31 Ekim 2009 04:00

AB Anayasası yamalı bohçaya döndü

Avrupa Birliği (AB) devlet ve hükümet başkanları, yeni AB anayasası olarak nitelenen Lizbon Anlaşması’nı imzalamak istemeyen Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Vaclav Klaus’u ikna etmeyi başardı.

Paylaş

Avrupa Birliği (AB) devlet ve hükümet başkanları, yeni AB anayasası olarak nitelenen Lizbon Anlaşması’nı imzalamak istemeyen Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Vaclav Klaus’u ikna etmeyi başardı. Ancak bu durum, Lizbon Anlaşması’nda yeni bir deliğin daha açılmasına neden oldu.
Klaus, ülkesinin AB Temel Haklar Sözleşmesi’nden muaf tutulmasını istiyordu. Çek Cumhurbaşkanı, Temel Haklar Sözleşmesi’nden muafiyeti II. Dünya Savaşı’nın ardından eski Çekoslavakya’dan sürülen Almanların el konulan mülklerinin iadesine yönelik AB mahkemelerinde dava açılmamasını garantiye almak için öne sürmüştü.
ZİRVEDE UZLAŞMA!
AB Dönem Başkanı İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt, önceki gün başlayan AB ülkeleri zirvesinin ilk gününün ardından düzenlediği basın toplantısında, “Çek Cumhurbaşkanı ve hükümetinin talep ettiği konularda uzlaşma sağladıklarını” belirterek, İngiltere ve Polonya örneğinde olduğu gibi Çek Cumhuriyeti’ni AB Temel Haklar Sözleşmesi’nden muaf tutmak için Lizbon Anlaşması’na yeni bir cümle ekleyeceklerini söyledi. AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso da “Önündeki son engeli kaldırdıkları Lizbon Anlaşması’nın kısa sürede yürürlüğe gireceğini” kaydetti.
Çek Başbakanı Jan Fischer “Çok iyi bir sonuç elde ettiklerini” söylerken, zirveye katılmayan Cumhurbaşkanı Klaus’u sürekli bilgilendirerek nihai uzlaşma öncesinde onayını aldıklarını aktardı.
İLK ÇATLAK DEĞİL
Çek Cumhuriyeti’nden önce de İrlanda ve İngiltere’ye bazı konularda muafiyet tanınmıştı. Bu iki ülke, sığınma, vize ve göçmenlik gibi alanlarda uygulamaların dışında kalma hakkına sahip. Ayrıca adalet ve içişleri alanlarında muafiyet isteme hakları var.
Danimarka da adalet ve içişleri konusunda muafiyetini koruyacak, ancak istediğinde sisteme dahil olma imkanına kavuşacak. (DIŞ HABERLER)

YARDIM YAPACAKLAR AMA NASIL?

AB liderleri, sanayileşmiş ülkelerin küresel ısınmayla mücadele için 2020’den itibaren yoksul ülkelere yıllık 100 milyar avro yardım yapması gerektiği konusunda uzlaşma sağladı. Ancak AB’nin payına düşen miktarın üye ülkeler arasında nasıl paylaşılacağı konusunda anlaşamadılar.
Aralık ayında Kopenhag’da toplanacak Birleşmiş Milletler iklim değişikliğiyle mücadele zirvesi için ortak tutum belirleyen AB liderleri, küresel ısınmayla mücadelede “küresel çabalara destekte adil payını üstlenmeye hazır olduğunu” bildirdi. Fakat Polonya’nın başını çektiği daha yoksul Doğu Avrupa ülkeleri, Brezilya ve Çin gibi gelişmekte olan ülkelere karbondioksit salımlarını düşürmeleri için mali yardımda bulunmaya sıcak bakmıyor.
ÖNCEKİ HABER

Honduras’ta darbeciler dize geldi

SONRAKİ HABER

Çerkes Soykırımının 155. yılında yaşamını yitirenler anıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa