05 Kasım 2009 00:00

ÖZGÜRLÜKLER

Ceza ve tutukevlerinde tutulan hasta mahpuslar için adalet istemi onların temel haklarına bir vurguyu içeriyor.

Paylaş

Ceza ve tutukevlerinde tutulan hasta mahpuslar için adalet istemi onların temel haklarına bir vurguyu içeriyor.
İnsan onuruna saygı!
Hukuk kuralları soğuk ve duygudan uzak gibi dursalar da bu durum nesnelliği yansıtmak içindir; yoksa normların vicdan hükmü taşımadığını savunmak pek isabetli görüş değildir.
İnfaz insan onuruna saygı temelinde gerçekleştirilecektir. Ceza hükmünün infazı ancak bu koşullarda gerçekleşebilir. İnsan onuru, insanın imgesine saygıyı içeren bir muamele beklentisini ifade eder. İnfaz seçeneklidir. Yargıç hükmü kurarken bunu belirler. Bazı mahpuslar için kapatarak cezalandırma ve belirli süre ve koşullara uyarak hükmü uygulama yasa ve yargıç hükmü olarak ortaya çıkabilir.
İHD 2007 yılında ve bütün bir 2008 yılı boyunca özel olarak hasta mahpusların durumuna kamuoyunun ve yetkililerin dikkatini çekmek için mektup eylemleri gerçekleştirmişti. İlki çok sayıda ameliyat geçiren kanser hastası Erol Zavar ile ilgiliydi. Erol hâlâ cezaevinde. Güler Zere için de kanser teşhisi konmuş durumda. Hastalığının ilerlediğine dair hekim raporları bulunuyor.
Hükümlüler için ayrı hukuksal yollar var. Tutuklular için ayrı. Doğaldır bu tür düzenlemeler. Statüler farklı. Birinde, hükümlüler için, yargının esasa ilişkin kararı var. Tutukluluk bir önlem. Yargıç takdiri, her somut duruma göre değişebilir. Hakkında istenen ceza ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olan bir kişi için yargıç pekala tutuksuz yargılama kararı verebilir ve vermektedir. Pek çok örneği var bu durumun.
Güler Zere için özgürlük talebi, yalnızca sağlığı bağlamında dile getirilmektedir. Atılı suç bakımından değil. O ayrı bir konudur. Güler Zere’nin yaşam hakkı var. Atılı suçtan bağımsız olarak bu hakkı var. İkincisi, yaşam hakkı hastalık nedeniyle tehdit altındaysa devlet ille de “Ben verdiğim cezanın infazını yapacağım” diyemez. Hem insan sosyal, biyolojik, psikolojik bir varlık olduğu için vicdanı itiraz eder bu duruma, vicdan nedeniyle denilemez, hem de yasalar zaten “Bu durumdaki insanlara infazın yerine getirilmesiyle ilgili normu değil, salıvermeye dair normu-özgürlük normunu- uygula” dediği için infaza devam edilemez.
Kanımca sorun içeriği bakımından insan hakları hukukuna uygunluk arayışına girilmemesinde ve uygulama yapılmamasında…
Güler Zere tahliye edilir ve tedavisi özgürlük koşullarında sürdürülürse ne olur? Devlet otoritesi mi sarsılır? Anayasal düzen mi değiştirilmiş olur? Yasaların etkili uygulanışında mı zafiyet ortaya çıkar? Ne olur?
Kanımca normların ardında yatan insanı aramamız ve bunun anlamı üzerinde yoğunlaşmamız gerekiyor. Asıl böyle durumlarda insanı ve insanlığı aramamız ve yoğunlaşmamız gerekiyor.
Güler Zere’nin bakanlar, genel müdürler, savcılar,yargıçlar, hekimler, cezaevleri müdürleri ve infaz konuma memurları gibi, -evet evet, tıpkı onlar gibi- insan olduğunu ve normun sağladığı olanaklardan yararlanma hakkına sahip insan olduğunu hatırlamamız gerekiyor.
Hukukun üstünlüğü ilkesi denen şey, kamu makamlarının bireyin hak ve özgürlüklerine her müdahalesinin etkili bir hukuk ( yargı) denetimine tabi tutulması demek…
Adalet istemek, Güler Zere’nin durumunda özgürlük istemek demek. Özgürlük istemek, adalet istemek demek…
Adalet istemek, insan onuruna saygıyı -Güler Zere’nin yaşam hakkına saygıyı- istemek demek!
Adalet istemek, insanlık vicdanının hukuku harekete geçirmesi demek. Hukukun adil uygulanması demek, hukukun insanlık vicdanına tercüman olması demek…
Eksen bunlardır.
Hak, hukuk, onur, özgürlük, insanlık ve vicdan…
Güler Zere için…
HÜSNÜ ÖNDÜL
ÖNCEKİ HABER

Aleviler haklarından feragat etmeyecek

SONRAKİ HABER

Malatya'da “103 Korkmaz Barış Elçilerimizi Anıyoruz” şiarıyla bir araya gelindi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa