02 Kasım 2009 00:00

YAŞAMA KÜLTÜRÜ

Datça’daydım.Zordu eskiden Datça’ya gitmek.

Paylaş

Datça’daydım.
Zordu eskiden Datça’ya gitmek. Hele Marmaris’ten sonraki 80-90 km’lik karayolu… Bıçak sırtında gider gibiydi yarımadanın ucuna ulaşmak.
Sürekli tetikte olurdu kişi… Bir yanınız uçurum öteki yanınız dik kayalar…
Sonra genişletildi yol… Şimdi çok daha az korkulu…
Datça’da üç yanı dağlarla çevrili bir yanı deniz Kargı koyunda bir yeri görmem gerekiyordu. Önce çanağın çevresini yürüdüm dağ taş…
Yürüdüm de yolun sonunda bir yere geldim ki şaşırdım, utandım…
Ne diyeceğimi bilemiyorum işte…
Uzaktan küçücük bir kilise (şapel) idi gördüğüm… Özellikle batı Anadolu’da, yüzlerce demiyeyim ama onlarcasını gördüğüm… Örnek mi, Kaya’dakiler, Tersane adasındakiler, Ayvalık çevresindekiler… Çok kötü durumda olanları gördükçe dedim ya utanırdım. Hele duvarları resimli olanlarda azizleri, Meryem’i, İsa’yı gözleri oyulmuş görünce yüreğim burkulurdu.
Yunanistan’da da büyük küçük kimi camilerin depo olarak kullanılanlarını yıkıntı durumda olanlarını gördükçe eş sıkıntılardı duyduğum.
Neden insanlar birbirlerine, inançlarına saygı duymazlar?
Üstüne üstlük bir de sevgiden kardeşlikten söz etmezler mi?
Kula’daki kiliseyi çok kötü durumda görmüştüm. Kapısının bir kanadı da yerlerdeydi. Bir sanat yapıtıydı bu kapı… Kilisenin 10-15 m uzağındaki papazın evi ise “Türk evi” diye korumaya alınmıştı. Bu ne içtenliksiz bir durumdu? Ne biçim aymazlıktı? Bu ne biçim kültür yorumuydu?
Datça’da Kargı koyundaki kiliseyi gördüğümde tuz biber ekildi yaralara… İsa’nın simgelerinin bulunacağı yere bir ocak yapılmıştı. İçeride büyük baş hayvanlar vardı. Tavuklar, horozlar da…
Kargı koyunun karşıtı “Simi” adasıydı… 1911 de İtalyanların bizden aldığı… 1947’de Batılılarca Yunanistan’a armağan edilen 12 adadan biri. Bizim dilimizdeki adı Sömbeki…
Sömbeki’ye bakamadım sonra bir süre… Utancımdan elbette…
El büyüklüğünde bir küçük kilisenin en azından temiz tutulmasını da devletten mi bekleyeceğiz?
O kıyılarda yazlarını geçiren varlıklı vatandaşlarımızdan kimileri el uzatamazlar mı? Kimileri dediğime bakmayın, biri bile yeter bu ayıbı düzeltmeye… Ama bu işi oralılar yapmalı… Gene oralı kimi bilisizlerin yapıyı bu duruma sokmaları önlenir böylece…
Bu ayıplardan kurtulmadıkça saygıdan sevgiden, arkadaşlık, kardeşlikten nasıl söz edebiliriz?
CENGİZ BEKTAŞ
ÖNCEKİ HABER

‘BAĞIŞ’ PARALARI MÜDÜR KOLTUĞUNA

SONRAKİ HABER

TR-İnter Tekstil işçilerinin direnişi Çiğli’ye taşınıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa