31 Ekim 2009 04:00

Üzerine düşünüp konuşacak filmler

Hukuk öğrencileri, tematik film etkinliklerinde ilk olarak yok olmaya yüz tutan bir dille, Süryanice ile karşılaştılar.

Paylaş

Hukuk öğrencileri, tematik film etkinliklerinde ilk olarak yok olmaya yüz tutan bir dille, Süryanice ile karşılaştılar. Diyarbakır’da üniversite öğrencileri, gösterimlerde “bir şeyler anlatan”, üzerine düşünmeye değer filmlerde buluşuyor ve konuşuyor.
Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri Hakan Aytekin’in Süryani dili ve kültürünü işlediği “Yarına Bir Harf” adlı belgeselde yok olmaya yüz tutmuş bir dili kilisede buldular. Dünya üzerinde dillerin yok oluşunu kendine dert edinen son sınıf öğrencileri düzenledikleri tematik film etkinliklerinde ilk olarak bu belgeseli hukuk fakültesi öğrencileriyle paylaşma kararı aldılar. Belgesel gösterimi öncesi etkinliği düzenleyen öğrencilerle kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

Genel olarak çalışmalarınız ve bu çalışmalarınız amacı hakkında neler söylemek istersiniz?
Ferhat Kılınç: Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrenci temsilciliği olarak bu sene öğrencilerle yapacağımız ilk etkinliğin anlamlı olmasını istedik. Geçenlerde okuduğum bir araştırmaya göre dünyada haftada bir dil yok oluyormuş. Bu bizim için büyük bir kayıp. Bununla ilgili hem öğrencileri düşündürmek hem kafalarında soru işareti uyandırmak, bu konuyla ilgili farkındalıklarını geliştirmek için böyle bir tematik film etkinliği yapmayı düşündük.
Hakan Aytekin’in 2007’de yaptığı Süryanilerle ilgili çalışma tam bizim istediğimiz gibi bir şeyi ifade ediyordu. Bir dilin kamusal alanda konuşulmadığı ve eğitiminin verilmediği takdirde sadece kiliseye sıkıştırılması yada sadece günlük yaşamda konuşuluyor olması bu değerlerin yok olması açısından bizi rahatsız etti.
Bu tematik film kuşaklarında aslında bunu dert edindik. Temel amacımız bu. Geçen günlerde Selis Kadın Derneği ile görüştük. Gelecek hafta erkeklere yönelik toplumsal cinsiyetle ilgili bir atölye çalışması tasarladık.
Bugün popüler kültürün en büyük temsilcisi sinema ve görsel medya. Bu anlamda ilk olarak belgesel gösterimi yapmayı düşündük. Yeterli örgütlülüğü sağlarsak bu tür çalışmaların devamını getirmeyi düşünüyoruz. Aslında Süryanice üzerine bir belgesel gösteriyoruz ama bir yandan kaybolan bir Kızılderili dili, Kürtçe, Zazaca, Lazca dili var. Türkiye’de geçen sene şubat ayında Unesco ‘Türkiye’de Yok Olan Dillerin Haritası’ diye bir rapor yayınlandı. Bu rapora göre Türkiye’de yaklaşık 18 dil açık tehdit altında ve Türkiye’de 36 farklı dil konuşuluyor. Yani yarısı, büyük bir kayıp bizim için. Bizim amacımız bu dillerin bir şekilde kamusal alanda da konuşulabiliyor olması, o dille ilgili yeterince sanat yapılabiliyor olması ve bir şekilde anadilde eğitiminde sağlanması. Ve bizce en önemli husus da anadilde eğitim ve yine bu çerçevede bu hak taleplerini de sorgulayabileceğimiz bir belgesel.

Anadilde eğitim son günlerde de yoğun olarak tartışılan konulardan biri. Film gösterimi etkinliklerinizle bu tartışmaya katkınız nedir?
Necip Yıldırım: Sanatın topluma önderlik etmesi gerektiğini düşünüyorum. Ancak açılım tartışmalarının başlamasının ardından Antalya film festivalinde Min Dit filmi gösterildi. Bundan da anlaşılacağı gibi sanat siyaseti takip eder bir durumda. Gerek Kürt halkının gerekse diğer diller açısından anadilde eğitimin herkesin hakkı olduğunu düşünüyorum.

Tematik film etkinlikleri çerçevesinde ele alacağınız konulara ilişkin belli bir programınız var mı?
Sezgin Dinç: İleride hangi filmleri göstereceğimiz konusunda bir program çıkarmadık henüz ama gösterimini yapmak istediğimiz filmler yine belli bir konuyu işleyen filmler olacak. Niyetimiz biraz daha öğrencilerin duyarlılığını arttırmak.

Bu tür çalışmalara üniversitenin diğer bileşenlerini de dahil etmeyi düşünüyor musunuz?
Vural Kaya: Aslında üniversitenin temel amacına ve ruhuna baktığımız zaman böyle etkinliklerin herkese hitap etmesi, bütün farklılıkları içinde barındırması gerektiğini düşünüyoruz. Yalnız henüz gerek fikri gerek donanımsal ve fiziksel açıdan genele hitap edemiyoruz.
Yeterli olanaklara sahip olursak tabii ki genele açılmayı düşünüyoruz.
(Diyarbakır/EVRENSEL)
Duygu Başak
ÖNCEKİ HABER

KARABORSA HAYAT 22.00

SONRAKİ HABER

HDP Urfa Milletvekili Maçin: Korku imparatorluğu yaratılmak isteniyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa