Bu ne çelişki!

Bu ne çelişki!

Merhaba Evrensel okurları, bir Oyak-Renault işçisi olarak fabrikadaki son çalışma koşullarını anlatmayı kendime borç bilirim. Öncelikle imalat süreci etkisini derinleştiren krize rağmen hemen hemen işverenin...


Merhaba Evrensel okurları, bir Oyak-Renault işçisi olarak fabrikadaki son çalışma koşullarını anlatmayı kendime borç bilirim. Öncelikle imalat süreci etkisini derinleştiren krize rağmen hemen hemen işverenin ekonomik bilanço anlamında bir sekteye uğraması söz konusu değildir. Çalışma koşulları alabildiğine acımasızca ve insanlık dışı bir hal almıştır. Artık 1 işçiye 5 kişinin yaptığı işi yaptırmaktalar. Böylece adam ve iş kazancı elde ederek fabrika güya kâr edecek. Buna özellikle gözü dönmüş departman müdürleri, metot çalışma mühendisleri, özellikle ODTܒyü bitirmiş olanlar ve de şefler dahil. Zaten çalışan işçiler korkak, ezik; onlara küfrediyorlar, tehditler savurarak işçilerin kendiliğinden işi bırakmalarını ya da onların vahşi üretim planını ve sürecini benimsemelerini, teslim olmalarını istiyorlar. Anlayacağınız tam işkence. Şu anda 380-395 arası tek vardiyada araba üretiyoruz. Bu da 1560 araba demek. Günlük üretim 1560. Ayrıca L 84 yeni versiyonu Megan Segmentine ait L 32 VE L38 adlı yeni proje arabası üretimine başlandı. Adı Fluence olan bu aracın üretimi için 14 Ekim’de üretim izni alındı. Günde vardiya başına 200 tane üretiliyor. Daha fazla üretmek istiyorlar ama artık fazla iş yükü yüzünden üretim çıkış bandında çok sorun oluşmakta. Sorunun nedeni ise işçilerin işleri yetiştirememesi. İşçiler isyan ediyorlar, buna rağmen zorluyorlar. Önlerinde herhangi bir işçi tarafından üretim planını engelleyecek bir direniş olmamasına rağmen, işler yetişmiyor. Çünkü verilen işlerin yükünü kaldıramıyorlar.
Ha tabii bahsetmesek olmaz, işe yaramaz işverenin yılmaz koruyucusu ve uşağı Türk Metal Sendikası bütün bu olanlara göz yumuyor. Hakkını arayanları temsilcilik binasına çağırıp güzelce tehdit ediyor. İşverenle savaşmak yetmiyor, bir de Türk Metal Sendikası ile çarpışmak gerekiyor. Anlayacağınız Oyak-Renault çalışanlarının işi çok zor. Ya onurlu bir direniş göstereceğiz ya da yavaş yavaş, azar azar yok olacağız. Bunu önümüzdeki süreç gösterecek. Ayrıca fabrika halen 3 vardiya çalışma sistemine devam etmekte. Yılbaşında kapasite artırımına gidecek. Bunun için eleman alımı yapacağı söyleniyor. 300-400 kadar eleman alımı yapması bekleniyor. Bekliyoruz bakalım. Fakat şu bilinmeli ki, yılbaşında ne olacağı belli değil. İşveren ne yapar belli değil. Yine işsizlik ödeneği kullanabiliriz de. Zaten sendikayla anlaşmış çalışmadığımız günlerin sigorta primlerini ödemeyecekler. Ücret ise senelik izinden gidecek. Bu nasıl kriz, bu nasıl zarar etme dengesi? Bu ne acımasızlık düşünebiliyor musunuz; hem zarar ediyorum diyeceksiniz, hem tam gaz sömürüye devam! İş yükünden çalışanlarınız meslek hastalığı olacak (bel fıtığı, depresyon, anti-sosyal kişilik bozukluğu vb.) ve hâlâ devam edeceksiniz gazete manşetlerinde, yok efendim otomotiv sektöründe dünyada ilk 6. diye. Ama ücret dengesinde, çalışma koşullarında sondan 6. Bu ne çelişkidir!
Eğer hafızam beni yanıltmıyorsa haberler de okudum Renault Ceosu Carlos Ghosn yılda 45.5 milyon dolar kazanıyor. Herhalde bu sözün bittiği noktadır. Fabrikada o kadar çok işçi arkadaşım var ki evinin kirasını ödeyemeyen, üçüz çocuklarına bebek bezi alabilmek için bankadan kredi çekmek zorunda kalan. Eşini ameliyat etmesi gerekirken edemeyen. Kendisi ameliyat olması gerekirken işten çıkartılma korkusu yüzünden çalışmak zorunda kalan bir sürü emekçi manzarası. Umarım bunlar düzelir. Emek sömürüsünün ortadan kalkması dileğiyle, hoşça kalın!
Oyak Renault işçisi (Bursa)
www.evrensel.net