Yargıda orijinal belge krizi

Yargıda orijinal belge krizi

Gündem oluşturan “İrticayla Mücadele Eylem Planı”nın ıslak imzalı orijinal nüshası, Genelkurmay Askeri Savcılığı ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı arasında krize yol açtı. Askeri savcılık orijinal nüshayı iki kez istedi.


Gündem oluşturan “İrticayla Mücadele Eylem Planı”nın ıslak imzalı orijinal nüshası, Genelkurmay Askeri Savcılığı ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı arasında krize yol açtı. Askeri savcılık orijinal nüshayı iki kez istedi. Ancak sivil savcılar Adli Tıp Kurumu raporu ile belgenin renkli fotokopisini gönderdi.
Adli Tıp Kurumu’ndan “belge orijinal ve imza Albay Dursun Çiçek’e aittir” raporu çıktı. Bu rapor üzerine söz konusu belgenin orijinal nüshası İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki çelik kasada korumaya alındı. Belge hakkında daha önce “kovuşturmaya gerek yoktur” kararı veren askeri savcılık, bu gelişme üzerine belgenin orijinalini istedi.
Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, birinci talebe ilişkin olarak sadece Adli Tıp Kurumu’nun belgeye ilişkin raporunu gönderdi. Raporla yetinmeyen askeri savcılık belgeyi ikinci defa istedi. Bu kez sivil savcılar orijinal nüshanın renkli fotokopisini gönderdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı çelik kasada tuttukları orijinal nüshayı göndermemekte direnirken, askeri savcılık, Jandarma Kriminal Laboratuvarı’nda incelemek üzere belgenin orijinalini 3’üncü kez ve resmi yazı ile istedi.
GEREK YOK
Eski Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek, mahkemeler arasında belge paylaşımıyla ilgili olarak şu bilgiyi verdi: Hükümete karşı suç olarak cumhuriyet savcılığının Ergenekon soruşturması kapsamında. Bir mahkeme görevlisi elde ettiği her türlü delili kendi elinde muhafaza eder. Böyle bir durumda belge aslı çok önemli olduğu için sanıyorum İstanbul Savcılığı suretini gönderir. Adli Tıp raporunu gönderir. Bunun dışında belgenin aslının Askeri Savcılığa gönderilmesini gerektiren bir durum yoktur.


ÇİÇEK İFADEYE ÇAĞRILMADI
İrtica ile Mücadele Eylem Planı krizinde, Kurmay Albay Dursun Çiçek’in, ihbar mektubunda adı geçen askerlerle birlikte önceki gün ifadeye gitmemesi dikkat çekti. Soruşturmanın en önemli isminin ifadeye çağrılmaması büyük şaşkınlık yarattı. Bu durum üzerine açıklama yapan Çiçek’in Avukatı Mustafa Çevik “Müvekkilime, İstanbul Başsavcılığı’ndan yapılmış bir çağrı yok. Şu anda görevinin başında” açıklamasını yaptı. Bu durum sorgulamanın yapılış biçimi ve hedefleri hakkında kuşkulara neden oldu.
(İSTANBUL)
www.evrensel.net