03 Kasım 2009 05:00

GDO’ya inat yaşasın yerel tohum!

Kazdağları’nda faaliyet gösteren İmeceevi aktivistleri tarafından Türkiye’nin ilk ekoköyü olarak hayata geçirilen...

Paylaş

Kazdağları’nda faaliyet gösteren İmeceevi aktivistleri tarafından Türkiye’nin ilk ekoköyü olarak hayata geçirilen Menemen’in Turgutlar köyünde, iki taş bina doğal yapısına uygun olarak onarılırken, GDO’lu ürünlere karşı da alternatif ekolojik tarımsal faaliyetler için harekete geçildi. Turgutlar Ekoköyü’nde “GDO’ya inat yaşasın yerel tohum” sloganıyla harekete geçen çevreciler, ekolojik tarım için yeni tarlalar oluşturuyor.
Çevre örgütleri, Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalara (GDO) karşı bir taraftan kampanyalar yürütürken, bir taraftan da yerel tohumların kullanıldığı alternatif ekolojik tarım yöntemlerini hayata geçiriyor. Kazdağları’nda ekolojik bir yaşam örgütlemeye çalışan İmeceevi aktivistleri tarafından Türkiye’nin ilk ekoköyü olarak hayata geçirilen Menemen’in Turgutlar köyünde ekolojik tarım uygulamalarına başlandı. Doğal Yaşam Okulu olarak da adlandırılan ekoköy Turgutlu köyünde harabe konumunda bulunan 2 taş ev orijinal yapısına uygun olarak onarılarak kullanıma hazır hale getirilirken, yerel tohumlar kullanılarak yapılacak tarımsal faaliyet için de tarlalar oluşturulmaya başlandı.
BÜYÜTÜLECEK UMUT
Turgutlar Ekoköyü ve İmeceevi Aktivisti İsmail Yenigün çalışmalarına ilişkin bilgi verirken, dünyanın her yerinde savaşlar ve çevresel yıkımların her geçen gün hızla arttığını belirterek, dün GDO’lu ürünlere teslim olan ülke yönetiminin yarın nükleer santrallere de izin vermeye hazırlandığını, bu nedenle yürütülen ekoköy çalışmalarının daha da önem kazandığını söyledi. Assos yakınlarından bulunan İmeceevi’nde tohum kütüphanesi kurduklarını ifade eden Yenigün, “Hiçbir kuruluşa bağlı olmadan, herhangi bir yerden fon almadan tamamen imece ile gerçekleşen adımlarımız bugün yeni bir eşiğe geldi. Bugünlerde toplumumuzu toprakla buluştururken, diğer yandan çimento gibi maddeleri kullanmadan geleneksel yöntemlerle doğal inşaatlar yapıyoruz. Daha yapılacak çok ev, ekilecek çok tarla, büyütülecek çok umutlarımız var” dedi.
GÖNÜLLÜ KATILIMLARA İHTİYAÇ VAR
Turgutlar’da komşu köylerden ziyaretlerin olduğunu ve destek mesajlarının geldiğini dile getiren Yenigün, ekoköy çalışmalarında gönüllü katılımlara ihtiyaçları olduğunu belirtti. Yenigün, kalıcı bir ortak yaşam kültürünü geliştirmenin ne kadar zahmetli bir iş olduğunu bildiklerini de kaydederek, “Ancak bir o kadar da değerli ve umut çoğaltıcı bir çaba olduğunun farkına varan dostlarla buluşmak ve her bir taşı beraber koymak ve başka bir dünyanın mümkün olduğunu göstermek, görmek istiyoruz” dedi. Taş ev yapımında, tarla duvarları örmede, (Duvarlara karşıyız ama yaban hayvanları tüm emeğimizi 1 günde talan etmesinler diye) ağıl yapımında, ağaçlandırma çalışmalarında omuz vermek isteyenlere çağrıda bulunan Yenigün, “Gelin beraber yaratalım” diye konuştu. (İzmir/DİHA)
ÖNCEKİ HABER

Hizmet aşkıyla değil kâr aşkıyla

SONRAKİ HABER

Barış Akademisyenlerinden Füsun Üstel açık cezaevine sevk edilecek

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa