31 Ekim 2009 04:00

Yaşama hakkımız elimizden alınıyor

Kriz önce işsiz bıraktı. İşsizlikle birlikte yoksulluk arttı. Kiracı olup da evlerinden atılanlar oldu. Çocuklarını hastaneye götürememek ise bardağı taşıran son damla oldu.

Paylaş

Kriz önce işsiz bıraktı. İşsizlikle birlikte yoksulluk arttı. Kiracı olup da evlerinden atılanlar oldu. Çocuklarını hastaneye götürememek ise bardağı taşıran son damla oldu. Tuzla İçmeler Mahallesi’nde oturan tersane işçilerinin eşlerinin hükümete tepkisi giderek büyüyor. Sağlık hakkından yararlanamaz hale geldiklerini anlatan kadınlar, “Biz sessiz kaldıkça hükümet yaşam hakkımızı da elimizden alıyor” dedi. Kadınların bu kötü gidişe çözümleri ise ortak: Susmamalıyız, haklarımız için mücadele etmeliyiz!
Eşi tersanede çalışan Gülbahar Şenyüz, bir çocuk annesi. Tersanede gaz altı kaynakçısı olarak çalışan eşinin 4 aydır işsiz olduğunu anlatan Şenyüz, kiracı olduklarını ve artık geçinemez hale geldiklerini dile getirdi.
PARAN VARSA YAŞARSIN
“Kış geldi, her gün ‘nasıl yaşarız’ diye hesap yaparken bir de devlet hastanelerinde paralı sistem dönemi başladı” diyen Şenyüz, bu sistemi şu sözlerle tanımladı: Paran varsa yaşarsın!
Hükümetin kendilerini kandırdığını ifade eden Şenyüz, konuşmasına şöyle Hastanelerde kuyrukları bitireceğiz dediler. Doğan her çocuk devlet güvencesi altında olacak dediler. Şimdi en acil durumlarda bile kuyrukta bekliyoruz. Çocuklar için bile para alınıyor. İlaç alırken katkı paraları kesiliyor. Neredeyse sigortalı olmanın bir anlamı kalmadı.
Bu yaşananları ‘özelleştirmeler’ ve IMF’ye bağlayan Şenyüz, bu sorunlara karşı mücadele edilmedikçe yoksulların sıralarda beklemeye mahkum olduğunu söyledi.
‘AKP’YE OY VEREN ELİM KIRILSIN’
Nezahat Gündüz, kaynakçı olan eşinin 5 aydır iş bulamadığını dile getirdi. İşsizlik nedeniyle evden de çıkarılan Gündüz, çareyi abisinin yanına taşınmakta bulmuş. Eşinin uzun süre işsiz kalması nedeniyle sigorta sürelerinin dolduğunu ve sağlık hakkından yararlanamadıklarına dikkat çeken Gündüz, hastaneye gitmelerinin iyice zorlaştığını anlattı. “Sağlığın tamamen paralı hale gelmesi bizim suçumuz” diyen Gündüz şu çağrıda bulundu: Hangi yasayı çıkardılarsa biz sustuk. Yoksul bıraktılar, işsiz bıraktılar, sustuk. Ama artık susmamalıyız. AKP’ye oy veren elim kırılsın. İşçi düşmanı patron yanlısı AKP’yi başımıza çıkardığımız gibi indirmeliyiz.
DEVLET İKİ ÇOCUĞA BAKAMIYOR
Canan Ergin’in eşi ise halen tersanede çalışıyor. Ancak 3 aydır maaşını alamıyor. Kiralarını ödeyemedikleri için annesinin iki göz odalı evine taşınmak zorunda kaldıklarını anlatan Ergin, sağlık sorunları nedeniyle ciddi bir sıkıntı yaşadıklarını söyledi. “İki çocuğum var, ikisi de kronik bronşit. Ayda en az 3 defa hastaneye götürüyoruz. Ben bu koşullarda çocuklarımın ilaçlarını nasıl alacağım, nasıl tedavi ettireceğim?” diyen Ergin, sağlığı paralı hale getiren uygulamalara tepkili. Başbakan’ın “En az 3 çocuk yapın” sözlerine dikkat çeken Ergin, şöyle devam etti: Devlet bizim 2 çocuğumuza sahip çıkmazken, insanlar hastane kapılarında ölürken bunu neye dayanarak söylüyor?
“Sağlık hakkımızı geri istiyoruz” diyor Canan Ergin. Ve bu hakkı almanın da yolunu da şöyle anlatıyor: Biz sustuğumuz için oluyor bunlar. Susmamalıyız! (İstanbul/EVRENSEL)

İŞÇİNİN BELİNİ BÜKTÜ

Aslan Yılmaz 4 çocuk babası. Gıda işi yapan küçük bir atölyede eşiyle beraber çalışıyor. Eşiyle birlikte kara üzüm ayıklayan Yılmaz, “Bir ay çalışsak 3 ay boş kalıyoruz. Krizin yükünü çektiğimiz yetmiyormuş gibi bir de sağlıkta dönüşüm yasasını çıkardılar. Zaten hiç iyeleşmeyen yasa giderek kötüleşti. AKP, 7 yıldan beri işçilerin belini büktü” diye konuştu.
Adile Doğan
ÖNCEKİ HABER

Sağlık ocağımızı geri istiyoruz

SONRAKİ HABER

Traktörüyle su kanalına düşen çiftçi hayatını kaybetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa