Eğitim emekçileri greve hazırlanıyor

Eğitim emekçileri greve hazırlanıyor

EĞİTİM SEN İstanbul 4 No’lu Şube, 25 Kasım’da gerçekleştirilecek bir günlük uyarı grevine hazırlık amacıyla panel düzenledi.


EĞİTİM SEN İstanbul 4 No’lu Şube, 25 Kasım’da gerçekleştirilecek bir günlük uyarı grevine hazırlık amacıyla panel düzenledi. Sendika binasında düzenlenen panele yaklaşık 50 kişi katıldı. Şube Eğitim Sekreteri Günay Deniz’in yönettiği panelin konuşmacıları Haber-İş İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Levent Dokuyucu ve SES Genel Merkez Yöneticisi Köksal Aydın’dı.
Telekom grevinden deneyimlerini aktaran Levent Dokuyucu, mevcut yasalara göre grev yapmanın zorluklarına değindi: Biz bugüne kadar iş yerlerimizde birçok fiili grevler yaptık haklar da kazandık. Ancak yasal grevin yasal prosedürlerini yerine getirmek zorundasınız. Bugünkü sendikalar yasası grevi yapmanın koşullarını ortadan kaldıracak kadar antidemokratik düzenlemeler içeriyor. Grev çadırı kurmanın, slogan atmanın, bir araya gelip toplanmanın, kapsam dışı personelle işin yürütülmesine müdahale etmenin yasalara göre yasak olduğuna dikkat çeken Dokuyucu “İşçilerin gev hakkına karşılık işverenin lokavt hakkı var. İşveren lokavt hakkını kullandığında işçiler tüm kazanımlarını kaybedebiliyorlar. Yasal grev yürütüyorsunuz ama yasalar grevi başarısız kılacak düzenlemelerle dolu. Şu anda Meclis gündemine gelen sendikalar yasası da yetersizlikler içeriyor. Demokratik bir sendika yasası için mücadele etmek zorundayız” diye konuştu.
YEREL BİRLİKLER KURULMALI
KESK ve Kamu-Sen’in 25 Kasım’da yapacağı bir günlük greve de değinen Dokuyucu, bu grevin başarıya ulaşması için işçi ve emekçilerin somut talepler üzerinden birlikte hareket etmesinin sağlanması gerektiğini belirtti. Dokuyucu “25 Kasım’a fazla bir zaman kalmadı ama hâlâ yapılabilecek işler var. İşçi sendikalarıyla görüşülmeli, yerel birliktelikler oluşturulmalıdır. Bu grevin başarılı olması tüm emekçilerin kazanımı olacaktır. Yerel birliklerin kurulması ve sendika merkezlerinin aşağıdan doğru baskılanarak bu grevi desteklemeleri sağlanmalıdır” diye konuştu.
HAKLAR YASALARDAN ÖNCE GELİR
İşçilerin grev hakkının olduğunu söyleyen Köksal Aydın da mevcut yasaların grev hakkının kullanımını engellediğini söyledi. “Biz kamu emekçileri olarak bugüne kadar fili meşru mücadelemizi sürdürdük ve çok kere iş bıraktık. Haklar yasalardan önce gelir. Haklarımızı almak için ille de grev hakkının verilmiş olması gerekmiyor. Yasalardan medet ummamak ve fiili meşru mücadele hattını genişletmek gerekiyor” diyen Aydın, 1 Aralık iş bırakma eyleminin önemli bir deneyim olduğunu söyledi. Bu eyleme aylar öncesinden mitingler ve eylemlerle hazırlandıklarını anlatan Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: Grev kararı önceden alınmaz şartlar grevi dayatır ve kitlemiz hazırsa iş bırakırız ve bugüne kadar da bunu yaptık bugün de yapabilecek durumdayız. Ancak bugün önümüzde bir iş bırakma kararı var. Sendikamızın aldığı bu karar doğrultusunda hazırlanmalı ve güçlü bir iş bırakmayı örgütlemeliyiz. Eğer bu grev başarılı olursa tüm emekçilerin hanesine yazılacaktır ancak başarısız olursa başarısızlığın yükü de bizim omuzlarımızda kalacaktır.
Aydın 25 Kasım’da ücret adaleti, kamu hizmetlerinin kamu tarafından verilmesi, özelleştirmeye ve taşeronlaştırmanın durdurulması talepleriyle emekçilerin birliğinin sağlanması halinde grevin başarıya ulaşacağını anlattı.
Konuşmaların ardından söz alan eğitim emekçileri de greve hazırlanmak için işyerlerinde birliklerin oluşturulması gerektiğini, halka bu grevin niye yapıldığının çok iyi anlatılması gerektiği üzerinde durdular. (İstanbul/EVRENSEL)
www.evrensel.net