Dostları İlhan’ı unutmadı

Dostları İlhan’ı unutmadı

12 Eylül darbesinden sonra gözaltına alınıp götürüldüğü Mamak Askeri Cezaevi’nde 7 Kasım 1980’de dövülerek öldürülen Yayıncı İlhan Erdost’u ailesi, yakınları ve dostları 29 yıldır unutmuyor. Dostları dün yine onun mezarı başında buluştu, özlemlerini ifade ettiler.


12 Eylül darbesinden sonra gözaltına alınıp götürüldüğü Mamak Askeri Cezaevi’nde 7 Kasım 1980’de dövülerek öldürülen Yayıncı İlhan Erdost’u ailesi, yakınları ve dostları 29 yıldır unutmuyor. Dostları dün yine onun mezarı başında buluştu, özlemlerini ifade ettiler.
İlhan Erdost’un mezarı başındaki anma saygı duruşu ile başladı. Yazar Vecihi Timuroğlu, İlhan’ın kendisi için ölmediğini, yüreğinde yaşadığını, Nâzım için Aragon’un sözlerine atıfta bulunarak anlattı.
7 Kasım’da sadece İlhan’ın öldürülmediğini, ulusun ölüm fetvasının da verildiğini belirten Timuroğlu, aslında o günün bağımsız Türkiye’nin ölümü demek olduğunu da dile getirdi. Cumhuriyetin kendisi gibi sosyalistleri hiç korumadığını da belirten Timuroğlu, “Emeğin ve düşüncenin özgürleşmesine izin verseydi sosyalist bir karakter kazanabilirdi” dedi. İlhan Erdost’un, Stalin’in “Ulus Sorunu” adlı yayınını kendisine getirdiğindeki yüz ifadesine dikkat çekerek, “İlhan’ın gülüşünü, yiğit duruşunu, insani tavrını, insana bakışını, çevresine sevgisini hiç unutamıyorum” dedi.
ÇELENK VE BİLGİ, MESAJLARIYLA KATILDI
Avukat Halit Çelenk ile Çevirmen Alaattin Bilgi’in rahatsızlıkları nedeniyle katılamadıkları anma töreninde, mesajlarını İlhan Erdost’un kızı Alaz okudu.
12 Mart ve 12 Eylül darbelerinin temeldeki amacının, ülkede çarpık kapitalist bir ekonomik sistemi uygulamak ve yerleştirmek olduğunu belirten Çelenk, 12 Eylül’ün izlerinin hayatın her alanında karşılarına çıktığını vurgulayan Çelenk, İlhan Erdost’un işkenceyle öldürülmesi ile Yayıncı Süleyman Ege’nin deposundan çıkarılan 133 bin 607 kitabın yedi kamyona doldurularak Mamak sırtlarında yakılması örneklerini verdi. Çelenk, “İnanıyoruz ki, tarihin ileriye dönük çarkları, 12 Eylül’ü de çiğneyip atacaktır” dedi.
Alaattin Bilgi de mesajında, bu yıl ilk kez gelemediğini belirterek, “Dizlerim biraz titrek, biraz da topallıyorum” dedi. Bilgi, “İlhan’a” hitaben gönderdiği mesajında, “Gelecek yıl mutlaka başucuna geleceğim, bahçeden topladığım bin bir çiçekle” sözü verdi.
‘DÜŞÜNCENİN EMEKÇİSİ’
“Düşüncenin özgürleşmesi, insanın özgürleşmesidir. İlhan da toplumun özgürleşmesi için düşüncenin emekçisi olmuştur” diyen Hüsnü Öndül, “Türkiye toplumunun Erdost’a şükran borçlu olduğunu” söyledi.
Devrimci 78’liler Derneği Başkanı Hüseyin Esentürk, İlhan Erdost öldürüldüğünde kendisinin de Mamak Cezaevi’nde C Blok’ta ağzına süt damlatılarak yaşatılmaya çalışılan bir tutuklu olduğunu anlattığı konuşmasında, işkencecilerin, darbecilerin peşini bırakmayacaklarını, ifade etti.
‘TSK’YI KÜÇÜK DÜŞÜRMEK’
Kardeşiyle birlikte gözaltına alınıp işkence gören, dövülen ve kardeşinin ölümüne tanık olan Muzaffer İlhan Erdost, adeta o günleri yeniden yaşadı. Bir TV kanalında, emekli bir generalin konuşmasına atıfta bulunan Erdost, “12 Eylül öncesi ve 12 Eylül sürecinde sokakta, işkencede, hücrede, darağacında kaybedilenlerin fotoğraflarıyla yürüyenleri konuşmasına katarak, ‘Amaç TSK’yı küçük düşürmek, yıpratmak’ diyordu. General, TSK’yı küçük düşürenleri değil, küçük düşürenlerin teşhir edilmesini, TSK’nın küçük düşürülmesi olarak nitelendiriyordu” dedi.
12 EYLÜL DİZİSİNE TEPKİ
12 Eylül dönemini anlatan diziye de atıfta bulunarak, kendisinden istenen bütün belge ve materyalleri gönderdiği halde, kendileriyle ilgili bölümün verilişine ve seçilen kişilere tepki gösteren Erdost, “Biz Mamak Cezaevi kapısından, dizide verildiği gibi yerlerde sürünerek değil ayakta girdik. İlhan orada ayakta öldü” dedi. Erdost, İlhan için yazılan ve “dünyanın yakışığı” ifadesinin yer aldığı bir şiiri okurken gözyaşlarına hakim olamadı.
Erdost için ayrıca dün İlhan İlhan Kitabevi’nde Sol ve Onur Yayınları özel indirimle okurlara sunulurken, gençlerin yoğunlukta olduğu sıralar oluştu.
(Ankara/EVRENSEL)
www.evrensel.net