02 Kasım 2009 05:00

MEB kimi kandırıyor?

Karabük Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bekir Gür, 2009 ÖSS sonuçlarına göre 50 bin öğrencinin 1 Türkçe sorusunu bile yapamadığına dikkat çekerek, “Öğrenci bilgiyi edinmeden mezun olmasın.

Paylaş

Karabük Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bekir Gür, 2009 ÖSS sonuçlarına göre 50 bin öğrencinin 1 Türkçe sorusunu bile yapamadığına dikkat çekerek, “Öğrenci bilgiyi edinmeden mezun olmasın. Bir öğrenciye 11-12 yıl eğitim veriyoruz. Ancak bunca eğitimin sonunda öğrenci okuduğunu anlamıyor. Bunu kim açıklayacak? MEB kendini başarılı gösterme eğilimini terk etmeli” şeklinde konuştu.
Yrd. Doç. Dr. Gür ve Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü doktora öğrencisi Zafer Çelik, Siyaset, Ekonomi ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı adına Türkiye’de milli eğitim sistemiyle ilgili bir rapor yayınladı.
MYO’LAR SAYGINLIĞINI YİTİRDİ
Yrd. Doç. Dr. Gür, 2002’de meslek liselerine sınavsız geçiş hakkı verilerek, kendi alanlarındaki meslek yüksekokullarına girebilmelerinin de sorunlara yol açtığını belirterek, “Meslek liselerindeki niteliksizlikler yükseköğretime taşındı. Meslek yüksekokulları da saygınlığını yitirdi. İş dünyası da bu durumdan şikayetçi. 2008’de YÖK, sınavsız geçişi kaldırmaya dönük bir karar aldı. Fakat bu karar kanun değişikliği olmadan bir anlam ifade etmiyor. Henüz yasal bir değişiklik yapılmadı” diye konuştu.
SBS ZENGİNLERE YARADI
Yrd. Doç. Dr. Gür, SBS ile öğrencilerin 6. sınıftan itibaren sınava girdiğine değinerek, “Erken yaşlarda sınav yapmanın görünmeyen sonucu, sosyoekonomik yönden iyi durumda olan ailelerin çocukları daha başarılı olacak” dedi.
Yrd. Doç. Dr. Gür, mevcut SBS’lerin sadece öğrencileri ortaöğretime yerleştirmek amacıyla değil, öğrencinin seviyesini belirlemek ve eksiklerinin tespit edilerek giderilmesi amacıyla kullanılması gerektiğini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Gür ayrıca, SBS’lerin ücretsiz ve zorunlu yapılması gerektiğini belirterek, “Ortaöğretim müfredatıyla uyumlu bir olgunluk sınavı getirilmelidir. Olgunluk sınavında başarılı olmak üniversiteye giriş için zorunlu tutulmalıdır ve üniversite sınavında baraj niteliğindeki birinci aşama kaldırılmalıdır” önerilerinde bulundu.
AOBP İLE EŞİTLİKÇİ YAPI BOZULDU
Yrd. Doç. Dr. Gür, Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP) ile bir öğrencinin lise notunun öğrencinin öğrenim gördüğü lisedeki öğrencilerin ÖSS’de aldıkları puanların ortalamasıyla ağırlıklandırıldığını belirterek, “AOBP okul türleri ve bölgeler arasındaki eşitsizliği pekiştirmektedir. Katsayı ve AOBP uygulamaları bireysel başarının önünü kesti. Sosyal devlet böyle bir karar alamaz. Eğitim sisteminin kimyası bozuldu. Türkiye’de eğitimde artık seçkinci bir bakış açısı hakim. Bunun yerine bireysel başarıyı öne çıkarması ve nesnel olması şartıyla olgunluk sınavı sonuçları kullanılmalıdır” diye konuştu.
STANDART İHTİYACI
Yrd. Doç. Dr. Gür, Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğrencilerin bir üst sınıfa geçişlerine hiçbir kalite filtresi koymadığına ve üst sınıfa geçişin kolaylaştırıldığına dikkat çekerek, “Bu uygulama, öğrencilerin hazırlıksız olarak lise son sınıfa geçmelerine yol açıyor ve üniversite kapısında bir yığılma meydana getiriyor. ÖSS’de net ortalamalarının düşük olmasının nedeni budur” dedi. Yrd. Doç. Dr. Gür, öğretmenlerin de bu durumdan memnun olmadığını belirterek, “Her öğrencinin bir üst sınıfa geçmesi için asgari standartlar belirlenmelidir. Bu standartlara ulaşamayan öğrencilere okul döneminde ve sonrasında destek eğitimi verilmelidir” önerisinde bulundu.
Yrd. Doç. Dr. Gür ayrıca, standart değerlendirmelerinin, öğrenci ve eğitim sisteminin düzeyini belirleme ve eksikleri kapatmaya yönelik olarak kurgulanması gerektiğini de belirtti. (Ankara/ANKA)

EĞİTİM SİSTEMİ İŞSİZLİK ÜRETİYOR

Bağımsız Eğitimciler Sendikası (BES) Genel Sekreteri İshak Çelebi, Türkiye’deki mevcut eğitim sisteminin “işsizlik” ürettiğini söyleyerek, “Eğitim sistemi dağınıklıktan kurtarılmalı, yap-boz uygulamalardan vazgeçilerek kalıcı, çağdaş ve özgün medeniyet perspektifli bir eğitim sistemine geçilmelidir” dedi.
Çelebi yaptığı açıklamada, diplomaların işe yaramadığını, işsizliğin Türkiye’nin en önemli gündem maddelerinden birisi olduğunu belirterek, “İstihdam olanakları ve Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu meslekler dikkate alınmadan plansızca sürdürülen eğitim politikaları yüzünden, her yıl 250 bin üniversite mezunu genç işsizler ordusuna katılıyor. BES olarak daha çok eğitim, daha çok okul ve eğitime daha çok bütçe istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu. (HABER MERKEZİ)
ÖNCEKİ HABER

Aydınlık bir gelecek için

SONRAKİ HABER

Reuters: Hükümet bankaların batık kredileri üstlenmesini istiyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa