03 Kasım 2009 05:00

Demir parmaklıklardan kanatlanmaya durmuş çocuklar umutla bekliyorlar yasa değişikliklerini

Yasalar değişse ve çocuklar özgürlüklerine kavuşsa dahi aylardır tutuklu olmanın psikolojilerinde yaratmış olduğu tahribatı, yarayı iyileştirmek zaman alacak, belki de asla unutmayacaklar yaşadıklarını.

Paylaş

Yasalar değişse ve çocuklar özgürlüklerine kavuşsa dahi aylardır tutuklu olmanın psikolojilerinde yaratmış olduğu tahribatı, yarayı iyileştirmek zaman alacak, belki de asla unutmayacaklar yaşadıklarını. Ama onları hayata katmak boyun borcumuz diyen binlerce çağrıcıdan biri olarak çocukların hayatla bağlarının koparılmaması, geleceğe kazandırılmaları için yasa değişikliğinin şart olduğunu düşünüyorum. Belki herkes bizim gibi düşünmüyor olabilir ve bu yüzden yasalar sınırlı olarak değiştirilmeye çalışılıyor da olabilir. Ama ne düşünürsek düşünelim gerçek olan onlar çocuk hem de bizim çocuklarımız. İşte bu noktada herkesin vicdanına sorması gereken bir soru var diye düşünüyorum. Tek suçu bir gösteriye katılmak, taş atmak olan çocuk benim çocuğum olsaydı ve bunun karşılığında verilecek olan ceza bir örgüt üyesine verilecek cezadan daha çok olsaydı ne yapardık, ne düşünürdük, nasıl bir acı yaşardık, ne yapılmasını talep ederdik?
Yemeden içmeden kesilmiş, iki gözü iki çeşme çocuklarının cezaevinden çıkmasını bekleyen onlarca anne baba var. Duruşma çıkışlarında kelimelerin bile kifayetsiz kaldığı bir acıyı gözlerinden okursunuz sadece, bir şey demeye de diliniz varmaz. Hangi sözcük söndürebilir ki bir ananın çocuğu için yüreğinde yaşadığı yangını? Kendimizi onların yerine koyarak baktık mı Terörle Mücadele Kanunu (TMK) mağduru çocuklara, onlarla kardeşçe yaşadık mı acılarını? Ajitasyon yapmak değil amacım sadece kendimizden, ideolojilerimizden, düşüncelerimizden, etnik kimliğimizden sıyrılarak insana dair olan duygularla TMK mağduru çocuklar gerçeğine bir kez daha dikkat çekmek isteğim.
TMK’nın değiştirilmesi için Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları olarak çok mücadele verildi. Gelinen noktada TMK’nın üç maddesinde değişiklik yapılacağı yönlü bir açıklama geldi hükümetten. Çocukları cezaevlerinden kurtarmaya yetmeyecek, TMK mağduru çocuklar sorununu tam anlamıyla çözmeyecek üç maddelik bir düzenleme. TMK’nın üç maddesinin değiştirilmek istenmesi ebetteki önemli bir gelişme fakat bu üç maddelik değişiklikle sadece 15-18 yaş aralığındaki TMK mağduru çocuklar da 12-15 yaş aralığındaki çocuklar gibi çocuk ağır ceza mahkemelerinde yargılanacak, verilecek olan cezalar ertelenebilecek, başka tedbire çevrilebilecek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yoluna gidilebilecek ve TMK gereğince verilecek cezalar yarı oranında artırılamayacak.
Böyle bakıldığında olumlu düzenlemeler diye düşünmemek elde değil. Fakat Türkiye’de her ilde çocuk ağır ceza mahkemesi yok. Dolayısıyla çocuk ağır ceza mahkemesi olmayan illerde çocuklar yine yetişkinlerin yargılandığı ağır ceza mahkemelerinde yargılanmaya devam edecek. Bu mahkemeler genel yetkili ağır ceza mahkemeleri olacak. Sadece Ceza Muhakemesi 250. madde ile yetkili ibaresi ortadan kalkacak.
Bununla birlikte Ceza Muhakemesi Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu kapsamında bir cezanın ertelenmesi için çocuklar açısından hükümde verilecek sonuç cezanın 3 yıl ve altında olması gerekmektedir. Çocukların yargılandığı maddeler dikkate alındığında verilecek olan sonuç cezanın 3 yıl ve altında olması TMK mağduru çocukların büyük bir çoğunluğu açısından söz konusu olmayacak. Örneğin 15-18 yaş gurubunda yer alan bir çocuk gösterilere katılarak polislere taş atmış olsun, bu çocuk “Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek”ten örgüt üyesi gibi cezalandırılarak 5 yıl ceza alacak. Ayrıca gösteride yakalandığı ve taş attığı için (Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu gereği taş silah olarak kabul edilmektedir) 5 yıl ceza da Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefetten verilecek. Toplamda 10 yıl ceza alan bu çocuk hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesi gereğince hüküm konulacak 10 yıllık cezanın üçte biri oranı çocuğun yaşı gereği indirilecek. Yani 40 aylık bir indirim yapılacak. Çocuğun geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın çocuğun geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde alınarak hakimde kanaat oluşması halinde Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddesindeki takdiri indirim nedeni de uygulanırsa çocuğa verilen cezanın altıda biri oranında indirim yapılacak. Sonuç olarak çocuk 67 ay gibi bir ceza alacak. Bu durumda dahi sonuç ceza 3 yılın altına düşmeyeceği için çocuk hakkında verilen ceza ertelenemeyecek. Hal böyle olunca çocukların çoğu için bu değişiklik de anlam ifade etmeyecek. Keza hükmün açıklanmasının ertelenmesi için de yasada 2 yıllık bir sınır öngörüldüğü için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına da karar verilemeyecek.
Dolayısıyla yapılması planlanan yasa değişikliği üç madde ile yani TMK’nın 5., 9. ve 13. maddeleriyle sınırlı kalacak olursa TMK mağduru çocuklar sorunu çözülmeyecektir. TMK mağduru çocuklar sorunun çözülmesi için; TMK’nın cezaları artıran maddesi (TMK madde 5), çocuklara örgüt ilişkisi olmasa da örgüt üyeliğinden ceza verilmesine yol açan uygulamayı önlemek için konuyla bağlantılı maddesi (TMK madde 2), yüzünü kısmen veya tamamen kapatmak nedeniyle çocuklara örgüt propagandasından ceza vermeye yol açan maddesi (TMK madde 7/2-a), on beş-on sekiz yaş grubu çocukların çocuk ağır ceza mahkemelerinde yargılanmasını engelleyen maddesi (TMK madde 9), aynı yaş grubundaki çocuklara hükmün açıklanmasını geri bırakma, erteleme, paraya çevirme ve seçenek yaptırıma çevirme yasağı getiren maddesi (TMK madde 13), cezaların infazı ile şartla salıvermeyle ilgili maddesi (TMK madde 17), Türk Ceza Kanunu’nun çocuklara örgüt ilişkisi olmasa da örgüt üyeliğinden ceza verilmesine yol açan maddesi (TCK madde 220/6) ve Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun taş atmayı güvenlik güçlerine silahlı direnme sayarak çocuklara ceza vermeye yol açan maddesinin (madde 33-c) değiştirilmesi zorunludur. Bu değişiklikler yapılmadığı sürece bugün sayıları üç bini geçen TMK mağduru çocuklara her gün yenileri eklenecektir. Bu sorunun çözülmesi için herkesin yapabileceği bir şeyler vardır.
CANAN ATABAY Avukat
ÖNCEKİ HABER

Diplomalı hıyarcı

SONRAKİ HABER

İzmir'de Bayraklı Şehir Hastanesi inşaatının deposunda yangın çıktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa