öğrenciler bölümlere alınmadı. Polis kuvvetleri küfürlerle birlikte etrafa korku saçtılar. Olanlara tepki gösteren hocalarımız dahi gaz bombalarıyla karşılandılar.
Bütün bu yaşananların bir üniversitede gerçekleştiğine inanabiliyor musunuz? Yaşananlara medyada çarpıtılarak yer verildi. Öğrencilerin kavga çıkartmak istediği, kütüphaneyi işgal ettiği, saldırgan öğrenciler karşısında üniversite yönetiminin polisten yardım almak zorunda kaldığı anlatıldı bize televizyonlar ve haber sitelerinden. Dertlerini anlatmak isterken insanlık dışı bir zorbalığa maruz kalan öğrencileri suçlu göstermeye çalışan ve yaşananlara yanlı bir tutumla yaklaşan medyayı kınıyoruz.
Yaşananların sorumlusunun okula polisin girip terör saçmasına izin veren üniversite yönetimi olduğunu düşünüyoruz. Her fırsatta hükümetin gerici politikalarına karşı tutum içerisinde olduğunu belirtmekten kaçınmayan Hacettepe Üniversitesi yönetiminin öğrencilerine takındığı bu tavrı tanımlamak güç. Ancak öğrencisine, akademisyenine düşman bir yönetim bu zorbalığa göz yumabilir. Dönem başından beri açıkça siyaset yasakçılığı yapan ve bunu her fırsatta vurgulayan üniversite yönetimine soruyoruz. Düşünmeyen, tartışmayan üniversite olur mu? Öğrencilerin eğitimin paralılaştırılmasından duydukları rahatsızlığı arkadaşlarıyla paylaşması suç mu? Üniversiteleri kendi karanlığına mahkum eden AKP’ye tepki duymak, bunu anlatmak suç mu? Üniversite yönetimi bunların suç olduğunu iddia ediyor. Peki, bunların suç olduğu yere üniversite denir mi?
Hayır; üniversite bu değildir. Üniversiteler bilimsel düşüncenin üretildiği ve tüm topluma sunulduğu yerdir. Öğrenciler sorunlarını tartışıp çözüm üretebilmelidirler üniversitelerde. Fikirlerini özgürce anlatabilmeli, haklı tepkilerini dile getirebilmelidirler.
Üniversitelerde eleştirel düşüncenin engellenmesini istemiyoruz. Üniversitelerin üniversite olmaktan çıkarılmasına tepki gösterenlerin zorbalıkla karşılaşmasını istemiyoruz. Öğrencisine sahip çıkan ve onun yanında olan bir üniversite yönetimi istiyoruz.
Hacettepe Üniversitesi Öğrencileri
www.evrensel.net