Hizmet aşkıyla değil kâr aşkıyla

Hizmet aşkıyla değil kâr aşkıyla

FOÇA Çevre ve Kültür Platformu Dönem Sözcüsü Hakan Barçın, Antik Kyme kentinin bitişiğinde yer alan Pınartepe mevkiine yapılmak istenen çimento öğütme ve paketleme tesisinin hizmet aşkıyla değil kâr için yapıldığını söyledi.


FOÇA Çevre ve Kültür Platformu Dönem Sözcüsü Hakan Barçın, Antik Kyme kentinin bitişiğinde yer alan Pınartepe mevkiine yapılmak istenen çimento öğütme ve paketleme tesisinin hizmet aşkıyla değil kâr için yapıldığını söyledi. Barçın tesise izin vermeyeceklerini belirterek imza kampanyası başlattıklarını duyurdu.
Foça Çevre ve Kültür Platformu Dönem Sözcüsü Hakan Barçın, İzmir’in Aliağa ilçesine bağlı Horozgediği köyü sınırlarında kalan ve Antik Kyme kentinin bitişiğinde yer alan Pınartepe mevkiine Batıçim adlı bir firma tarafından kurulmak istenen çimento öğütme ve paketleme tesisine ilişkin yazılı açıklama yaptı. 5 Kasım günü saat 11.00’de Horozgediği köyünde firma tarafından bilgilendirme toplantısı yapılacağını ifade eden Barçın, “ÇED raporundan anladığımız kadarıyla yılda 2 milyon ton çimento öğütülüp paketlenecek. Hiç şüphe yok ki Batıçim adlı firma bu yatırımı ‘sosyal hizmet aşkı’ için değil, kısa yoldan kâr ve rant elde etme amacıyla yapmaktadır. Bunun için 3500 yıllık antik bir kente zarar vermeyi, 1. Derece Arkeolojik Sit alanını tahrip etmeyi, binlerce kişiyi toza boğmayı, yeraltı sularını kirletmeyi, asit yağmuruna neden olarak tarıma zarar vermeyi rahatlıkla göze almaktadır” dedi. Yapılmak istenen Çimento Öğütme ve Paketleme Tesisi’ne izin vermeyeceklerini belirten Barçın, “Tarih ve çevre katliamına dur demek için” imza kampanyası başlattıklarını duyurdu.
DEVLET MODERATÖR OLMAMALI
Pınartepe’nin tarihsel, arkeolojik ve jeotermal su kaynakları açısından önemli bir bölge olduğunu belirten Barçın açıklamasında, “Pınartepe, adını bir zamanlar eteklerinden doğan jeotermal sudan almaktadır ve 1985’lere kadar burası halk tarafından ‘Ilıca’ olarak kullanılmaktaydı. Demir çelik fabrikalarının açılmasından sonra ılıca da küstü, ılıcanın etrafına konan tavus kuşları da. Bütün bunların, gözünü kâr hırsı bürümüş ‘ticaret erbabı’ Batıçim için bir anlamı yok” dedi. Çevre ve insan sağlığını korumakla görevli sosyal hukuk devleti için bunun bir anlamının olması gerektiğini ifade eden Barçın şunları söyledi: Devlet, tarihi, doğayı ve insan sağlığını kâr hırsı uğruna hiçe sayan özel bir firmanın ‘moderatörü’ olmamalıdır. Tam tersine insan ve çevre sağlığını olumsuz yönde etkileyeceği çok açık olan böyle bir tesise dur demelidir. Çocuklarımıza miras olarak çimento ve demir tozu değil, temiz bir çevre bırakmak zorundayız. (İzmir/DİHA)
www.evrensel.net