04 Kasım 2009 05:00

GEL DE OKU!..

Bilgi edinmenin ve meslek sahibi olmanın en önemli basamağı olan üniversitelerde okuma olanağı...

Paylaş

Bilgi edinmenin ve meslek sahibi olmanın en önemli basamağı olan üniversitelerde okuma olanağı elde eden pek çok üniversite öğrencisi, bilgi edinmeye ayıracağı zamanın çoğunu, ulaşım, barınma ve beslenme sorunları ile boğuşarak geçiriyor. Hayalini kurduğu okulu kazanıp da okuyacağı kente gelen pek çok öğrenci, daha ilk etapta yurtların yetersizliği ve kalitesizliği yüzünden ciddi bir barınma sorunu ile karşı karşıya kalıyor. Enerjilerinin büyük bir kısmını yurt ve kalacak yer aramaya harcayan öğrenciler için okumak kabusa dönüşüyor. Geçim ve okul masraflarını karşılayamayıp, okurken iş bulup çalışmak zorunda kalan öğrencilerin sayısı azımsanmayacak ölçüde. Öğrencilerin çoğu bir ayı 150-200 TL ile geçiriyor, günde bir öğün ile bütün gün idare ediyor. Yurtta yaşayan öğrenciler, ‘Tercih imkanımız olsa öğrenci evi isterdik’ diyorlar. Evde kalan öğrenciler ise her ayın sonuna doğru ceplerinde ekmek alacak paraları olmadığı için kredi kartı ile ekmek alacak duruma geliyorlar. Yaşadıklarını ise ‘Paramızla rezil oluyoruz’ diye yorumluyorlar.
SABAH, AKŞAM, ÖĞLEN SİMİT
Adalet Meslek Yüksekokulu 1. sınıf öğrencisi Emir Ulaş, Muş’tan gelmiş. Yurt sırası bekleyen Ulaş, 3977. sırada olduğu için çok umutlu görünmüyor. “Yurt çıkmadı ev de bulamadım” diyen Ulaş, şimdilik Topkapı’da arkadaşlarının yanında kalıyor. Ulaş, “Okulun yemeklerini yiyemediğimizde ise sabah simit, öğlen simit, akşam simit yiyoruz. Anlayacağınız sürünerek yaşıyoruz” diyor.
İŞ ARIYOR
İÜ Siyaset Bilimi Uluslararası İlişkiler Bölümü 2. sınıf öğrencisi Aylin Kaplan, 5 arkadaşı ile beraber kalıyor. Kirayı ödeyemedikleri için ev sahibinin telefonlarını açamayan Kaplan, okul ve barınma ihtiyaçlarını karşılayabilmek için iş arıyor. Düzenli çalışamadığını, ancak dönemlik işler yaptığını söyleyen Kaplan¸ “180 TL burs alıyorum. Bunun 55 TL’si ulaşıma gidiyor. Gerisini de kiraya verip geçinmeye çalışıyorum” diyor.
YURTLAR REZALET
Hukuk Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Çağatay Koçak, iki sene boyunca Cevizlibağ Atatürk Yurdu’nda kalmış. Bu yıl arkadaşlarıyla eve çıkan Koçak, “Yurtta banyo ve tuvaletler çok kötüydü. Mesela bir katta 30 kişi aynı tuvaletleri kullanıyor” diyor. Koçak, yurtların yalnızca barınma yerleri değil, sağlıklı koşulların ve öğrencilerin ders çalışma ortamlarının sağlandığı yerler olması gerektiğine dikkat çekiyor. (İstanbul/EVRENSEL)

BU DA PARASI OLANA!

Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik Haberleşme Bölümü 1. sınıf öğrencisi Eren Demir ise Fatih’te özel bir yurtta kalıyor. “Odalarımız 3 kişilik. Üç öğün yemek var. Yemeği beğenmiyorsak da kantinimiz var, orada yiyip içebiliyoruz. Sabah kalkamadığımızda ayrıca kantinde kahvaltılıklar var. 5 tane etüt salonumuz var” diyen Demir, aslında insanca yaşanacak koşullara ancak parası olanın ulaşabileceğini söylüyor. Demir “Devlet yurduna açıkta kalmadığım sürece gitmem” diyor.
PARASIYLA ‘REZİL’ OLAN DA VAR
İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı’ndan çift dal yapan Feyza Tecirlioğlu, Tuzla’dan gidip geliyor. Tecirlioğlu, yurda çıkmaya karar verdiğinde, sadece iki gün kaldığı özel yurtta nasıl parasıyla rezil olduğunu şöyle anlatıyor: “Özel yurtta da 2 kişilik odaya verdiler. 650 milyon aylık. Birkaç gün kaldım. Verdikleri odada köpeği bağlasan durmaz. İki adımlık bir oda. Banyosu rezaletti. Zar zor senetlerimi aldım.” Çift ana dal yaptığı için sürekli kitap almak zorunda kalan Tecirlioğlu, kitap parası için yol parasından kıstığını, yeri geldiğinde ‘aman bunu da yemeyeyim’ dediğinin çok olduğunu söylüyor.

YURT TADİLATI ÖĞRENCİLERİ MAĞDUR ETTİ

VEZNECİLER Kız Yurdu’nun tadilatı bitmesi gereken bir tarihte başlayınca, öğrenciler mağdur oldu. Yurtları tadilat nedeniyle boşaltılan yüzlerce kız öğrenci ise erkek yurdu olarak kullanılan Edirnekapı Yurdu’na yerleştirdi. Öğrenciler, şu an karma bir yurt şeklinde hizmet veren Edirnekapı Yurdu’nda, zor şartlar altında yaşıyor. Bu da ders çalışmaktan tutun da özel yaşamlarına kadar hayatlarını olumsuz etkiliyor. 6 kişilik odalarda ve çalışmanın mümkün olmadığı etüt salonlarında kalan öğrenciler, şimdiden sınav dönemini nasıl geçireceklerini düşünür duruma geldi.
Tunceli’den gelen İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü 2. sınıf öğrencisi Duygu Kurban, “Odalar iç içe. Daha sınav dönemi olmadığı için sıkıntı yaşamıyoruz, ancak sınav döneminde o çalışma odalarına ihtiyaç duyacağız. Ancak o da yetersiz kalacak gibi” diyor. 180 TL devlet bursu alan Kurban, bir ayı geçirebilmek için zorunlu olmadıkça dışarı çıkmadıklarını ve en ucuz yemeklerle karınlarını doyurmaya çalıştıklarını ifade ediyor.
DERS ÇALIŞACAK YER YOK
Malatya’dan gelen İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü 2. sınıf öğrencisi Çiğdem Çivi ise şu an yurttaki en belirgin sorunun yemek fiyatları olduğuna dikkat çekiyor. Çivi, “Odaların 6 kişilik olması nedeniyle kitap okumakta dahi zorluk çekiyoruz. Yol parası bize ek olarak masraf oldu. Karma bir yurt olduğu için etütler çok kalabalık. Ders çalışmakta sorun yaşıyoruz” diyor.
Bir ayı ucu ucuna yetiştirebildiklerini söyleyen Çivi, “Hatta iş imkanlarını araştırıyoruz, bize uygun mudur diye. Tiyatro öğrencisi olduğum için sürekli bu tür etkinliklere gitmem gerekiyor. Bunu her zaman yapamıyorum. Yani aslında her öğrenci gibi ben de yarı aç yarı tok yaşıyorum” diyor.

Sevim Kahraman - Meral Peker
ÖNCEKİ HABER

Çocuklardan balonlu protesto

SONRAKİ HABER

Bursa'da otelin dış cephe temizliğini yapan sepetli vinç düştü: 2 işçi öldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa