GERÇEĞİN GÖZÜYLE

GERÇEĞİN GÖZÜYLE

  • İnsan yüreğinde kıpırdayan bir tomurcuktur umut. Barışa, kardeşliğe, yaşama sevincine, özgürlüğe açılmayı bekler.


    İnsan yüreğinde kıpırdayan bir tomurcuktur umut. Barışa, kardeşliğe, yaşama sevincine, özgürlüğe açılmayı bekler. Umut çiçek açtıkça doğasıyla, canlı tüm varlıklarıyla güzelleşir gezegen. Kin, nefret yok olur. Öldürmeye değil yaşatmaya dönüşür çabalar. Gelecek kuşaklara sancısız, savaşsız bir dünya bırakmak istemek neden ütopya olsun. Yüzyıllar boyunca anamal düzenini egemen kılmaya yönelik ekonomi eksenli, din eksenli, kaba milliyetçilik duygularıyla başlatılan savaşların getirdiği dehşeti unutacak denli yitirdik mi belleğimizi. Nükleer silahlanmanın yol açtığı yıkımdan, günümüzde de insanlık için çevre için içerdiği tehlikelerden ders alamıyor muyuz hiç? Yazın ustalarından biri, Rus yazar Mihail Şolohov, 1983 eylülünde dünya yazarlarını nükleer silahlanmaya karşı durmaya çağırır. Metnin bir yerinde şöyle der: . . . şimdi sorun edebiyat sorunu değil. Söz konusu olan insan soyunun ve onun beşiği yeryüzünün bizzat kendi varlığıdır. Sorun, yarının olup olmayacağı, çocuklarımız ve torunlarımızın gökyüzünde güneşi görüp göremeyeceğidir.
    Benim içimdeyse, böyle evrensel boyutta değil belki daha küçük ama daha özel, kendi topraklarımıza dair yeşermiş bir barış umudu var. Onun körelmesini istemiyorum. Irkçılık boyutuna varan şoven davranışlardan korkuyorum. İnsanın insana kıyıcılığından. Barışın yerine savaşı, yaşatma yerine ölümü yeğleyenlerden. Siyasi rant adına barışı, kardeşliği görmezden gelen gözü kararmış politikacılardan korkuyorum. Ama yine de gelecek günler için umut kıpır kıpır yüreğimde.
    Rafael Alberti İspanyolların yüz akı bir sanatçı. Şair, ressam, oyun yazarı. İspanya iç savaşında cumhuriyetçilerin yanında savaştı. Şair ve Oyun Yazarı Federico Garcia Lorca, ünlü Film Yönetmeni Bunuel en yakın dostları oldu . Franco döneminde sürgün edildi yurdundan. Fransa , Arjantin ve İtalya’da sürdürdü edebiyat çalışmalarını. İspanya’ya ancak Franco’nun ölümünden sonra 1976’da döndü. Doğum yeri Cadiz’de 30 bini aşkın yurttaşının coşkun gösterileri ile karşılandı. 1999 yılında Madrid’de öldüğünde 97 yaşındaydı. Çağdaş şiir sanatının ustalarından bilinir Rafael Alberti. Bu yıl Tüyap Kitap fuarında da bize dünya şiirini tanıtan Tiyatro Öğreticisi, Eleştirmen , Çevirmen ve Şair Cevat Çapan saygın ve özverili çalışmaları nedeniyle onur ödülüne değer görüldü. Cevat Çapanı kutlarken onun Rafael Albertiden çevirdiği bir şiirle sonlamak istiyorum yazımı.
    “Umutsuzluğa Düşmek İstemeyen Ozanın Türküsü”
    “Onlar ne biliyorlar senin hakkında?
    Onlar seni tanımıyorlar,
    Ya da çok az tanıyorlar.
    Her gün sana söyleyip duruyorlar
    Vatanın yalnız kendileri olduğunu,
    İçine çektiğin havanın bile
    Kendileri olduğunu.
    Ama ne biliyorlar senin hakkında?
    Umutsuzluğa düşüyor, acı çekiyor,
    Uykusuz kalıyorsun. Onları
    Bırakıp gideceksin?
    Ama nereye?
    Onlar sen olduklarını söylüyorlar.
    Ama ne biliyorlar senin hakkında?
    Umutsuzluğa düşüyor ölüyorsun
    Sustuğun için. Ve çekip gideceksin.
    Ama gitmek gelmiyor içinden.
    Hem nereye gidebilirsin?
    Onlar sensin. Sen de onlar,
    Hiçbir şey bilmeseler de senin hakkında.
    Şolohov’dan alıntı: Serol Teber’in, de yayınevi’nden çıkan “ Nükleer Savaş ve Gezegenin Biyolojik-İklimsel Yıkımı “adlı kitabından.
    TURGAY OLCAYTO
    www.evrensel.net